KÜNYE
T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- T.C. DİYARBAKIR BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2026/145 - 2026/241
- Dosya no
- 2026/145
- Karar no
- 2026/241
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Davanın konusu
- Çek İstirdadı ve Menfi Tespit
- Karar yazım tarihi
- 27/02/2026
Karar Metni
998 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Bilgileri yukarıda yazılı dosyada verilen 23/1272025 tarihli ara kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Dava, 6102 sayılı TTK m.792 hükmü uyarınca çek istirdadı ve menfi tespit istemlerine ilişkindir. Davacı vekili; dava konusu edilen keşidecisi ....... A.Ş. olan, ...... A.Ş.'nin Tokat Şubesine ait, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi ........ numaralı çekin davalıdan istirdadına ve müvekkiline iadesine, ayrıca müvekkili şirketin davalı davaya konu çekle ilgili olarak ciranta sıfatıyla borçlu olmadığının tespitine, çek hakkında tedbiren ödemeden men yasağı konulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, çekin ihtiyati tedbir kararı vazı ile takibe ve davaya konu edilmesinin durdurulmasına kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, 02/10/2015 tarihli tensip zaptının (15) numaralı bendi ile "davacı vekilinin tedbir talebinin ise bu aşamada davanın haklılığının yaklaşık ispat olarak ispat eder nitelikte olmadığı anlaşılmakla reddine" karar verilmiş.
23/12/2025 tarihli ön inceleme duruşmasının (4) numaralı ara kararı ile "Davacı vekilinin beyan dilekçesi ile tedbirin reddine ilişkin ara karara itirazda bulunduğu anlaşılmakla dosyaya gelen belgeler doğrultusunda tedbir talebinin kabulü ile bu hususta gerekçeli ara karar tanzim edilmesine" karar verilmiş;
daha sonra yazılan 23/12/2025 tarihli ara kararı ile de "talep eden vekilinin çek bedellerinin muhatap banka tarafından ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, çek bedeli olan 1.549.570,44 TL üzerinden % 15 oranında (232.435,56 TL) teminat karşılığında dava konusu çekin yalnızca davalı ..... tarafından ibrazı halinde ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı dışındaki kişiler tarafından ibraz edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararının uygulanmamasına" karar verilmiştir.
23/12/2025 tarihli ara karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 sayılı HMK'nun ''İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz'' başlıklı 394. maddesi;
''(1) Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz.
(2) İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir.
(3) İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler.
(4) İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.
(5) İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz.'' hükmünü içermektedir.
6100 sayılı HMK'nun 7251 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değilik m. 341(1) hükmüne göre; İlk Derece Mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Kanun koyucu ihtiyati tedbire dair kanun yollarına ilişkin düzenlemeleri bilinçli, özenli, ayrıntılı ve açık bir şekilde yaparak ihtiyati tedbir talebinin reddi ve ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânını getirmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde; İlk Derece Mahkemesince 23/12/2025 tarihli duruşmada, davalı tarafın yokluğunda, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği ve daha sonra gerekçeli ara kararı yazıldığı görülmektedir. 6100 sayılı HMK'nun 7251 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değilik m. 341(1) hükmüne uyarınca "karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir kararları" doğrudan istinafa tâbi ise de, dava konusu olayda ihtiyati tedbir kararı, duruşmada davalı (karşı = aleyhine tedbir istenen) tarafın yokluğunda verilmiştir. Bu durumda 6100 sayılı HMK m. 341(1)-b hükmü uyarınca, "karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir kararı" doğrudan istinaf kanun yoluna tâbi olmayıp, bu karara karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar istinafa tâbidir.
Her ne kadar davalı vekilinin 07/01/2026 tarihli dilekçesi 23/12/2025 tarihli tedbir kararına yönelik istinaf istemli ise de, İlk Derece Mahkemesince davalı (karşı = aleyhine tedbir istenen) tarafın yokluğunda ihtiyati tedbir talebinin kabulü yönünden verilen karar, davalı yönünden itiraza tabi bir karardır. Bu durmda İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 394/4 maddesi gereğince duruşma açılmamış ve itiraz hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu dilekçe doğrultusunda dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, 6100 sayılı HMK'nın 394/4-5 maddeleri gereğince duruşmada itiraz hakkında verilecek karara karşı kanun yoluna başvurulması ve dosyanın istinaf incelemesi için gönderilmesi gerekirken, Kanunun öngördüğü işlemler yerine getirilmeden, davalı tarafın itiraz dilekçesine rağmen dosyanın istinaf incelemesi için gönderilmesi yasaya uygun değildir. O hâlde, İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nın 394/4. maddesi hükmü gereğince itiraz dilekçesi olarak dikkate alınması ve bu taleplerle ilgili olarak duruşma açılarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, somut olayda istinaf başvurusuna konu edilen ve Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi istenilen karar niteliği itibariyle istinaf yoluna başvurulabilecek kararlardan olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine yönelik aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/145, K. 2026/241, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama