İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/317 K.2025/366

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2025/317Karar2025/366Tarih6 Mart 2025Okuma10 dk · 1.983 kelime

KÜNYE

T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/317
Karar No
2025/366
Karar tarihi
6 Mart 2025
Dosya no
....
Karar no
....
Karar tarihi
,...
Başkan
....
Üye
...
Üye
....
Katip
....
İncelenen kararın mahkemesi
....
Tarihi
24/10/2024
Numarası
...
Davacı
...
Vekili
...
Davalı
...
Vekili
...
Davanın konusu
Çek İstirdatı ve Menfi Tespit
G.karar yazım tarihi
06/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.983 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkilinin .... tekstil işi ile uğraştığını, bu sebeple yaptığı ticaret nedeniyle ..... Şirketinden almış olduğu ... Bankası ....i Saraylar Şubesi muhataplı .... keşide tarihli.... keşide yerli 100.000,00 TL meblağlı çekin .... tarihinde işyerinde düşürüldüğünü ya da çalındığını, davalı tarafından ...

İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takibe geçildiğini,.... imzası ile davaya konu bu dosyadaki imzanın da birbirinden farklı olduğunu, davaya konu....cirosu ve imzasının sahte olduğunu,...... almış olduğu,... Çek seri numaralı,..... .. Saraylar Şubesi Muhataplı, ... keşide tarihli...i Keşide yerli, 100.000,00 TL meblağlı çek nedeniyle girişilen .... İcra Müdürlüğünün ....

E sayılı dosyasının dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, çek istirdadı ve iadesi ile teslimi talebinin reddi halinde bu çekten dolayı davalının alacalı sıfatının olmaması ve keşidecinin borcunun olmadığının tespiti ile takibin ve ödeme emrinin iptaline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Dava usul şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmadığından reddinin gerektiğini, müvekkilinin .... ilçesinde ticaret işi ile iştigal ettiğini, yasal ciranta ... müvekkiline borcu sebebiyle müvekkiline ciro edildiğini, müvekkilinin çeki bankaya ibraz ettiğinde ödeme yasağı bulunduğunu öğrendiğini, her kambiyo senedi ilişkisinin ticari ilişkiye dayanma zaruretinin bulunmadığını, cirantalar arasında herhangi bir sebeple ticari ilişkinin bulunmayışının birbirlerine kambiyo senetleri kullanarak borç veremeyecekleri veya birbirlerine olan borçları yine bu kambiyo senetleri vasıtasıyla ödeyemeyecekleri anlamına gelmediğini,

aksi durumun hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davacı borçlunun iddialarına dayanak yalnızca ticari defter kayıtları gösterilemeyeceğini, davanın bu nedenlerle reddinİ, ayrıca tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

"Dava konusu çeke hamil olarak görünen davalının çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispat yükü davacı tarafa ait olup, dava konusu çekin davacının çalınan çeklerinden biri olduğunun belirlenmesi ve bu kapsamda zayi nedeniyle çek iptali davasının ve hatta dava dışı ciranta hakkında ceza davasının açılmış olması, davalının çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispata yeterli olmadığı,

neticeten, iddia, savunma, taraflarca sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı itibariyle 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m. 704) kapsamında davacının yetkili hamil olduğu kabul edilse dahi, davacının davalı tarafın çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; verilen kararın yasalara aykırı olduğunu, Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamayacağını, ancak derece mahkemeleri, kendilerine sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilseler de davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu gerekçeli karardan anlaşılması gerektiğini, bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği davanın niteliğine ve koşullarına bağlı olduğunu,

muhakeme sırasında açık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması, başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile yanıt verilmesinin gerektiğini, aksi bir tutumla mahkemenin, davanın sonucuna etkili olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında “ilgili ve yeterli bir yanıt” vermemesi veya yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddiaların cevapsız bırakılmış olması hak ihlaline neden olabileceğini,

3 sayfalık gerekçeli karar incelendiğinde kanun maddeleri ve yargıtay genel kurul kararın yer aldığı fakat somut delillerin tartışılmadığını, çeki ve cirantalar incelendiğinde, şüpheli ...çeki bulamadığını dile getirse de..... ile beyanlarının uyuşmadığını, kimse işlediği suçu kabul etmeyeceği için olay bütüncül olarak değerlendirilediğinde .... ticari defterlerinde müvekkilline olan herhangi bir ticari kayda rastlanılmadığını, bunun yanında ...... ve ...... arasında da herhangi bir ticari ilişkiden söz edilemediğini, ticaretle uğraşan ve defter kaydı bulunan müvekkilinin açıkça mezkur çeki vermediğini beyan ettiğini,

bu haliyle müvekkilininin şikayet dilekçesi dava dilekçesinde bildirildiğini, ticaretle uğraşan birinin rızası dışında çekin elinden çıktığı ve gerçekten de ciro silsilesine bakıldığında şikayetlerin mezkur gerçeklerle örtüştüğü açıkça anlaşılmaktayken, bunun yeterli görülmemesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini, istinaf incelemesinin duruşma günü tayini ile duruşmalı yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesi ile.

Öncelikle yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, yerel mahkemenin hukuki sorunu doğru şekilde tespit ettiğini, davacının davasının reddi gerektiğine ilişkin nedenleri yeterli bir şekilde izah ettiğini, görevlendirilen bilirkişi tarafından yapılan incelemede, 2020 yılından bu yana kadar ciranta .... ile müvekkili aralarında sarih bir şekilde birden fazla kez ticari ilişki bulunduğunu, özellikle bilirkişi raporunun 5. sayfasında da izah edildiği üzere ve cevap dilekçesinde iddialarını da tasdik edici nitelik ve miktarda para alışverişinin mevcut olduğunu,

davaya konu çekin taraf arasındaki bu ilişkiye binaen kullanıldığını yorumlatabilecek seviyede miktarda ve sıklıkta ilişki bulunduğunu kanıtlandığını, davacı yanca özellikle delil olarak dayanılan .....Cumhuriyet Başsavcılığı’ nın ......Soruşturma dosyasında müvekkili ve diğer cirantalar hakkında yapılan soruşturmanın KYOK kararı ile neticelendiğini, ilgili KYOK kararı da itiraz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacı özellikle ....’ nın çeki çaldığını iddia ettiğini, ancak davacının iddialarının hiçbirini kanıtlayamadığını, bu nedenle davalının hukuka aykırı ve istinaf talebinin tümden reddine karar verilmesini,

yerel mahkeme ilamının ise onanmasına karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;

Her ne kadar istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmiş ise de; HMK'nın 356. Maddesinde aynı Yasanın 353. Maddesinde belirtilen haller dışında istinaf incelemesinin duruşmalı yapılacağının düzenlendiği ve incelemeye konu dosyanın kapsamından da HMK'nın 353. Maddesi uyarınca duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilebileceği anlaşıldığından, duruşma talebi yerinde görülmemiş ve istinaf incelemesi dosya üzerinden gerçekleştirilmiştir.

Dava; çek istirdatı ve menfi tespit istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Somut uyuşmazlıkla ilgisi nedeniyle değinilmesi gereken 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi.

“Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır.

Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şekli anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır (Kendigelen, A.: Çek Hukuku, İstanbul 2019, s. 237-238).

İstirdat davası olarak nitelenen bu dava özü itibariyle menkullerin iadesini sağlamak için açılan menkul davası niteliğindedir.

Medeni hukukta bu dava gasp, çalınma veya zayi hâllerinde sadece kötü niyetli değil, iyi niyetli hamile karşı da açılmakta ise de, kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama getirilmiş ve aynî haklardaki genel prensipten ayrılmak suretiyle, söz konusu davanın yalnızca kötü niyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir.

Bu tür davalarda, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir (Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2000, s. 294).

Bu kapsamda yukarıda anılan kanunî düzenleme, emre yazılı çeklerle ilgili olarak, hamile yazılı senetlere ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 990. maddesine paralel bir koruma sağlamakta olup bahse konu maddeye göre, “Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.” Ancak hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusuru bulunduğu takdirde iade davası açılabilecektir.

6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder.

Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir.

Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir.

Uyuşmazlığın çözümünde ayrıca önem arz etmesi nedeniyle çek istirdadına ilişkin davalarda taraf sıfatına (husumete) değinilmesinde yarar bulunmaktadır. Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavram olup dava konusu sübjektif hakka ilişkindir.

6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi kapsamında çek istirdadı istemiyle açılacak davalarda husumet kural olarak çeki elinde bulunduran kimseye (hamile) yöneltilir. Başka bir anlatımla, çeki muntazam bir ciro zinciri ile elinde bulundurması nedeniyle şekli anlamda meşru hamil sıfatını haiz kimseler, kendilerine karşı, çekin iktisabında 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi anlamında kötü niyetli veya ağır kusurlu oldukları iddiasıyla açılacak davalarda davalı olarak yer alırlar.

Bu anlamda yeni hamilin çeki devraldığı kimsenin çeki iktisabındaki kötü niyetine veya ağır kusuruna dair iddia, çekin istirdadı istemine ilişkin olarak yeni hamile karşı açılan davada uyuşmazlık konusu olmadığından mahkemece yapılacak değerlendirmede nazara alınmaz.

Bu tür davalarda uyuşmazlık, çeki elinde tutan hamilin çeki iktisabında kötü niyeti yahut ağır kusurunun mevcudiyeti noktasında toplanmakta olup yargılama, çekin istirdadını talep eden davacı ile çeki elinde bulunduran hamil arasında görülüp karara bağlanır.

Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafça aradaki ticari ilişki nedeniyle çekin dava dışı şirket ......i'nden alındığı, çekin kaybedildiği veya çalındığı iddiasıyla iş bu davanın açıldığı, davalı tarafın ticari defterlerinde çeke ilişkin kayıt bulunmadığı ancak ciro zincirinde kendisinden önceki ciranta ....... ile aralarında ticari ilişki bulunduğunun tespit edildiği,

ilgili.....Cumhuriyet Başsavcılığı'nın.......esas sayılı dosyasında "müşteki ....daha önce tanışıklıkları olduğu için destek amaçlı çekler verdiğini, ve bunları kullanıp karşılığı olan parayı kendisine verdiğini, bahse konu çeki vermediğini söylese de .... ifadesinde bu çeki.... borç olarak aldığını beyan ettiği, ..... isimli şahsın ifadesinde söz konusu çeki.... aldığını ve ticari ilişkiler dolayısıyla çekin önce .... daha sonra...'na ciro edildiği,

söz konusu çekin kayıp olmadığı ve taraflar arasındaki ticari ilişkilerden dolayı ciro edilip kullandığı söz konusu kayıp eşya üzerinde tasarruf suçunun oluşmadığı ve buna ilişkin kesin inandırıcı bir delilin bulunmadığı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek kararın itiraz üzerine kesinleştiği, davacı tarafça iddia edildiği gibi çek üzerindeki Yunus Aras'ın imzasının sahte olduğu düşünülse bile çeki düzgün bir ciro silsilesi ile edinen davalının kendinden önceki ciroların sıhhatini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Davalının 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre hak sahipliğinin belirlenmiş olması karşısında, çeki istirdadına ilişkin talebin kabulü için davalının çeki iktisabında TTK’nın 792. maddesi anlamında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun ispatı gerekmekte olup bu hususta ispat yükü davacı üzerindedir.Somut olayda; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda iddia, savunma, taraflarca sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m. 704) kapsamında davalının çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-.....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih,.... Esas.... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 06/03/2025

.... Başkan

.....Üye

....Üye

....Katip

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/317, K. 2025/366, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/317
Karar No
2025/366
Tarih
6 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/317 K.2025/262
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/318 K.2025/367
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/318 K.2025/510
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/319 K.2025/322
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/319 K.2025/674
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/319 K.2025/379

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.