KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/879
- Karar No
- 2025/931
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/02/2025
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1 - ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
3.702 kelime·19 dk okuma·6 bölüm
Av. ... Av. ... DAVALI : 2 - ... DAVALI : 3 - ...
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 22/05/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Davalı ... Limited Şirketi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin mobilya dekorasyon işi yaptığını, müvekkili şirketin yaptığı işe ilişkin olmak üzere davalılardan ...’e muhatabı Garanti Bankası Aydın Şubesi olan ... seri nolu keşide yeri Aydın olan 800.000,00 TL bedelli bir adet çeki teminat olarak verdiğini, teminat olarak verilen bu çekin arkasında "işbu çek ... ile 24.09.2019 tarihinde ...
İnşaat firması ile yapmış olduğu mobilya işlerine istinaden teminat olarak verilmiştir." açıklamasının olduğunu, müvekkili şirket üzerine düşen işleri tamamladığı halde ve defalarca talep ettiği halde davalı ... söz konusu teminat çekini müvekkiline iade etmediğini, sonrasında aradan uzun bir süre geçtikten sonra 17.10.2023 tarihinde çek Garanti Bankasına ibraz edilmiş olduğunu, bankadan aranılması neticesinde müvekkili tarafından öğrenildiğini, müvekkili söz konusu çeki incelediğinde çekin arkasında bulunan teminat çeki olduğuna dair ibarenin tamamının kapatıcı (daksil) ile kapatıldığını,
çek üzerine 17.10.2023 tarihi atılmak suretiyle çekin ... tarafından ... İnşaat Emlak Tur. Tic. Ltd. Şti.'ne ciro edildiğini, onunda ... Grup İnş. Eml. Tur. Tic. Ltd. Şti.'ne ciro ettiğini, çıplak gözle dahi söz konusu çek üzerinde oynama yapıldığının anlaşıldığını, diğer davalılar ... İnşaat Emlak Tur. Tic. Ltd. Şti ve ... Grup İnş. Eml. Tur. Tic. Ltd.
Şti.'nin kesinlikle iyi niyetli olmadıklarını, müvekkili şirket sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve işi tamamen teslim ettiğini, müvekkilinin kimseye hiçbir borcunun olmadığını, çek üzerinde yapılan tahrifata ilişkin olarak Cumhuriyet Başsavcılığı’na da suç duyurusunda bulunulduğunu, taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, söz konusu çeke ilişkin olarak Aydın Ticaret Mahkemesi'nin ...
D.iş sayılı dosyası ile 17.10.2023 tarihinde talep konusu çekin ödemesinin durdurulmasına ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini ve çekin ödemesinin durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinin yavaş ilerlemesinden bu süre zarfında davalılarca kötü niyetli olarak müvekkili hakkında icra takibi başlatılması söz konusu olabileceğinden Mahkememizin ...
D.iş sayılı dosyası ile 30.10.2023 tarihinde söz konusu çekin "icra takibine konu edilmemesi" hususunda ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu sebeplerle işbu müracaatlarının kabulü ile muhatabı Garanti Bankası Aydın Şubesi olan ... seri nolu keşide yeri Aydın olan 17.10.2023 keşide tarihli 800.000,00 TL bedelli çekin "icra takibine konu edilmemesi" hususunda Mahkememizin ...
D.iş sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının devamına, çek nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu çekin iptaline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ... İnş. Emlak Tur. Tic. Ltd. Şti. ile diğer davalı ... arasında müvekkilinin işveren davalı ...'in ise yüklenici taraf olduğunu, ...
Bodrum/Muğla adresine bulunan 8 villada C Blok örnek dairede yapılan işlerin birebir aynısının yapılması konulu 1.000.000,00 TL bedelli 24.09.2019 tarihli iş sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmenin 13. maddesi uyarınca yüklenici tarafından işveren müvekkiline yapılacak işlerden dolayı doğabilecek mağduriyet işin istenildiği gibi ya da istenilen kalitede yapılmaması C Blok örnek villanın birebir aynısı olmaması durumlarında kullanma yetkisi doğmak üzere muhatabı Garanti Bankası Aydın Şubesi olan ... seri nolu keşide yeri Aydın olan 17.10.2023 keşide tarihli 800.000,00 TL bedelli çek verildiğini,
müvekkili ile diğer davalı ... arasında imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin işin tam ve eksiksiz yapılmaması işveren müvekkili tarafından beğenilmemesi durumunda müvekkilinin davaya konu çeki ibraz ve kullanma hakkının doğacağını, davalı ... ile müvekkilinin aralarında imzalanan sözleşmenin gereklerini yerine getirmediğini, sözleşme uyarınca ...
Bodrum/Muğla adresine bulunan 8 villada C Blok örnek dairede yapılan işlerin birebir aynısının aynı kalitede ve görsellikte yapılması gerekirken yapılması gereken iş eksik, yanlış ve kusurlu olarak icra edildiğini, davacının müvekkilinin taraf olduğu iş sözleşmesinin tarafı olmayıp davalı ...'in bu çeki davacıdan temin etmiş olmasının müvekkilinin davacıya karşı sorumlu hale getirmemesi gerektiğini, davaya konu çek davalı ... tarafından aralarında imzalanan sözleşme gereğince müvekkiline verildiğini, müvekkilinin davacı ile doğrudan hukuki ilişkisinin bulunmadığını,
davacı ile diğer davalı ... arasında imzalanmış sözleşme ve ... tarafından imzalanmış davacıya gönderilen ihtarnamedeki tüm hak ve alacaklarından feragat ettiğine dair 23.06.2020 tarihli feragatnamenin müvekkilinin hak ve alacakları üzerinde herhangi bir etki doğurmasını beklemek hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağını, bu nedenlerle 24.09.2019 tarihli sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesinden dolayı müvekkilinin uğradığı zarara ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla
14.11.2023 tarihli tensip zaptının 10 numaralı ara kararı ile davacının davaya konu çekin icra takibine konu edilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'in cevap dilekçesinde özetle: Davacı taraf ile 24.09.2019 tarihinde karşılıklı olarak imzalanan sözleşmeye istinaden ve yine aynı sözleşmeye konu olan işe istinaden davacı taraftan ... adına teminat çeki alındığını, sözleşmeye konu olan iş ile ilgili ...
İnşaat arasında ikinci bir sözleşme imzalandığını, teminat çekiş ve şahsı adına verilmiş olan teminat senet bilgileri yazıldığını ve cironto yapılmadan teslim edildiğini, ... sözleşmeye istinaden tüm işlerini tamamladığını ve kendisine teslim ettiğini, ... teminat çekinin ... İnşaat yetkilisi ... tarafından geri iade edilmesi gerektiği halde başka sözleşmelere ait olarak işleme koyduğunu, bu arada ...
İnşaat ... ile başka işlerinin başladığını ve ayrı sözleşemeler yapıldığını, yeni sözleşmeli işlerin %90 oranında bitmesine rağmen ... firmasında ciddi bir alacak biriktiğini, buna sebep işleri durdurup ilave işlerin ödemesi için fatura kestiğini, fakat ödeme verilmediğini, bu işleri de başka taşeron bularak onlara tamamlatmaya başladığını, alacağını inkar etmeye başlayınca icra davası açtığını, alacak davası açtığını öğrendiği için elinde bulundurduğu teminat çek ve senet bankaya işleme koydurduğunu, verilen teminat çekinde cirontosunun olmadığı için tahsile banka şubesine giderek çeki gördüğünü,
çekin arkasında yazılı olan yazı tipex ile silinip imzasının taklit edilmiş olduğunu gördüğünü, bunun üzerine savcılığa gittiğini, soruşturma aşamasının devam ettiğini, bu bilgilerinin dikkate alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... Grup İnşaat Emlak Turizm Ticaret Limited Şirketi, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermeyerek HMK'nun 128 nci maddesi gereğince davayı inkar etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; menfi tespit davası açan davacı, çekin teminat çeki olduğunu belirtmiş ve bu husus sözleşmenin tarafı olan davalı lehtar tarafından da kabul edilmiştir. Ancak lehtar tarafından çekin ciro edilmediği iddia edildiğinden imzanın lehtara ait olduğunun ispat yükü bu kez diğer davalılara geçmiştir. 4721 Sayılı TMK.nun 6.maddesi uyarınca; herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.
Eldeki davada; davalı lehtarın, davaya konu çekteki imzanın kendisine ait bulunmadığını ileri sürmesine, çekin dosya kapsamında yer almamasına ve davalı alacaklı tarafça sunulmamasına göre, yukarıda anılan madde uyarınca ispat yükü davalı alacaklıya düşer.
Buna göre davacı ile davalı ... arasında düzenlenen sözleşmede çekin nitelikleri de açıkça belirtildiğinden ve çek suretinde de çekin teminat çeki olduğu açıkça yazılı olduğundan davaya konu çekin teminat çeki olduğu anlaşılmış olup cevap dilekçesinde de sözleşmeye konu işlerin eksiksiz yapıldığı ikrar edildiğinden artık davacının davaya konu çekten dolayı sorumluluğu bulunmamaktadır.
Diğer yandan, çekteki lehtarın imzası inkar edildiğinden, imza lehtara ait değilse ciro silsilesi kopuk olacağından, davalıların alacaklı sıfatı kalmayacaktır.
Lehtarın cirodaki imzasının ona ait olduğunu ispat yükü cirantalarda bulunmakta ise de çek aslı mahkemeye ibraz edilmediğinden, imzanın lehtara ait olduğu ispatlanamamış olup, ciro silsilesi kopuk olduğundan davalıların çekten dolayı hak sahibi olmadığı gerekçesi ile "1-Açılan davanın KABULÜNE, 2-Davacının Garanti Bankası Aydın Şubesine ait ... seri nolu 800.000,00 TL bedelli 17.10.2023 tarihli keşidecisi ... Mobilya İç Mimarlık Ltd.
Şti. olan çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Borçlu olunmadığının tespiti istenen çek asıllarının nerde olduğunun tespiti için yerel mahkemece yeterli bir araştırma yapılmadığını, yerel mahkemece yapılan incelemede, çekin ciro edilmiş olduğu görülmesine rağmen müvekkil tarafından dosyaya ibraz edilmesi istenmiş, çekin müvekkil nezdinde bulunmadığının belirtilmesine karşın çekin ibraz edilememesi gerekçe gösterilerek,
başkaca hiçbir inceleme yapılmaksızın, deliller toplanmaksızın davanın kabulüne karar verildiğini, her ne kadar diğer davalı lehtar ..., çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmişse de, müvekkilin söz konusu şahıstan mevcut bir alacağına istinaden kullanmak üzere almış olduğu çekte tahrifat yaptığı veya sahte imzaya sebebiyet verdiği yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğunu, zira müvekkilinin söz konusu çeki, taraflar arasındaki sözleşmenin işin tam ve eksiksiz yapılmaması durumunda ibraz ve kullanma hakkına istinaden teslim aldığını, basiretli bir tacir olarak,
herhangi bir yerinde tahrifat bulunan veya sahte imza taşıyan bir çekin tahsilinin mümkün olmadığını bilen müvekkilin, böyle bir tahrifat yapması veya sahte imzaya sebep olması durumunun abesle iştigal olduğunu, müvekkilinin davacı ile diğer davalı arasındaki hukuki ilişkinin tarafı olmayıp davacı tarafından ileri sürülen kişisel defi, iyi niyetli üçüncü kişi olan müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini,
davacı ile diğer davalı ... arasında imzalanmış sözleşme ve ... tarafından imzalanmış davacıya gönderilen ihtarnamedeki tüm hak ve alacaklarından feragat ettiğine dair 23.06.2020 tarihli feragatnamenin müvekkilin hak ve alacakları üzerinde herhangi bir etki doğurmasını beklemenin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, öte yandan diğer davalı ... tarafından sözleşmeye konu işin tam ve eksiksiz yapıldığı hiçbir şekilde, yaklaşık olarak dahi ispat edilmediğini,
diğer davalı borcundan kurtulmak için davacının ikame ettiği davayı fırsat bilerek davacının işi tamamladığı iddiasını kabul etmiş ve bizzat kendisi tarafından atılan imzayı inkar ettiğini, davalı kötü niyetli bir şekilde ifa yükümlülüğünden kurtulma amacıyla imza inkarında bulunup, müvekkilin alacağını bertaraf etmeye çalıştığını, bu nedenlerle Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2025 tarih, ... Esas, ...
Karar sayılı kararına dair istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasına, haksız davanın reddine, vekalet ücreti ile yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; teminat çeki iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davası olup, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı ... Limited Şirketi vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı taraf, davaya konu Garanti Bankası Aydın Şubesine ait, ... seri nolu, 17.10.2023 keşide tarihli, 800.000,00 TL. bedelli çeki, davalılardan ...’e, teminat çeki olarak verdiklerini, çekin arkasında “işbu çek ... ile 24.09.2019 tarihinde ...
İnşaat firması ile yapmış olduğu mobilya işlerine istinaden teminat olarak verilmiştir. “ açıklaması olduğu gibi ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede de bu hususun açıkça belirtildiğini, davacı şirket üzerine düşen işleri tamamladığı halde ve defalarca talep ettiği halde davalı ...'in söz konusu teminat çekini davacıya iade etmediğini, aradan uzun bir süre geçtikten sonra 17.10.2023 tarihinde çekin Garanti Bankasına ibraz edilmiş olduğunu öğrendiklerini, çekin arkasında bulunan teminat çeki olduğuna dair ibarenin tamamının kapatıcı (daksil) ile kapatıldığını, çek üzerine 17.10.2023 tarihi atılmak suretiyle çekin ... tarafından ...
İnşaat Emlak Tur. Tic. Ltd. Şti ye ciro edildiğini, onunda ... Grup İnş. Eml. Tur. Tic. Ltd. Şti. ye ciro ettiğini, çıplak gözle dahi söz konusu çek üzerinde oynama yapıldığının anlaşıldığını, diğer davalılar ... İnşaat Emlak Tur. Tic. Ltd. Şti ve ... Grup İnş. Eml. Tur. Tic. Ltd. Şti. kesinlikle iyiniyetli olmadığını, çek nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı ... ise cevap dilekçesinde davacının iddialarını doğrulamış; çekin teminat çeki olarak davacıdan alındığını ve kendisi tarafından teminat çeki olarak davalı ... inşaat Emlak Turizm Tic Ltd Şti'ye aralarındaki 24/09/2019 tarihli sözleşmede de belirtildiği şekilde verildiğini, davacının taahhüt ettiği işleri tamamladığından aralarında alacak verecek kalmadığını, kendisinin de davalı ... inşaat Emlak Turizm Tic Ltd Şti'ye aralarındaki sözleşme gereği işi tamamladığını fakat bu davalı tarafından davaya konu çekin kendisine iade edilmeyerek kendisi adına sahte imza ile cirolanarak başkasına devredildiğini,
davacıdan davaya konu çeki aldıktan sonra çek arkasında ne kendisinin ne de başkasının cirosunun bulunmadığını, sahte imza ile ciro işlemine ilişkin olarak suç duyurusunda bulunduğunu beyan etmiştir.
Davalı ... inşaat Emlak Turizm Tic Ltd Şti ise cevap dilekçesi ile davalı ... ile aralarındaki 24/09/2019 tarihli iş sözleşmesini doğrulamış; davaya konu çekin, diğer davalı ... ile aralarındaki bu sözleşmeye istinaden yapılacak istenildiği gibi yapılmaması durumunda kullanma yetkisi doğmak üzere davalı ... tarafından kendisine verildiğini, fakat davalı ...'in işi taahhüt ettiği gibi yapmadığını, eksik ve kusurlu işler bulunduğunu, bu nedenle kendisinin bu çeki kullanma hakkının doğduğunu, iyiniyetli olduğunu beyan etmiş; davanın reddini talep etmiştir.
Davaya konu çekin ve sözleşmelerin incelenmesinde. Garanti Bankası Aydın Şubesine ait, ... seri nolu, 17.10.2023 keşide tarihli, keşide yeri Aydın olan, keşidecisinin davacı şirket, lehtarının davalı ..., 800.000,00 TL. bedelli çek olduğu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu fotokopi belgeye göre çekin arkasında “işbu çek ... ile 24.09.2019 tarihinde ...
İnşaat firması ile yapmış olduğu mobilya işlerine istinaden teminat olarak verilmiştir." açıklaması bulunduğu, aynı zamanda dosyada bulunan davacı şirket ve davalı ... arasında imzalanan 24/09/2019 tarihli eser sözleşmesinin 13. Maddesinde "yapılacak işlerden dolayı çıkabilecek mağduriyetlik, işin istenildiği gibi yapılmaması, işin istenilen kalitede olmaması, C blok örnek villanın aynısı gibi olmama durumunda yüklenici teminata verilen çeki kullanma hakkını yetkisine sahiptir.
Teminat çek bilgisi : Garanti BNK-Aydın Şb- ... NL-800.000 TL" denilerek davaya konu çekin teminat olarak verildiğinin sözleşmede çeke açıkça atıf yapılarak belirlendiği, sözleşmede iş sahibinin ..., yüklenicinin ise davacı şirket olduğu, sözleşme konusunun ...
Yalıkavak/Bodrum/Muğla'da olan 8 dairenin C blok örnek dairede yapılan işlerin birebir aynısının yapılması" olduğu, davalı ... ile değir davalı ... inşaat Emlak Turizm Tic Ltd Şti arasındaki 24/09/2019 tarihli eser sözleşmesinin incelenmesinde ise sözleşmede iş sahibinin ... inşaat Emlak Turizm Tic Ltd Şti, yüklenicinin ise ... olduğu, sözleşme konusunun ...
Yalıkavak/Bodrum/Muğla'da olan 8 dairenin C blok örnek dairede yapılan işlerin birebir aynısının yapılması" olduğu, sözleşmesinin 13. Maddesinde "yapılacak işlerden dolayı çıkabilecek mağduriyetlik, işin istenildiği gibi yapılmaması, işin istenilen kalitede olmaması, C blok örnek villanın aynısı gibi olmama durumunda yüklenici teminata verilen çeki kullanma hakkını yetkisine sahiptir. Teminat çek bilgisi : Garanti BNK-Aydın Şb- ...
NL-800.000 TL" denilerek davaya konu çekin teminat olarak verildiğinin sözleşmede çeke açıkça atıf yapılarak belirlendiği, dosyada bulunan banka yazı cevaplarının ekindeki çek arkası suretinin incelenmesine göre ise çekin arkasında yapılan ciroların sırası ile ..., ... inşaat Emlak Turizm Tic Ltd Şti ve ... Grup İnşaat Emlak Turizm Ticaret Limited Şirketi isimleri ile yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Konu ile ilgili ceza dosyası olan Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde, müştekinin davacı şirket, davalı ...'in müşteki şüpheli olduğu, davalı diğer şirketlerin yetkililerinin ise şüpheli oldukları, suçun resmi belgede sahtecilik olduğu, yapılan soruşturma sonucunda çek aslının bulunamadığı, söz konusu dosyada bahsi geçen çek temin edilemediğinden bilirkişi raporu aldırılamadığı,
şüphelilerin hepsinin çek aslının kendilerinde olmadığı yönünde savunma yaptıkları, sahteliği iddia olunan çek aslına ilişkin gerekli kriminal incelemelerin yapılabilmesi için belge aslının bulunması gerektiği fakat çek aslının bulunamadığı bu nedenle atılı suça yönelik olarak şüpheliler hakkında kamu davası açmaya yeter suç şüphesinin bulunmadığı,
üzerinde tahrifat yapıldığı iddia edilen çekin ele geçirilmesi halinde ihbar üzerine veya resen soruşturma başlatılabileceği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, açıklanan nedenlerle şüphelilerin üzerine atılı suç yönünden CMK 172/1 maddesi uyarınca kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına 18/12/2024 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi ticari senet (kambiyo senedi) alacağı da prensip olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren veya elindeki kambiyo senedini devreden ve bu senedi alan herkes, bütün bu hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir.
Senedi alan şahsın, bu senede sahip olup olmayacağı, yani senette mündemiç hakkı iktisap edip etmeyeceği bu gayeye bakılarak tespit olunur. Dolayısıyla söz konusu gaye, bir kambiyo senedinde (kıymetli evrakta) mündemiç hakkın husulü (doğumu) veya devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Senet bu gaye yönünden “ifa amacıyla”, daha açık bir ifadesiyle “mevcut bir borcu ifa için” veya “mevcut borcun yerine kaim olmak üzere” verilmiş olabilir.
Senedin teminat amacıyla veya başka bir maksatla verilmesi (mesela kredi sağlamak, hibe vs.) de mümkündür.
Bir “teminat çeki”nden söz edilebilmesi için, ya çeki düzenleyen kişinin temel ilişkiden kaynaklanan ediminin (cezai şart öngörülen durumlar dışında) doğrudan doğruya belirli bir para borcunun ödenmesi olmaması yani paradan başka bir edim olması, ya da alacaklının uğrayacağı muhtemel zararları güvenceye bağlamak amacı ile çeki vermiş olması gerekir.
Öğretide verilen örneklerde, örneğin bir müteahhidin inşaatı zamanında bitirememesi durumunda ödemek zorunda kalacağı cezai şart karşılığında verdiği çek, bir teminat çeki olduğu gibi, satın alınıp, bedeli ödenmekle birlikte tapuda henüz devri yapılmadığı için satın alan kişinin adına tescil edilemeyen bir taşınmazın bedeline ilişkin olarak düzenlenip alıcıya verilen ve devir gerçekleştikten sonra karşılıksız kalacağı öngörülen bir çek de bu niteliktedir.
Aynı şekilde, kiracının, kiralanana vereceği muhtemel zararların teminatı olarak kiralayana verdiği çek da bu anlamda bir teminat çekidir. (Ahmet Türk, Kambiyo Senedi Borçlusu Tarafından Açılan Bedelsizliğe ve Hükümsüzlüğe Dayalı Menfi Tespit Davalarının Gösterdiği Özellikler, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl 2005, Cilt 7, s. 329, 330).
Senedin teminat senedi olup olmadığı yargılama sonucunda belli olur. (Hüseyin Ülgen vd., Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul, 2015, s. 148).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.03.2018 tarihli ve 2017/12-1140 Esas, 2018/563 Karar sayılı ile 11.02.2020 tarihli ve 2017/12-743 Esas, 2020/129 Karar sayılı kararlarında da benimsendiği üzere çekte teminat kaydı var ise de neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu kayıt çekin mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Sadece teminat olduğuna dair eklenen bu kayda doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir.
Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2010 tarihli ve 2010/19-67 Esas, 2010/99 Karar; 28.03.2018 tarihli ve 2017/12-1140 Esas, 2018/563 Karar; 11.02.2020 tarihli ve 2017/12-743 Esas, 2020/129 Karar ile 15.09.2020 tarihli ve 2017/12-269 Esas, 2020/591 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere çekin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya çekin önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (2004 sayılı Kanun'un 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir.
Kural olarak, çekin teminat senedi olduğu çek metninden anlaşılamıyor ise 2004 sayılı Kanun'un 169/a maddesi kapsamında çekin sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede çekin düzenleme tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Senede açıkça atıf bulunan sözleşmede senedin teminat amacıyla verilmiş olduğu belirtilmiş olabilir.
Nitekim bu hususlar Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2023 tarihli ve 2022/12-707 Esas, 2023/423 Karar ile 14.06.2023 tarihli ve 2021/12-607 Esas, 2023/626 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Hatta, Yargıtayın bazı kararlarında, taraflar arasında akdedilmiş sözleşme veya protokolde teminat senedi olduğunu ileri sürülen çeke açıkça atıfta bulunmamakla birlikte, senet ile taraflar arasındaki sözleşmenin düzenlenme tarihleri göz önüne alınarak bağlantı kurulabildiği hallerde senedin teminat senedi olarak düzenlendiği kabul edilmektedir.
(PULAŞLI, Hasan., Kıymetli Evrak Hukukunun Esasları, 7. Baskı, Ankara 2019, s. 269-270 ve orada anılan Yargıtay 12. HD'nin 2010/31441 esas, 2011/12749 karar emsal ilamı)
Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi hâlinde borçlu, senet lehtarın elindeyse (ciro görmemişse), teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def'î olarak öne sürebilir. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def'înin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür.
Hemen belirtilmelidir ki, kambiyo senedinin üzerinde teminat kaydı var ise ancak neyin teminatı olduğu belirtilmemiş ise bu kayıt kambiyo senedinin mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Buna karşılık senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan veya ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz.
Başka bir deyişle kambiyo senedinin teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağı için senet hükümsüzdür ve bu hükümsüzlük; borçlu tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı da ileri sürülebilir. Dolayısıyla senet metninden anlaşılan bu def'î mutlak def'î niteliğinde olup, üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. (11.06.1969 tarihli ve 1969/4-6 sayılı YİBK'nın Gerekçesi).
Mahkemece, banka yazı cevabında gönderilen çek arkasının suretinde yetkili hamil olarak görünen davalı ... Grup İnşaat Emlak Turizm Ticaret Limited Şirketine ve önceki ciranta davalı ... inşaat Emlak Turizm Tic Ltd Şt'ye çek aslının mahkemeye ibrazı, aksi halde imza yönünden diğer tarafların beyanlarına itibar edileceği yönünde meşruhatlı tebligat çıkarıldığı, fakat tebligatın tebliğine rağmen çek aslının mahkemeye ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut, 24/09/2019 tarihli her iki sözleşme içeriğinde, davaya konu çekin sözleşmeye konu edimin istenildiği gibi yerine getirilmemesi halinde kullanılacağı ibaresi ile çekin teminat çeki olduğu açıkça yazılı olduğu gibi, çekin muhatabı banka şubesi, çekin seri numarası ve çek bedelinin de açıkça yazılarak hüküm altına alındığı, ayrıca dava dilekçesi ekinde sureti sunulan çekin arka yüzünde “işbu çek ... ile 24.09.2019 tarihinde ...
İnşaat firması ile yapmış olduğu mobilya işlerine istinaden teminat olarak verilmiştir." ibaresinin yazılı olduğu, bu durumda çekin sözleşmedeki edimin teminatı olarak verildiğinin sabit olduğu anlaşılmakla, kambiyo senedinin teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağı için senedin hükümsüzlüğü davacı keşideci tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı da ileri sürülebilecektir.
Dolayısıyla senet metninden anlaşılan bu def'î mutlak def'î niteliğinde olduğundan hem davalı lehtara hem de cirantalara karşı da ileri sürülebilir. Bu nedenle davalının teminat senedine ilişkin istinafı yerinde değildir.
İmza sahteliğine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede ise; davalı lehtar ... davalı konu çeki davalı ... inşaat Emlak Turizm Tic Ltd Şti'ye ciro etmeden teslim ettiğini yani banka yazı cevabına göne çek arkasında bulunan cironun ve imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür.
Doktrin ve uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekârlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” gibi def'iler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def'i olarak kabul edilmektedir.
Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (Yargıtay HGK’nın 2006/12-259 Esas,2006/31 Karar sayılı kararı, Yargıtay HGK, 24/06/2020 tarihli ve 2017/19-829 E., 2020/471 K. sayılı kararı).
Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayda; dava konusu çekteki imzaya ilişkin ispat yükünün davalı tarafta olduğu, ilk Derece Mahkemesince imza incelemesi için davalı taraflara çek aslının sunulması için süre verildiği, verilen süreye rağmen davalı taraflarca çek aslının sunulmadığı, imzaya ilişkin ispat yükü kendisine düşen davalıların çekteki imzanın lehtar borçuya ait olduğunu ispatlayamadığı, çekte imzanın sahte olmasının iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın hâmil dahil herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak def'ilerden olduğu,
bu nedenle çek aslını ibrazından kaçınılması nedeniyle lehtarın elinden çıkmadığı sabit kabul edilen imza dolayısı ile ve çekin teminat senedi olduğu sabit olmakla çek nedeni ile davacının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, bu nedenlerle davacının davalılara karşı borçlu olmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/879, K. 2025/931, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama