KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/1055
- Karar no
- 2025/1527
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/04/2025
- Numarası
- 2022/597 Esas - 2025/218 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
1.568 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili firmanın ... marka otomobil servis işleri yapmakta olduğunu ve ticari faliyette bulunduğunu, diğer müvekkilinin ise bu firmanın yetkilisi olduğunu, müvekkilinin firmanın faaliyet göstermekte olduğu sanayi çıkışı Tortum yolu üzerindeki plazanın üst katında bulunan bölüme asma tavan yapım işi hususunda davalı ile anlaştığını, davalı tarafın bahse konu imalatı tamamlayıp müvekkiline teslim ettiğini, asma katın yapım işini inşaat firması ...
İnşaat İç Mimari İnşaatın çok yakında yaptığını, yapılan asma tavanda çökmenin meydana geldiğini, davalı tarafın kusurlu imalatı nedeniyle firma yetkilisi ...'ın yaralandığını, bu nedenle müvekkili ... Otomotiv Ltd. Şti için oluşan hasar nedeni ile sonradan artırılmak üzere 100,00 TL maddi tazminat ve diğer müvekkili ... açısından ise uğradığı manevi ıstırap nedeni ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu iddiaları kabul etmediğini, davacı ... Otomotiv Ltd. Şti'nin faliyet gösterdiği işyerinde tarafının hiçbir şekilde asma tavan işi yapmadığını, davacı şirkete sadece malzeme sattığını, davacı şirket tarafından alınan malzemelerin liste ve faturalarını sunduğunu, asma tavan yapım işine yönelik herhangi bir sözleşmelerinin bulunmadığını, meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığını, belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "... Tüm dosya kapsamı ve delillerin birlikte değerlendirilmesinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık tarafların sözlü olarak eser sözleşmesi yapıp yapmadıkları hususunda toplanmıştır. Eser sözleşmesinin geçerli olması için yazılı olması zorunlu değildir. İspat edilmesi halinde sözleşmenin sözlü olarak da kurulması mümkündür. Sözlü eser sözleşmesinin yapıldığının sabit olduğu takdirde kapsamı her türlü delil ve tanık beyanı ile kanıtlanabilir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2014-2056 esas 2015-962 karar sayılı ilamı bu doğrultudadır).
Mahkememizce istinaf ilamında belirtilen ... nolu faturalar dosya arasına alınmış ancak bu faturaların hiçbirinde "hizmet alım" ibaresinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bir diğer kaldırma sebebi olan ceza mahkemesi dosyasının neticesi beklenilmiş ve bu dosyada davalının dava konusu asma tavanı bizzat yapmış olması nedeniyle davacının yaralanmasına sebebiyet verdiği kanaatiyle "taksirle yaralama suçundan" mahkumiyetine karar verilmiş ve kanun yararına bozma aşamasından geçen dosyanın kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstinaf kaldırma kararında da belirtildiği üzere hukuk hakimi ceza mahkemesi kararı ile belirlenip kesinleşen maddi olgu ile bağlı olduğundan, davalının dava konusu asma tavan için sadece mal satmadığı bununla birlikte asma tavanı bizzat kendisinin yaptığı ve bu nedenle davalı şirketinin zararının oluştuğu kanaatine varılmış ve asma tavanın çökmesi nedeniyle oluşan davacı zararının 105.996,03 TL olması nedeniyle maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.
Davacı ...'ın manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacı vekili 10. celsedeki beyanında, manevi tazminat talebini ...'ın tavanın çökmesi nedeniyle yaralanmasından kaynaklanan manevi zarar olarak değil, iş yerindeki tavanın çökmesi nedeniyle mağdur olmasından kaynaklanan manevi zarar olarak talep ettiklerini beyan etmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20.11.2018 tarihli 2016/11623 Esas 2018/7173 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davacının asma tavanın çökmesi nedeniyle taşınmazında meydana gelen zararın davacının iç huzurunu bozacak nitelikte bir olgu olmaması, ayrıca manevi tazminat koşullarını düzenleyen TBK'nin 58. maddesine göre davalının bu eyleminin kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak da kabul edilemeyeceği değerlendirildiğinden, manevi tazminat davasını da reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacı ... Otomotiv Petrol Ürünleri Ltd. Şti.'nin maddi tazminat davasının kabulü ile; 105.996,03 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı ...'ın manevi tazminat davasının reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasının daha önceden kaldırıldığını, kaldırma sebebine istinaden davacı vekiline hizmet alımı ibaresi içeren faturaların sunulması için süre verildiğini, davacının böyle bir fatura sunmadığını, fatura sunulmamasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf mahkemesinin "hukuk hakiminin ceza mahkemesi kararı ile belirlenen kesinleşen maddi olgu ile bağlıdır" gerekçesine katılmadıklarını, ceza mahkemesinin resen araştırma ve inceleme ilkesine dayandığını, yine ceza mahkemesi dosyasında tanık beyanları dışında hiçbir mevcut delilin olmadığını,
bu nedenle ceza dosyasına itibar edilmemesi gerektiğini, mahkemece 105.996,03-TL tazminata hükmedilmesine karar verilirken davacıya ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemenin ve zarar gören malzemelerin değerlerinin dikkate alınmadığını, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılamada ilk olarak açılan davanın reddine karar verilmiş, yapılan istinaf başvurusu sonrası karar Dairemizce kaldırılmış, kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada ise davacı şirketin maddi tazminat talebinin kabulüne, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurularak kararın kaldırılması istenilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararında ceza dosyasının sonucunun beklenilmesi, davacı şirketin sigortacısı olan ... Sigorta Şirketinin davalı tarafa karşı açmış olduğu rücu davasının akıbetinin araştırılması, davacı vekilinden hizmet alımı ibaresinin yer aldığı faturaları ve ... numaralı faturaları sunması için süre verilmesi gerektiği, ardından oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararının kaldırıldığı görülmüştür.
Davaya konu olay sebebiyle ceza yargılamasının yapıldığı dosyada yapılan incelemede, davalının taksirle yaralama suçundan dolayı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı davalı tarafından kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07/03/2024 tarih ve 2023/5403 E - 2024/1081 K sayılı kararıyla davalının asli kusurlu olduğu kabul edilmekle mahkemenin mahkumiyet kararının yerinde olduğu belirtilmiş, dolayısıyla davalının dava konusu olayda taksirle yaralama eyleminin sabit olduğu görülmüştür.
Yapılan açıklamalardan sonra somut olaya yönelik yapılan değerlendirmede; davacı vekili, açmış olduğu davasında davalı tarafın davacı şirkete ait binada asma tavanı inşa ettiğini, ancak tavanın çöktüğünü, bu nedenle maddi ve manevi zararlarının meydana geldiğini belirterek davasını açmış, davalı taraf ise asma tavan işini kendisinin yapmadığını, sadece davacı tarafa malzeme sattığını beyan ederek davanın reddini istemiş, mahkemece yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmişse de Dairemizce yapılan incelemede eksikliklerin bulunması sebebiyle karar kaldırılmış,
kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada mahkemece eksiklikler giderilmiş, ceza dosyasında yapılan yargılama sonucunda davalının taksirle yaralama eyleminin sabit olduğu, sigorta şirketi tarafından açılan davada eldeki dosyanın bekletici mesele yapıldığı, ilgili faturaların dosya içine aldırıldığı,
... numaralı faturanın incelenmesinde tutar kalemlerinden birinin hizmet bedeli olduğu görülmüş, dolayısıyla ceza dosyası da dikkate alındığında davaya konu asma tavan işinin davalı tarafından yapıldığı anlaşılmış olup, mahkemece verilen karar bu yönlerden isabetli olsa da davalı tarafın istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü üzere sigorta şirketi tarafından davalı aleyhine açılan rücu davasında davacı şirkete ödenen bedel olan 14.031,50 TL'nin hükmedilen maddi tazminattan mahsup edilmesi gerekirken mahsubun yapılmaması hatalı olmuş,
ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Dairemizce yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1055, K. 2025/1527, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama