İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/535 K.2024/350

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya…

Esas2022/535Karar2024/350Tarih14 Şubat 2024Okuma12 dk · 2.366 kelime

KÜNYE

T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
14 Şubat 2024
Dosya no
2022/535
Karar no
2024/350
İncelenen kararın mahkemesi
ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/12/2021 (Karar
Numarası
2020/219 Esas, 2021/492 Karar
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.366 kelime·12 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.

30/09/2018 tarihinde ...'a ait ve sürücülüğünü kendisinin yaptığı ... plakalı aracın E -80 üzeri ... kavşağında o sırada yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkili ...'a çarpması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, bu yaralanma sonucu müvekkili ... aylarca tedavi gördüğünü, eski sağlığına ve iş gücüne gelemediğini, söz konusu kaza nedeniyle müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını ve gün geçtikçe daha kötü olarak hastanede hayatını kaybettiğini, kaza nedeniyle Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/...

Soruşturma sayılı dosyasındaki kaza tespit tutanağı, alınan bilirkişi raporları ve beyanlar bir bütün olarak incelendiğinde müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazanın oluşumunda kusurlu olan sürücünün ... olduğunu, ...'ın ölümü nedeniyle müvekkillerinin telafisi imkansız acı ve keder yaşadıklarını, sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak olumlu bir sonuç alamadıklarını, arabuluculuk görüşmelerini sonucunda anlaşmaya varılmadığını, ...'ın vefatı nedeniyle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, bu nedenlerle müvekkillerinin bir nevide olsa acılarını hafifletebilmek için, ..., ..., ..., ..., ...,

... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, aracın sigorta ve varsa kasko poliçesinde sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumluluğu yoksa sadecede davalı ...'tan toplam 140.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, müvekkili...yönünden ise 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumluluğu yoksa sadecede davalı ...'tan tahsiline),

müvekkili ...'ın vefat etmesi nedeniyle toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı berilenerek davalı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine, (sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile, davalı ... yönünden ise olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte alınmasına,) yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekilinin 03/08/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini müvekkili...yönünden toplam 92.860,24-TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.

CEVAP

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; olay tarihinde kazaya karışan ... plaka sayılı aracın, müvekkili şirket nezdinde ...

No.lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesi gerektiğini,

davacılar vekilince mahkemeden manevi tazminata hükmedilimesinin istendiği ancak manevi tazminat ZMMS poliçesi kapsamında teminat altına alınmadığını, davacı vekilinin manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçelerinde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu olaya ilişkin Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı 2019/...

Esas sayılı dosyasında ceza kovuşturması açıldığı ve bu dosya da iddianame düzenlendiğini, ancak henüz dava açılmadığını, bu nedenle öncelikle ceza soruşturma ve kovuşturma sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacıların murisinin dava konusu kazada ağır kusurlu olduğunu, savcılık dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda müvekkilinin tali kusurlu, davacıların murisinin tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacıların manevi tazminat istemi fahiş ve sebebsiz zenginleşmeye neden olacak düzeyde olduğunu,

diğer yandan uygulama ve mevzuatta da manevi zararın tek başına tazminatı gerektirmediği bilinen ve kabul edilen bir gerçek olduğunu, manevi zararın yanında manevi tazminatı haklı kılan özel durumların da varlığı aranması gerektiğini, davacıların manevi tazminat talebinin yerinde olmadığını, aksi durum da ise manevi tazminat isteklerinin manevi tazminatın amacına aykırı bir şekilde çok fahiş miktarda olduğunun görüleceğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.

YEREL MAHKEME KARARI

Mahkemece, "... Somut olayda kaza tarihi 30.09.2018, poliçe tarihi ise 05.09.2018'dir. Açıklanan nedenlerle poliçe ve kaza tarihi 26.04.2016 tarihinden sonra olduğundan KTK'nin 92/1-h maddesi gereğince desteğin kusurunun teminat kapsamı dışında olduğu kanaatine varılmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusuru raporu ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak, davacılardan ...ın maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile.

23.215,06 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'e verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 13.02.2020 tarihinden, davalı... yönünden 30.09.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine, davacıların desteğinin yaşı, meydana gelen kazadaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacıların çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı,

diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak ve davalının kusur durumu nedeniyle hakkaniyet ölçüsünde oranlama yapılarak manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, ...için 12.500,00 TL, ..., ...., ...., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00'er TL olmak üzere, toplam 47.500,00 TL'nin 30.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...'tan alınarak davacılara verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "1-Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın maddi tazminat davalarının reddine,

2-Davacılardan ...ın maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile;

23.215,06 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'e verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 13.02.2020 tarihinden, davalı... yönünden 30.09.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine,

3-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile,

...için 12.500,00 TL, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00'er TL olmak üzere, toplam 47.500,00 TL'nin 30.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...'tan alınarak davacılara verilmesine, fazla istemin reddine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF İTİRAZLARI

Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe kapsamındaki teminat miktarı ile sınırlı olduğunu, teminat limitinin tamamının ödenmesinin söz konusu olmadığını, gerçek zararın tazmininin esas olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı istenilmesi için müteveffanın davacının desteği olduğunun, müteveffa ile davacı yönünden düzenli ve eylemli yardımın varlığının ispatlanması gerektiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteveffa ve destek alacak eşin bakiye ömürlerinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanmasına rağmen,

destek alacak eş için yaşam olasılıklarının hesaplamaya dahil edilmediğini, %10 iskonto faizi kullanıldığını, TRH 2010 yaşam tablosuna göre %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, müteveffanın bakiye ömrünün vefat tarihindeki yaşının esas alınarak hesaplanması ve destek sonu tarihin 25/12/2025 olması gerektiğini, eşin destek süresinin müteveffanın bakiye ömrü ile sınırlandırılmaması gerektiğini, raporda destek hesabının kaza tarihinden itibaren başlatıldığını, ancak destek hesabının vefat tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini,

tüm bu nedenlerle tehir-i icra taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf itirazlarının aksine müvekkili ...ın eşinin maddi ve manevi desteğine muhtaç olduğu için destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığını, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 01/04/2021 tarihli raporunda sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, 27/07/2021 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda...dışındaki davacıların destek alacakları yaşı geçtikler, ...için ise destekten yoksun kalma tazminat miktarının 92.860,24-TL olarak hesaplanabileceğinin belirtildiğini,

ek rapor taleplerinin reddedildiğinden ıslah dilekçelerinin tespit edilen miktarı üzerinden yapıldığını, ıslah dilekçesindeki reddedilen kısım yönünden müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ...dışındaki diğer müvekkilleri yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira müteveffa ...'ın tüm çocuklarına maddi olarak bakıp destek veren birisi oluğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davada tarafların ve vekillerin aynı olduğunu,

reddedilen her talep için ayrı ayrı vekalet ücreti ödenmesine yönelik karar verilmesinin müvekkillerini mağdur ettiğini, zira karara bakıldığında müvekkilleri lehine hükmedilen miktarlardan daha fazlasının davalılar lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, davalı ...

Sigorta A.Ş.'nin kazadan dolayı maddi tazminat açısından sorumlu olmadıkları yönündeki iddia ve beyanlarının mesnetsiz olduğunu, hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle uzun süre tedavi gördüğünü ve kazada almış olduğu darbeler sonucu vefat ettiğini, kaza sonucunun müvekkilleri üzerinde bıraktığı etki, elem, üzüntü dikkate alınmadan ilk kaza anındaki bilgi, tutanak ve raporlara göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebidir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacılar vekilinin dava dilekçesinde ...'a ait ve sürücülüğünü kendisinin yaptığı aracın yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkillerinin babası ...'a çarpması sonucu ağır yaralandığını, bu yaralanma sonucu ...'ın aylarca tedavi gördüğünü, eski sağlığına ve iş gücüne gelemediğini, söz konusu kaza nedeniyle müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını ve gün geçtikçe daha kötü olarak hastanede hayatını kaybettiğini, iddia ederek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminatın tahsilini talep ettiği,

davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, davalı ... vekili cevap dilekçesinde kovuşturma sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacıların murisinin dava konusu kazada ağır kusurlu olduğunu, davacıların manevi tazminat isteminin fahiş ve sebebsiz zenginleşmeye neden olacak düzeyde olduğunu, ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma,

yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın maddi tazminat davalarının reddine, davacılardan ...ın maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında Dairemizce uyaptan yapılan sorgulamada davalı ... hakkında taksirle yaralama suçundan dolayı Erzurum .. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/....E. 2021/.... K. Sayılı dosyasında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı mahkumiyet hükmü kurulduğu, neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın taraflarca itiraz edilmeden 06.04.2021 tarihinde kesinleştiği, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Erzurum Adli Tıp Grup Başkanlığının 15/10/2020 tarihli raporunda şahsın ölümü ile 30/09/2018 tarihinde geçirdiği araç dışı trafik kazası arasında illiyet kurulamadığının bildirildiği anlaşılmıştır.

TBK'nun 74. maddesi uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesi kararı ile bağlı değilse de orada belirlenen olgular ile bağlıdır.

Bu nedenle davalı ... hakkında taksirle yaralama eylemi nedeniyle açılan bir ceza davasının bulunması ve netice olarak da ATK raporu doğrultusunda taksirle yaralama sebebiyle mahkumiyet hükmü kurulması dikkate alındığında yargısal birlik, yargı kararlarının meşruluğunun içselleşmesi ve yargı kararlarının çelişkiden azade olması amacıyla ceza yargılamasına ilişkin dosyadaki verilerin ve alınan bilirkişi raporlarının da bu dava yönünden değerlendirilmesi maddi gerçeğin ortaya çıkartılması bakımından gereklidir. Ceza dosyasında ceza mahkemesi hakiminin kararı 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi hükmü uyarınca hukuk hakimini maddi vakıa tespiti yönünden bağlayıcı olacaktır.

Hal böyle olunca mahkemece, ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararının maddi vakıanın tespiti yönünden 6098 Sayılı TBK'nun 74. maddesi gereğince hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde ve oluşa ilişkin vakıanın belirlenmesi ve bu saptama üzerine bilirkişi raporlarının ve mevcut delillerin ve 6098 sayılı TBK'nın 49 vd. Maddelerinde düzenlenen haksız fiilin unsurları olan fiil, hukuka aykırılık, zarar, uygun illiyet bağı ve kusur durumunun ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerektiğinden ceza yargılaması sonucu dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

Manevi tazminat isteminin mirasçılara geçmesi konusunda gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda, gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda her hangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu hususa ilişkin tek düzenleme Türk Medeni Kanunu’nun 25/4. fıkrasında yer alan "manevi tazminat istemi miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez" hükmüdür.

Kişilik hakları şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Davacıların murisi tarafından sağlığında davalıya karşı manevi tazminat davası açılmamıştır. Murisin sağlığında açarak talep etmediği manevi tazminatı, onun ölümünden sonra mirasçıları davacılar açtıkları bu dava ile talep edemeyeceklerdir.(T.C. Yargıtay 17. HD. 2017/32 E. 2017/6026 K.)

Yargıtay 21. HD.nin 2015/5987 E. 2015/18074 K. Sayılı emsal kararında da belirildiği üzere; "Manevi tazminat isteme hakkı, kural olarak zarar görene ait bir haktır. Ancak zarar gören ölmeden önce dava açmış veya dava açma iradesini izhar etmiş ise, manevi tazminat isteme hakkı mirasçılarına intikal eder. Mirasçılar açılmış davaya devam edebilirler veya dava henüz ikame edilmemiş ise bizzat dava açabilirler. Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. (HGK’ nun 3.4.1963 tarihli, 4-80 Esas, 42 Karar sayılı, 21. HD 22.02.2007 gün 2006/18030 E-2007/2541 K. 14.06.2010 gün 2009/12032 E. 2010/6776 K. 30.10.2010 gün 2010/5628 E. 2010/11845 K. 4.HD’nin 17.09.1962 gün 5218-8846, 07.11.1968 3112-8654, 12.6.1981 gün 7633/8562, 02.06.1994 gün 1898-5093, sayılı kararları)

Dava konusu olayda kaza olayı 30/09/2018 tarihinde gerçekleşmiş, muris ... 14/10/2019 tarihinde vefat etmiştir. Muris ...'ın 09.07.2020 tarihinde açılan davadan önce yaklaşık 9 ay, kazadan da 1 yılı geçtikten sonra öldüğü anlaşılmaktadır.

Olay tarihinden ölüm tarihine kadar geçen süre göz önüne alındığında, geçen süre içerisinde muris ... tarafından manevi tazminat davası açılmadığı gibi muris ... tarafından bu istemin davalılara karşı ileri sürüldüğü de kanıtlanmamıştır.

O halde mahkemece yapılacak iş; Ceza dosyasının celbi ile davacıların murisinin vefat nedeni ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığının irdelenmesi, davacıların bu kapsamda tazminat haklarının değerlendirilmesi, sonra yargılamaya devam edilerek davacıların istemleri hakkında karar vermekten ibarettir.

HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde "...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda; yukarıda ayrıntılı biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 355 ve 353/1-a-6 maddeleri uyarınca kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin sair istinaf itirazlarının ve davacılar vekilinin tüm istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 355 ve 353/(1)-a-6. Maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Kararın kaldırılma sebebi ve şekline göre davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin sair istinaf itirazlarının, davacılar vekilinin ise tüm istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

3-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,

5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,

6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,

7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere ..... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/535, K. 2024/350, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Yerel Mahkeme Kararı
  7. İstinaf İtirazları
  8. Uyuşmazlığın Tespiti, Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/535
Karar No
2024/350
Tarih
14 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/537 K.2024/94
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/538 K.2024/117
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/540 K.2024/174
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/541 K.2024/107
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/542 K.2024/119
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/543 K.2024/115

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.