KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1900
- Karar No
- 2024/1706
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22/02/2022
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/04/2021
- Yazım tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
1.778 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalıların sahibi olduğu ... adresinde bulunan tapunun bulunduğu arsanın üzerine yapılacak olan inşaatın inşaası için taraflar arasında Antalya 7.Noterliğinin ... yevmiye numaralı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre yapılacak olan yapının müvekkili şirket tarafından yapılması için yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme kapsamında müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ve yapı hakkında yapı kayıt belgesi alındığını ancak müvekkiline bu güne kadar bir ücret ödenmediğini,
müvekkilinin 44.002,02.-TL alacağının yapı ruhsatının alındığı tarih olan 28/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ayrı ayrı ibraz ettikleri cevap dilekçesinde; Davacıya bir borçlarının bulunmadığını, davacının iddia ettiği Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesini kendilerinin imzalamadığını, davalı yüklenici ... Şti'ye de herhangi bir vekaletname yada yetki vermediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte varsa bile davacının alacağının da zamanaşımına uğramış olduğunu, husumet yönünden de davanın reddi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmişlerdir.
Davalılar ... ve ... Şti.vekili, müvekkillerine husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, kim tarafından temsil edilerek işbu sözleşmeye imza atıldığının belirsiz olduğunu, müvekkillerinin taraf sıfatının olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "... Yargılamaya konu olay incelendiğinde davacı ... firmasının hizmet bedelinin davalılarca ödenmesi istemi ile eldeki davayı ikame ettiği, ilgili belediyeden gelen yazı cevaplarına göre ilgili yapıda davacıdan önce iki farklı yapı denetim firmasının faaliyet gösterdiği, daha sonra davacı firmanın yer aldığı ancak davacı firmanın ...
Sayılı Resmi Gazete ile kapatılması nedeniyle inşaata devam edilemeyerek mühürlendiği, ilgili yapı denetim firmalarının gerekli belgelerle talep etmeleri halinde seviye hakedişlerinin ödendiği, buna göre davacının edimini ifa edip hakediş seviyesine göre belediyeden bir talepte bulunmadığı, davaya konu olan sözleme tarihi itibari ile yönetmeliğin 27. maddesindeki metrekare birimlerinin bin olduğu, yani sözleşme tarihi itibari ile davaya konu 2006 metre kare yapı alanı için gerekli yapı denetim hizmet bedelinin yapı sahiplerinde mal müdürlüklerindeki emanet hesabına yatırıldığı,
davacı dışında görev yapan firmalara da belediyenin ödemelerini yaptığı, bu aşamada davacının davalılardan talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı, hakediş ödemelerinin ilgili belediye birimlerince yapıldığı anlaşılmakla. Pasif husumete ilişkin dava şartı noksanlığından dava dilekçesinin usulden reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Yerel mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, kararda davalı taraflarca mal müdürlüğünün emanet kasa hesabına bedelin yatırıldığından bahsedildiğini ancak davalılarca paranın mal müdürlüğü hesabına yatırıldığına dair herhangi bir dekont, evrak vs sunulmadığını, dosyaya ilgili kurumlardan gelen evraklarda davalılarca 17.01.2007 tarihinde 4.889,00-TL, 08.11.2007 tarihinde 590,00-TL, 21.04.2009 tarihinde 3.763,00-TL ve son olarak 24.02.2011 tarihinde 7.960,00-TL olmak üzere toplamda 17.202,00-TL yatırıldığını; bu bakiyelerden de müvekkilinden önce yapı denetim işini üstlenen ...
Şti'ye ödeme yapıldığı hususunun anlaşıldığını, müvekkili ile davalılar arasında imzalanan Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesinin tarihinin 16.02.2011 olduğunu, yatırılan işbu bakiyelerin müvekkilinin değil önceki yapı denetim firmasının alacaklarına istinaden yatırıldığının ortada olduğunu, dava dilekçelerinde talep ettikleri miktarın (Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 44.002,02-TL) ile davalı tarafça mal müdürlüğüne yatırılan miktar (17.202,00-TL) arasında afaki bir fark mevcut olduğunu, belirttikleri üzere davalı tarafça mal müdürlüğü hesabına yatırılan bakiyelerin önceki yapı denetim firmasının hak edişlerine istinaden olduğunu,
yerel mahkemenin bu hususta ayrıntılı bir araştırma yapılmadan yapı denetim hizmet bedelinin mal müdürlüğü hesabına yatırıldığının kabulü ile müvekkilinin belediyeye başvurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafça yatırılmayan bir paranın belediyeden istenilmesinin mümkün olmadığını, davalılarca müvekkilinin vermiş olduğu hizmetin bedelinin ne kendisine ne de mal müdürlüğü hesabına ödenmediğini, dosyada buna ilişkin bir evrakın da bulunmadığını, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak,
davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 44.002,02-TL alacaklarının yapı ruhsatının alındığı tarih olan 28.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, yapı denetim hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle açılan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
4078 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun, Yapı Denetim Kuruluşları ve Görevleri başlıklı 2.maddesinde "Bu Kanun kapsamına giren her türlü yapı; Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile çalışan ve münhasıran yapı denetimi ile uğraşan tüzel kişiliğe sahip yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabidir. Yapı denetim hizmeti; yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez."
Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmeleri başlıklı 5.maddesinde "(Değişik birinci fıkra:11/5/2018-7143/19 md.) Yapı denetim hizmet sözleşmeleri, yapı sahipleri ile Bakanlıkça yayımlanacak usul ve esaslara göre elektronik ortamda belirlenen yapı denetim kuruluşları arasında akdedilir. Bu sözleşmenin bir sureti taahhütname ekinde ilgili idareye verilir. Yapı denetim hizmet sözleşmeleri Bakanlıkça belirlenen haller dışında feshedilemez.
" hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre 4078 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2. maddesi ile aynı kanunun 5. maddesindeki hükümler uyarınca yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibi sorumludur.
Bu husus Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 27/06/2018 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamında; "... Davacı verdiği yapı denetim hizmet bedelinin davalı arsa sahiplerinden tahsilini istemiş, mahkemece taraflar arasında imzalanan yapı denetimi hizmet sözleşmesinde bedelin yapı sahibi tarafından yapı denetim hesabına yatırılacağı, yapı sahibinin taksitini yatırmaması halinde müteakip bölümün devamına ilgili idarece izin verilmeyeceğinin düzenlendiği,
doğrudan yapı denetim kuruluşuna ödeme yapılması halinde, idarenin yapılan işin kontrol ve denetimi yetki ve görevinin saf dışı bırakılmış olacağı, davacı tarafça doğrudan davalıdan yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinin talep edilemeyeceği gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir... Uyuşmazlık, verilen yapı denetim hizmet ücretinden, davalı arsa sahiplerinin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı şirket yapı denetim hizmetinin sona erdiğini ancak ediminin karşılığı olarak ücretin ödenmediğini iddia etmekte olduğuna göre davacı şirket ediminin karşılığını arsa sahiplerinden talep etme hakkına sahiptir. 4708 sayılı Yapı Denetim Yasa' sının 2. maddesindeki, “...Yapı denetim hizmeti, yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür.
Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez.” ve aynı Yasa' nın 5. maddesindeki, “Yapı denetim hizmet sözleşmeleri, yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilir...Yapı denetim hizmet bedeli, yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedellerinin ödenmesinde kullanılmak üzere yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılır.” şeklinde düzenlenen hükümler uyarınca yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibi sorumlu olduğundan,
mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." şeklinde ifade edilmiştir.
Davalı ... Şti. arsa malikleri olan diğer davalılar ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalamıştır. Davalı ... ise bu şirketin yetkili temsilcisidir. Davacı tarafça bu davalılardan da yapı denetim hizmet bedeli talebinde bulunulmuştur. 4078 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2. maddesi ile aynı kanunun 5. maddesindeki amir hükümleri uyarınca davacının hizmet ücretinden yalnızca arsa malikleri sorumlu olup yüklenici firma olan davalı ... Şti ve onun sözleşme tarihindeki yetkili temsilcisi olan davalı ...'nın herhangi bir sorumluluğu yoktur.
"..
Davacı verdiği yapı denetim hizmet bedelinin davalı arsa sahibinden tahsilini istemiş, mahkemece davaya dayanak yapılan yapı denetim hizmet sözleşmesindeki imzanın davalı arsa sahibine ait olmadığı ve davalı ile dava dışı yüklenici arasında yapılan inşaat sözleşmesi gereğince yapı denetim hizmeti ücretinin dava dışı yükleniciye ait olduğu ve buna göre yapılan hizmetin karşılığı olan bedelin dava dışı yükleniciden istenebileceği gerekçesi ile pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir....
Uyuşmazlık, verilen yapı denetim hizmet ücretinden, sözleşmede imzası bulunmayan davalı arsa sahibinin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı arsa sahibi ile dava dışı yüklenici ... arasında imzalanan Büyükçekmece 3. Noterliği' nin 05.08.2007 tarih ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki gayrımenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden davalı arsa sahibine karşı dava dışı yüklenici sorumlu ise de 4708 sayılı Yapı Denetim Yasa' sının 2. maddesindeki, “...Yapı denetim hizmeti, yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür.
Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez.” ve aynı Yasa' nın 5. maddesindeki, “Yapı denetim hizmet sözleşmeleri, yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilir...Yapı denetim hizmet bedeli, yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedellerinin ödenmesinde kullanılmak üzere yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılır.”şeklinde düzenlenen hükümler uyarınca yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibi sorumlu olduğundan, mahkemece işin esasına girilerek,
davalı arsa sahibinin sorumlu olduğu bedel belirlenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 02/12/2015 tarih 2014/35361 E. 2015/35230 K. Sayılı ilamı )
4078 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2. maddesi ile aynı kanunun 5. maddesindeki amir hükümleri uyarınca davacının hizmet ücretinden arsa maliklerinin sorumlu olacağı gözetilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yüklenici firma olan davalı ... Şti ve onun sözleşme tarihindeki yetkili temsilcisi olan davalı ... bakımından davanın pasif husumetten reddine, davanın arsa maliki olan davalılar bakımından esastan incelenmesine geçilmesi gerekirken hak ediş ödemelerinin Belediyece yapıldığı, davacının Belediyeden hakediş seviyesine göre bir talepte bulunmadığı belirtilerek yanlış değerlendirme ile davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş; davalılar ... Şti ve ... bakımından davanın pasif husumetten reddine, arsa maliki olan davalılar bakımından ise, işin esasına girilerek, davalı arsa sahiplerinin sorumlu olduğu bedel belirlenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1900, K. 2024/1706, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama