KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2022/1261
- Karar no
- 2024/1045
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/04/2022 (Karar
- Numarası
- 2020/212 Esas, 2022/267 Karar
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar Metni
1.379 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davalının müvekkilinin eski eşi olduğunu, boşanma kararları Erzurum ... Aile Mahkemesi'nin 2019/... Esas - 2019/...
Karar sayılı hükmü ile taraflara bildirildiğini, boşanma konusunda taraflar mutabık kaldığını, anlaşmalı boşanma yolunu tercih ettiklerini, 18/04/2019 tarihli boşanma protokolünde boşanma sonrası durum ve şartları izah edildiği herhangi bir anlaşmazlık yaşanmadığını, evlilik birliği devam ederken müvekkilinin çocukları olan ...'un 18 yaşına geldiğinde ev almak istediğini davalı tarafa bildirmiş ve davalı taraf bu teklifi kabul ettiğini, müvekkilinin sırf söz verdiği evin temini maksadıyla davalı tarafa 200.000,00-TL değerinde bono düzenlendiğini ve teslim ettiğini,
davalı tarafa teslimi söz konusu olan bono teminat maksadıyla düzenlenmesi sebebiyle vade tarihi düzenlenmediğini, söz konusu borç olan kızına alınması gereken ev 18 yaşına gelmesiyle alınmazsa vade tarihi gündeme geleceğini, tamamen iyi niyetli bir yaklaşım içerisinde olan müvekkilinin teminat maksadıyla verilen bononun vade olarak kararlaştırılan, kızının 18 yaşına gelme anının takip konusu 200.000,00-TL değerinin yetersiz kalması ihtimaline karşın 300 gr altın konulu bir bono daha düzenlendiği ve davalıya teslim ettiğini, tüm bu iddiaların taraflarınca ispatının mümkün olduğunu, 2020/...dosya numaralı Erzurum..
İcra Dairesi tarafından başlatılan takibe ilişkin herhangi bir tebligatın müvekkiline ulaşmadığını, e devlet kanalıyla takibin öğrendiklerini, bu sebeple ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü karar verilmesini, karar verilmemesi halinde müvekkilinin maddi ve manevi mağduriyetine sebep olunacağını, tamamen teminat gayesi ile verilen açık olan bu senedin icra takibinin devam etmesi geri dönülemez maddi ve manevi kayıplara oluşmasına sebebiyet verileceğini, takip konusu 200.000,00-TL lik senetten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, senedin iptalini,
dava sonuna kadar 2020/...dosya numaralı takibin durdurulması ve ayrıca davalının haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle müvekkili lehine %20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkili aleyhine açılmış olan davada, dava dilekçesinin içeriğini kabul etmediklerini, davacı dava dilekçesinde, tarafların boşanması sonrası müşterek çocuk ... 18 yaşına geldiğinde davacı babanın çocuğa ev almak istediğini ve kendisi aleyhine başlatılan Erzurum ...
İcra Müdürlüğü'nün 2020/...Esas sayılı takibin dayanağı olan 200.000,00-TL bedelli senedin bunun teminatı olarak düzenlediğini, ancak müşterek çocuğun henüz 18 yaşını doldurmadığını belirtmekle, teminat şartlarının oluşmadığını ve bu nedenle senedin iptalini talep ettiğini, söz konusu senedin teminat senedi olarak verildiği, açık bir borç ikrarını içermediği iddiası bulunduğunu, ancak söz konusu iddialar gerçeklikten ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddine ve müvekkili lehine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince, " ...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava Erzurum ..İcra Müdürlüğünün 2020/...Esas sayılı dosyasına konu senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti taleplidir. Davacı vekili, takip konusu senedin müvekkilinin eski eşi olan davalıya anlaşmalı boşanma sırasında henüz 18 yaşından küçük müşterek çocuklarına 18 yaşını doldurduğunda ev alınması için teminat olarak verildiğini, kızının bu yaşa geldiğinde vade tarihinin gündeme geleceğini, senedin tamamen iyi niyetli bir yaklaşımla teminat olarak verildiğini ileri sürerek, Erzurum ....İcra Müdürlüğünün 2020/...Esas sayılı takip dosyasına konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Takip konusu edilen senet incelenmiş vade tarihi 23.05.2020, 200.000TL bedelli keşidecisinin ..., ..., ... olduğu, lehtarın ... olduğu, tanzim tarihinin 18.04.2019, tanzim yerinin Erzurum olduğu görülmüştür. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre, kambiyo senetleri illetten mücerret olup, soyut borç ilişkisi doğurduğundan, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığını iddia edenin bu hususu ispat etmekle yükümlü olduğu sabittir.
Davacı senedi düzenlediğini ancak senedin teminat olarak verildiğini beyan etmiştir. Davacı senedi elinde bulundurana karşı borçsuzluğunu iddia ediyor ise, HMK'nin 200 ve 201.maddelerinde de belirtildiği üzere bu iddiasını yazılı delille ispat etmelidir. Senedin soyut borç ilişkisi doğurması nedeniyle davacının bu senedi davalıya teminat olarak verdiğini ispat etmesi için bu senedin geçerliliğini ortadan kaldıracak yazılı bir delil sunması gerekir.
Ancak davacı tarafından dava konusu senedin ödendiğine veya teminat olarak verildiğine dair yazılı bir delil sunulamadığından ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili tarafından tamamen tedbir maksadıyla keşide edilmiş olan bononun düzenlenme tarihi olan 18.04.2019 tarihi aynı zamanda boşanma protokolünün düzenlenme tarihi olup evlilik birliği süresi içerisinde düzenlendiğini, buradaki maksadının tamamen teminat olduğu,
boşanma protokolünde de her iki tarafında diğer tarafa herhangi bir borcu olmadığına ilişkin yapmış oldukları beyanda da görüldüğünü, müvekkilinin bonoyu düzenleme gayesinin davalı tarafın müvekkiline karşı duymuş olduğu güvensizliği ortadan kaldırmak olduğunu, bu güvensizlik tarafları boşanma safhasına kadar getirerek birlikteliği sonlandırmış olduğunu, bahse konu bono birlikteliğin devam etmeme sebebi olan güvensizlik sebebiyle düzenlendiğini, davalı annenin evlilik birliği sürerken,
müvekkili babanın vermiş olduğu bir sözü güvensizlik sebebiyle biten bir birliktelikte boşanma protokolüyle aynı gün düzenlenmiş olan bir bono ile hukuken teminat altına almaktan daha doğal ne olabileceğini, müvekkilince tespit konusu bono keşide edilirken ekonomik öngörülemezlik ve inşaat sektöründeki hareketlilikte göz önünde bulundurularak alım gücünün kaybını bertaraf etmek maksadıyla bilezik konulu bir bono daha keşide edilmiş olduğunu, fakat bu bono TTK m.776/1-b de düzenlenmiş olan kayıtsız ve şartsız ödeme vaadi şartını ihlal etmesi sebebiyle takip konusu yapılamayacağını,
davalı tarafın bu konuda herhangi bir malumat arz etmemiş olup, iddialarına delil teşkil edecek bu bono hususunda beyanda bulunmamış olduğunu, dosyaya dahil edilen boşanma protokolü ve dava dosyası detaylı incelendiğinde hem protokolde hemde dava boşanma davası sırasında davalı tarafın açık iradesi ile müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığının beyan edildiğini, mahkemece bu husular dikkate alınmadığını, düzenlenme sebebi, teminat senendi olup olmadığı tarzında herhangi bir araştırma mahkemece yapılmadığını, eksik araştırma sonucunda karar verildiğini savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın mahiyeti itibariyle kesinleşmeden icra edilemeyeceğinden davanın feri niteliğinde olan ilam ve vekalet ücret bakımdan tehir-i icra kararı verilmesine hukuki bir yarar bulunmadığını, tehir-i icra talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, verilen kararı gereği dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere davacının tazminata mahkum edilmesi gerekmesine rağmen mahkemece karar verilmediğini savunarak bu yönden mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkili hakkında davalı tarafça Erzurum ...
İcra Dairesi'nin 2020/...Esas sayılı dosyasında 200.000,00TL bedelli bonoya dayalı kambiyo senetlerin mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, alacaklının davalının eski eşi olduğunu, boşanma aşamasında davacının 18 yaşına geldiğinde müşterek çocuğa ev alma vaadine ilişkin olarak takibe konu bononun verildiğini, bononun teminat bonosu olduğunu, bu nedenle bu aşamada takibe konu edilmesinin mümkün olmadığın ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davanın reddini istediği,
mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı tarafça takibe dayanak kılınan bononun teminat bonosu olduğuna dair ve müşterek çocuk 18 yaşına gelmeden takibe konu edilemeyeceğine dair yazılı bir delil sunulmamış olmasına,
taraflar arsındaki boşanma işlemine dair evraklarda takibe dayanak kılınan bonoya açıkça atıf yapılarak davacı iddialarına yönelik bir düzenlemeye yer verilmemiş olmasına, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararlarının davacı tarafından gerekli teminat yatırılarak infaz edildiğine dair dava dosyasında ve icra dosyasında bir bilgi bulunmamasına göre yerinde bulunmayan taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1261, K. 2024/1045, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama