KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/1905
- Karar no
- 2024/1765
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 13/6/2022
- Numarası
- 2019/314 Esas - 2022/575 Karar
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
3/2/2018 tarihinde dava dışı ...'in kullandığı davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka araç arasında meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, yaralanma nedeni ile poliçe kapsamında 200 TL maddi tazminatın davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini, savunmuştur.İlk derece mahkemesi davanın reddine karar vermiştir.Bu karar karış istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle;
davaya konu kazada müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, gerçekleşen kaza nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.Mahkemece alınan 09/05/2022 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre;
davacı sürücü ...'in, tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine, aracın hızının mevcut şartlara uygunluğunu sağlama ve kavşağa yaklaşırken azaltma ve kavşakta ilk geçiş hakkı kurallarına uyma zorunluluklarına aykırı şekilde hareket ettiği, bu hatalı sevk ve idaresinin, kazanın meydana gelmesinde, asli derecede etkili bulunduğu dava dışı sigortalı sürücü ...'in, anılan kavşağa, gerekli etkin kontrolde bulunmaksızın dikkatsizce giriş yaptığı, kazayı önlemek için fren ve direksiyon manevrası tedbirlerine başvurmadığından kazanın meydana gelmesinde, tali derecede etkili olduğu,
davacı sürücünün %75, dava dışı sigortalı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ancak, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/466 E., 2020/254 K. sayılı dosyasına sunulan trafik bilirkişi raporuna göre davacı asli derecede, davalı sigortalı sürücü tali derecede kusurlu olduğu, tespit edilmiş;
yine aynı ceza yargılamasında alınan 19/08/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre kazanın meydan gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün fren yaptığı bu nedenle alacağı başkaca önlem olmadığından kusursuz ve davacının tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir.Mahkemece de ceza yargılamasındaki 19/08/2019 tarihli rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar.
Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir.
(Yargıtay HGK'nun 11/10/1989 gün E:1989/11-373, K:472 ve 27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları) 6098 sayılı Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez.
Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin "hukuka aykırılığını" ve "illiyet bağının varlığını" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar.
Bu durumda aynı olay nedeniyle ceza yargılama aşamasında alınan 19/08/2019 tarihli kusur bilirkişi raporu ile İlk Derece Mahkemesince alınan 9/5/2022 tarihli kusur raporu arasında olayın oluşuna ilişkin "dava dışı sigortalı sürücünün fren yapıp gerekli önlemleri alıp almadığı" maddi olgusunun farklı olduğu, Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/466 E., 2020/254 K. sayılı dosyasında 19/08/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunun hükme esasa alındığı ve İstanbul BAM 19. Ceza Dairesinin 2020/4088 Esas 2021/931 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, ceza mahkemesince sanığın beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, dolayısıyla ceza mahkemesindeki "dava dışı sigortalı sürücünün fren yapıp gerekli önlemleri aldığı" şeklindeki maddi olgunun hukuk mahkemesini bağlayacağından davalının kusuru olmadığından davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/1905, K. 2024/1765, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama