KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2110
- Karar No
- 2025/1534
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ....
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ...
- Tarihi
- 27/05/2025 (Ara Karar
- Numarası
- —
- Davacılar
- 1-.....
Karar Metni
788 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
2-... VEKİLİ : Av. .. KONKORDATO KOMİSERİ : ... ASLİ MÜDAHİL : ... VEKİLİ : Av....
DAVANIN KONUSU
Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik asli müdahil alacaklı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Müdahil alacaklı.... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kira bedelleri müvekkili banka lehine tesis edilen rehnin ayrılmaz bir parçası olup müvekkili bankanın maddi hukuktan kaynaklanan bu hakkına ara kararla kısıtlama getirilmesinin açıkça Türk Medeni Kanununa aykırı olduğunu, yasal olarak müvekkili bankaya ödenmesi gereken bir tutarın ön projede kaynak olarak yer alması (kira bedeli, konu taşınmazın bankaya ipotekli olması sebebiyle İİK.150/b maddesi, TMK. madde 863 gereğince bankaya ödenmesi gereken tutardır) ve tedbir kararı ile davacıya ödenmesi talebinin usul yasa ve yerleşik mahkeme kararlarına aykırı olduğunu,
davacı borçlu hem kaynak olarak göstermiş hem de tedbir kararı talep ederek işbu kira bedelinin kendisine ödenmesini yasa ve yerleşik mahkeme kararlarına aykırı olarak talep ettiğini, yerel Mahkeme tarafından işbu talebin kabul edilmesi açıkça yasaya aykırı olduğunu, rehinli taşınmaza ait kira gelirlerine tedbir konulup konulamayacağı tamamen hukuki bir sorun olup bu hususta bilirkişi niteliğindeki komiserden yazılı görüş alınması ve mantığa/hukuka/ticari hayatın tüm teamüllerine aykırı bu görüş uyarınca ara karar tesis edilmesinin usule ilişkin vahim bir hata olduğunu, kira gelirinin,
kaynaklar arasında gösterilmesinin tedbir kararı verilebilmesi için yeterli olması durumunda İİK 150/b maddesinin hükümsüz kalacağını, maddi hukuktan kaynaklanan bir hakkın, bu hususta yargılama yapılmaksızın bir ara karar ile kısıtlanması normlar hiyerarşisine olduğu kadar, bilinen tüm hukuk ilkelerine aykırı olduğunu, kaynak olarak gösterilen kira bedeli müvekkili bankaya ödenmesi gereken bir alacak olup bu tutarın tedbir kararı ile davacıya ödenmesi talebinin reddi gerekirken kabulü yönünde karar verilmesi ve bu karara istinaden yapılan itirazın reddine dair ara karar yasa ve usule aykırı olduğunu, bu nedenlerle ...
Ticaret Mahkemesi’nin 27.05.2025 tarihli... Esas sayılı dosyasından verilen ara kararın yapılacak inceleme sonucu kaldırılması ile itirazları doğrultusunda 18.04.2025 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca açılmış konkordato yargılamasında verilen ihtiyati tedbir kararına yöneliktir.
HMK'nun, "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/(1). maddesi, "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü,
İİK'nun 7101 Sayılı Yasa ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, " Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.
...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." hükmünü içermektedir.
Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir.
Buna göre, 6100 sayılı HMK'nun 12/01/2011 tarihinde kabul edildiği ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28/02/2018 tarihinde kabul edilerek 15/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.
Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerle ilgili kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.
Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki tedbirlere yönelik kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır.
Bu nedenle asli müdahil vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/2110, K. 2025/1534, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama