KÜNYE
T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- T.C. DİYARBAKIR BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/5065 - 2025/246
- Dosya no
- 2024/5065
- Karar no
- 2025/246
- İncelenen kararın mahkemesi
- DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair ara karara karşı davalı DEDAŞ vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin, menfi tespit talebi ile açtığı davada yargılama sonuna kadar elektrik enerjisinin kesilmemesini talep ettiği, mahkemece 26/06/2024 tarihli tensip ara kararı ile "Dava konusu uyuşmazlığın ve muvazaa olgusunun yargılamayı gerektirdiği, davacının yargılama süresi boyunca şeker parkeleme ve petrol ofisi işlettiği durumu gözetilerek elektrik enerjisinin zaruri ihtiyaç olması, kesinti halinde davacı tarafın hayatının güçleşeceği, telafisi zor veya imkansız sonuçlar doğurmasının muhtemel olduğu, kanaatiyle;
davacı vekilinin elektriğin kesilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ İLE, fatura bedeli olan 1.100.964,84 TL'nin %20'si oranında (220.192,96 TL) teminat yatırılması ve .... tesisat numaralı aboneliğe ait güncel elektrik faturalarının ödenmesi ve bu durumun davalının denetiminde gerçekleşmesi şartıyla .... tesisat numaralı aboneliğin ELEKTRİĞİNİN KESİLMEMESİ YÖNÜNDE İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, teminat yatırıldığında tedbir kararının davalı kuruma gönderilmesine" yönünde karar verildiği, davalı vekilinin itirazı üzerine,
mahkemece itirazın 23/10/2024 tarihinde duruşmalı olarak değerlendirilerek (aynı tarihli gerekçeli ara karar) itirazın reddi yönünde karar verildiği ve anılan ret kararına karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Davalının istinafı, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.
HMK'nin "İhtiyati Tedbirin Şartları" kenar başlıklı 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.
HMK'nin ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez.
HMK'nin 392. maddesine göre; ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır.
Somut olayda; dava konusu faturanın dayanağı olarak dosyaya sunulan ve davacıya ait abonelik için düzenlenen 16/05/2024 tarihli kaçak tutanağında "Yapılan kontrolde abonenin sayaç dışından harici hat çektiği tespit edildi,harici hatta bağlı cihazların güç tespiti abone engelinden dolayı yapılamadı,enerji kesilemedi,kaçak kullanım iptal edilemidi" denilmek suretiyle kaçak /usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı tutulduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında, her ne kadar mahkemece tedbir talebinin kabulüne karar verilerek davalı vekilinin itirazı reddedilmiş ise de, tüm dosya kapsamından yapılan tahakkukların haksız olduğuna ilişkin, mevcut delil durumu itibarıyla davacı tarafın yaklaşık ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği,
HMK'nın 389/1. maddesindeki şartlarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmakla mahkemece itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş ise de anılan yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, davalının ihtiyati tedbir ara kararlarına itirazı konusunda yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle, davalı vekilinin ihtiyati tedbir ara kararına itirazının kabulü ile, ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5065, K. 2025/246, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama