KÜNYE
T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2025
- T.C. DİYARBAKIR BAM 2. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1790 - 2025/1635
- Dosya no
- 2025/1790
- Karar no
- 2025/1635
- İncelenen kararın mahkemesi
- DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/04/2025
- Numarası
- 2025/357 Esas, 2025/433 Karar
- Davanın konusu
- Merci Tayini
- Karar yazım tarihi
- 28/11/2025
Karar Metni
1.160 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Diyarbakır 3. Tüketici Mahkemesi ve Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için Dairemize gönderilen dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Diyarbakır 3. Tüketici Mahkemesince. "Somut olayda; davacı .......'nın içinde yolcu olarak bulunduğu davalı ......
Şti.'ye ait olan ve davalı.....'in sevk ve idaresindeki ....... plaka sayılı aracın TEM otoyolu istikametinde iken 2. şeritte normal seyir eden ....... araçlara da çarpması suretiyle ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, davalı şirkete ait sigortalı ve davalı araç sürücüsünün kazada "asli ve tam kusurlu" olduğunu, bu nedenle davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ...... plaka sayılı aracın davalı ..... sigorta ZMMS sigorta poliçesinin davalı ......
Sigorta A.Ş. Tarafından düzenlendiğini belirterek davalılara karşı maddi tazminat talebinde bulunduğu, davacının davalılara karşı talepleri tek tek ele alındığında içinde yolcu olarak bulunduğu davalı.......t Ltd. Şti.'ye ait olan ve davalı .....'in sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısı olan davalı .... sigorta'ya karşı talebinin ( davalılar......Ltd. Şti ile davalı Quick sigorta arasında düzenlenen poliçenin) ..... Ltd.
Şti'nin halefi olabileceğinden ticari dava olduğu, davalı ..... Ltd.
Şti'ne, davalı ....., yönelik talebinin haksız fiilden kaynaklandığı, iş bu davalılar arasında sözleşme ilişkisi olmadığı, davanın ticari dava olduğu ayrıca Tüketici Mahkemesinin görevli olabilmesi için sözleşme ilişkisine ve aradaki işleminin ''tüketici işlemi''ne dayanılması gerektiği, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, taraflar arasında tüketici işleminin olmadığı, somut uyuşmazlığı somut uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği" gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesince.
"Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açık olduğu, dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan davalıya karşı birlikte açıldığı, bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu,
biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemel olduğu, hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesinin gerekli olduğu, ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşeceği, davacı ile davalı işleten ....... Ltd.
Şti.’ne ait olan yolcu otobüsünün karıştığı trafik kazası nedeniyle davacının maddi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının tüketici vasfına sahip olması nedeniyle davacı ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu" gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı vermiştir.
Karşılıklı iki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar, kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir (HMK md.22/2).
28/11/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır.
Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (ı) bendinde sağlayıcı "kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi", (k) bendinde tüketici "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi", (l) bendinde ise tüketici işlemi “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet,
bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin "tüketici" diğer tarafın "satıcı/sağlayıcı/hizmet sunan" olması gerekir.
Öte yandan, kural olarak, bir özel mahkemenin görevine giren dava genel mahkemede başka bir dava ile birlikte açılamaz (Kuru, B: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.2, İstanbul 2001, s. 1498). Ancak, aynı davada bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde; uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa, söz konusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında yargılama usulüne ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir (Yargıtay 20. HD'nin 2018/1420 E., 2018/3255 K. sayılı kararı).
Başka bir anlatımla, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu durumlarda, bunlar hakkında birlikte açılan davalar, birbirlerinden bağımsız olduğundan, görevli mahkeme her bir dava bakımından ayrı ayrı belirlenmeli ise de; ihtiyari dava arkadaşı durumundaki davalılardan biri (veya birkaçı) hakkındaki dava genel mahkemenin, diğeri (veya diğerleri) hakkındaki dava özel bir mahkemenin görevine giriyorsa, davaların özel mahkemede görülmesi gerekir (Yargıtay HGK'nın 05/05/2004 tarihli ve 2004/9-261 E., 2004/254 K. sayılı kararı).
Somut olayda; davacı ile davalılardan ............. Ltd. Şti.’ arasındaki dava, yolcu taşıma ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Zira davacı tüketici konumunda olup, davalı turizm şirketi ile aralarında akdedilen yolcu taşıma sözleşmesi bir tüketici işlemidir. Bu nedenle, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı TKHK'nın 3(1)-k-l, 4(3), 73(1), 83(2) ve geçici 1. maddeleri uyarınca dava konusu işlem bir tüketici işlemi olup, uyuşmazlığı çözmeye tüketici mahkemeleri görevlidir. Davacı ile diğer davalılar arasında akdî ilişki bulunmayıp bu davalıların sorumluluğu ise haksız fiil hükümlerine tabi olup adı geçen davalılar yönünden ise 6100 sayılı HMK m. 2(1) hükmü uyarınca asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Bu gerekçelerle, eldeki uyuşmazlıkta davalı ........ Ltd. Şti.’ yönünden tüketici mahkemesi, diğer davalılar yönünden asliye hukuk mahkemesi görevli ise de, yukarıda anılan ilke ve esaslar uyarınca tüketici mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri aynı düzeyde mahkemeler olup aralarında yargılama usulü yönünden esaslı farklılıklar bulunmadığından uyuşmazlığın bir bütün hâlinde özel mahkeme olan tüketici mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden; görevli mahkemenin Diyarbakır 3. Tüketici Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu sebeple, taleple ile ilgili karar vermekte Diyarbakır 3. Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1790, K. 2025/1635, 28 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama