KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/1893
- Karar no
- 2024/1804
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/06/2022 (Karar
- Numarası
- 2021/301 Esas, 2022/414 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
904 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen trafik kazası nedeniyle maddi tazninat davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;14.06.2020 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... İstikametinden ... İstikametine seyir halinde iken meydana gelen trafik kazası neticesinde aynı araç içinde yolcu konumunda bulunan eşi ...'in vefat ettiğini, bu olaya ilişkin ...
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/... soruşturma dosyası açıldığını, tahkikat aşamasında alınan bilirkişi raprolarında sürücü ...'in olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de bu tespitin hatalı ve maddi gerçeği yansıtmaktan uzak olduğunu, müvekkillerinin destek yoksun kalma tazminatı talebi kapsamında davalı ... şirketine yapılan başvuruların reddedildiğini beyanla müvekkillerinin maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere ve şimdilik harca esas değer olarak;
davacı ... için 100.00 TL, davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL ve davacı ... için 100,00 TL olmak üzere toplamda 400,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olaya karışan ... plakalı, ... adına kayıtlı araç ... poliçe numarası ile 14.05.2020 – 14.05.2021 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu,
davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek kusur durumunun belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için müteveffanın davacının desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini ve müteveffanın davacının desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini, davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakklarının saklı kalması kaydıyla davanın reddine,
yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir.
Davacı ...'in destekten yoksun kalma davasının, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı sürücünün %100 oranında kusurlu olması nedeniyle KTK'nin 92/1-g maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Diğer davacıların destekten yoksun kalma davaları yönünden yapılan değerlendirmede ise, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusuru raporu ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacılar ..., ... ve ...'nın davalarının kabulü ile; ... için 59.785,00-TL, ... için 23.628,65-TL ve ... için 19.122,92-TL olmak üzere, toplam 102.536,57-TL maddi tazminatın, 01/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine... " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada müvekkili ... Yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Raporunda belirtilen kusur oranının hatalı değerlendirmeler içerdiğini, olay yerinde keşif yapılması ve bilirkişi raporu düzenlenmesi gerekirken Adli Tıp Kurumu tarafından dosya üzerinden inceleme yapılarak kusur tespiti yapılmasının hukuken isabetli olmadığını, ATK Raporu üzerinden müvekkili yönünden davanın reddine karar verildiğini beyanla davacı ... yönünden kararın kaldırılması istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu davacılar yakınının ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; aracı kullanan davacının tam kusuru nedeniyle eşinin ölümü dolayısıyla tazminat talep etme hakkı bulunmadığı, davacının somut olayda zarar gören üçüncü kişi konumunda olmayıp bizzat aracın sürücüsü olduğundan tazminat talep edebilecek kişilerden olmadığı görüldüğünden (bknz.
Yargıtay 17. H.D.2019/3164 E.2020/8592 K. Sayılı ilamı) ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1893, K. 2024/1804, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama