İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/685 K.2024/685

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması…

Esas2022/685Karar2024/685Tarih28 Mart 2024Okuma11 dk · 2.202 kelime

KÜNYE

T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Mart 2024
Dosya no
2022/685
Karar no
2024/685
İncelenen kararın mahkemesi
ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02/07/2020 (Karar
Numarası
2020/203 Esas, 2020/205 Karar
Dava
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.202 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin sigortalamış olduğu dava dışı sigortalı ... firmasına ait doğalgaz boru hattının karşı taraflarca hasara uğratıldığını, bu hasar nedeniyle sigortalıya ödenen hasar tazminatının tahsili için Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, borca itiraz edildiğinden takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkiline atfedilecek hizmet kusuru var ise hizmet kusuru nedeniyle açılacak tazminat davalarında yetkili mahkemenin idari yargı olduğunu, davaya konu güzergahta müvekkilinin kaza çalışması olmadığından husumet yöneltilemeyeceğini, davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek görev yönünden, husumet yönünden, hak düşürücü süre yönünden ve esastan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince, " ...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının sigortalamış olduğu dava dışı sigortalı ... firmasına ait doğalgaz boru hattının karşı taraflarca hasara uğratıldığı, bu hasar nedeniyle sigortalıya ödenen hasar tazminatının tahsili için icra takiplerine girişildiği, borca itiraz edildiğinden takibin durduğundan bahisle mahkememizde itirazının iptali davası açtığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2014/4-1350 Karar No: 2016/1082 ilamında: Davacı dava dilekçesinde, ...

Belediye Başkanlığı'nda fen memuru olarak çalışırken açığa alındığını, bu tarihten itibaren açığa alınması nedeni ile net maaşının 1/3' ünün kesildiğini, 21/01/2008 tarihinde ise görevine iade edildiğini, açığa alındığı süre içerisinde kesilen alacaklarının davalı belediyeden talep etmesine rağmen bu güne kadar herhangi bir ödemede bulunmadıklarını, Develi İcra Müdürlüğü'nün 2009/... esas sayılı takip dosyası ile takibe geçtiğini, davalı belediyenin bu takibe itiraz ettiğini, davalı kurumun itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, istemin kısmen kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiştir. Davalı kurum, bir kamu kurumu olup, eylem ve işlemleri kamusal nitelik taşımaktadır. Davaya konu alacağın, davacı hakkındaki disiplin soruşturması süresince davacının açığa alınması ve maaşından kesinti yapılmasından kaynaklandığı savunulduğuna göre; istemin idare hukuku kuralları çerçevesinde ve idari yargı yerinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

İtirazın iptali davası sırasında, icra takibinin temelini oluşturan ve aslı da idari eylem olan alacağın varlığının ve kapsamının hukuk mahkemesi tarafından çözümlenmesi kabul edilemez. Diğer yandan, idari yargı yerinde "itirazın iptali" biçiminde bir dava yolu düzenlenmediğinden, adli yargı yerinde yargı yolu bakımından görevsizlik kararı da verilemez.

Bu durumda, istem idari yargı yerinde dava konusu edilip oradan bu konuda bir karar alınmadan icra takibi yapılmasına ve icra takibine itiraz üzerine adli yargı yerinden itirazın iptalinin istenmesine yasal olanak bulunmadığından, davacının istemi dinlenilebilir nitelikte değildir.

Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası çözümlenerek yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediği …” tespitinde bulunulduğu, ayrıca Erzurum ...İdare Mahkemesi 2017/...

Esas nolu ilamında: "Uyuşmazlık konusu olayda, 06/11/2016 tarihinde Erzurum Büyükşehir Belediyesi ... ekipleri tarafından gerçekleştirilen kazı çalışması sırasında yangın poliçesi ile sigortalanmış bulunan doğalgaz boru hattında meydana gelen zarar nedeniyle sigortalı şirkete ödenen 35.050,58 TL zarar miktarının, davalı idareden tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın;

davalı idarelerin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini usulüne uygun olarak yürütüp yürütmediğinin, davacının zarar görmesinde adı geçen kamu idaresinin kamu hizmetini geç, eksik veya yetersiz yürütmesi nedeniyle hizmet kusurunu ve sorumluluğunu gerektirecek bir husus olup olmadığının saptanması suretiyle çözümlenecek olması sebebiyle idare hukuku ilkelerine göre ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-b maddesinde sayılan tam yargı davası kapsamında görülüp çözümlenmesi gerektiğinden, tam yargı davası niteliğinde olan bu davanın görüm ve çözümünde idari yargı merciileri, dolayısıyla mahkememiz görevli bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle davalı idarenin görev itirazının reddine, mahkememizin bu uyuşmazlıkta görevli olduğuna... " yönelik karar verildiği, Erzurum İdare Mahkemesinin kararı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı YY-2018/16366 Sayı, 03/05/2018 tarihli kararında: "Davacı tarafından,

06/11/2016 tarihinde Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (...) ekipleri tarafından gerçekleştirilen kazı çalışmaları sırasında yangın poliçesi ile sigortalanmış bulunan doğalgaz boru hattında meydana gelen zarar nedeniyle sigortalı şirkete ödenen 35.050,58 TL zarar miktarının tazmin edilmesi istemiyle davalı idareler aleyhine açılan davada davalılar vekili tarafından adli yargı mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin olarak yapılan görev itirazının reddi üzerine görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.20/11/1981 gün ve 2560 sayılı İstanbul Su ve

Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 1.maddesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (...) Genel Müdürlüğü kurulduğu, ...'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine haiz bir kuruluş olduğu, ... personelinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi bulunduğu belirtilmiş.

2.maddesinin (b) bendinde "b) Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların depolanacak veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak;

kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakımı ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilmelere girişmek", (d) bendinde "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve konulardaki yetkileri kullanmak ", ...'nin görev ve yetkileri arasında sayılmış. 4.maddesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisinin, ...

Genel Kurulu olarak görevli ve yetkili olduğu açıklanmış, ek 5.maddesinde bu kanunun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı belirtilmiştir.

2560 Sayılı Kanunun Ek 5. Maddesinin açık hükmü karşısında davalı ... Genel Müdürlüğünün bir kamu tüzel kişisi olduğu ve bir kamu hizmetinin ifası ile görevlendirildiği kuşkusuzdur.

İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projenin hukuka aykırı olduğu nedeniyle iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak davalar ile idarenin aynı plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak davaların görüm ve çözümünün, iptal ve tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.

Olayda, davacı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan, doğal gaz boru hattında, davalı ... ekipleri tarafından gerçekleştirilen kazı çalışmaları sırasında gerçekleştiği iddia edilen olay sonucu meydana gelen toplam 35.050,58 TL tutarındaki maddi zararın faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Anayasanın 125.maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış olup, bununla birlikte idarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda düzenlenişinde veya işleyişinde nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusurunun hizmetin kötü işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleştiği ve bunun idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açtığında kuşku bulunmamaktadır.

Öte yandan, kamu hizmetinin, yönetimine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, kamu yararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru yada başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının yargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesinde "idari dava türleri" arasında sayılan "idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davası" kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir." yönünde karar verilerek davanın görülmesi gereken yerin idari yargı olduğu yönünde tespitte bulunulduğu,

Yargıtay Genel Kurulu, Erzurum İdare Mahkemesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı tespitler dikkate alındığında davalı Erzurum Büyükşehir Belediyesine karşı açılacak davalarda İdare Mahkemesinin görevli olduğu, her ne kadar itirazın iptali davaları Adli Yargıda çözüme kavuşturulacak uyuşmazlıklardan olsa da, içtihatlar ve yargı kararları dikkate alındığında davacının idari yargıda açması gereken bir davayı açmadan icra takibinde bulunmasının yapılan icra işleminde bir usul eksikliği yaratacağı, mevcut durumda usulüne uygun bir icra takibinin olmadığı,

icra takibine bağlı bir itirazın iptali davasından bahsedilebilmesi için usulüne uygun yapılmış bir takip ve buna bağlı bir itirazın olması gerektiği, ancak davacının usulüne uygun bir takip yapmaması nedeniyle dava şartlarının yerine gelmediği, her ne kadar Uyuşmazlık Mahkemesinin 2019/...

Esas ve 2019/... karar nolu 25/03/2019 tarihli ilamında "...İcra ve İflas Kanunu'nun değişik 67.maddesine göre açılan itirazın iptali davasının görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır..." denilmiş ise de kararda yapılan tespitin davanın görüm yerinin adli merciler olduğu yönünde olduğudur. Ancak dava şartlarının tespitinin davaya bakan mahkemede olduğunda da şüphe yoktur.

Kaldı ki mevcut dosyamızda idari yargı yolundan alınmış bir ilam olmadan icra takibi yapılmıştır. Ancak yargılama usulü gereği davacının kanun koyucu tarafından belirlenmiş bir usul yoluna başvurmadan icra takibi yapması durumunun kanunu dolanmak eylemine vücut vereceği de şüphesizdir.

Belirtilenler ışığında yargı kararları arasında bir çelişki bulunmadığı yönündeki tespitlerimizle birlikte davanın dava şartları yönünden eksik kaldığı anlaşılmakla, dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesiyle " Dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği mahkemece davanın esasına girilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE

Dava, sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın haksız fiil sorumlusundan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Dava, davacı şirket tarafından sigortası yapılan doğalgaz hattında oluşan hasar sebebiyle davacı tarafından ödenen bedelin tahsili amacıyla Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulduğu belirtilerek, davalı idarenin yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemiyle açılmış, ilk derece mahkemesince davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle dava şartları bulunmadığından davanın reddine karar verildiği, karara karşı istinafa başvurulduğu görülmektedir.

Dosyamız ile aynı konuda Uyuşmazlık Mahkemesince 13/07/2020 tarihinde verilen 2020/... E.-2020/... K. Sayılı ilamda;" 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İlamsız takip” başlıklı Üçüncü Bap, 42-49. maddelerinde takip yöntemleri gösterilmiş; değişik 58. maddesinde, takip talebinin icra dairesine yazı ile veya sözlü olarak veya elektronik ortamda yapılacağına işaret edilmiş, değişik 60. maddesine göre, takip talebi üzerine icra müdürünce ödeme emri düzenleneceği ve 62-65. maddelerde itiraza ilişkin hükümlere yer verilmiş olup, değişik 66. maddede, süresi içinde yapılan itirazın takibi durduracağı kurala bağlanmıştır.

İtiraz nedeniyle takibin durması üzerine alacaklıya, itirazın iptali için Yasada iki yola başvurma olanağı tanınmış olup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak, ikincisi ise 68, ek 68/a ve ek 68/b maddelerine göre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasını istemektir.

İncelenen uyuşmazlıkta alacaklı konumundaki davacı tarafından, değişik 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak suretiyle itirazın iptali davası açılmıştır.

Söz konusu 67. Madde: Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.

Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır” hükümlerini taşımaktadır.

Anılan Yasanın değişik 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur” denilmekte olup, yukarıda hükmü yazılı 67. maddede sözü edilen “mahkeme” ile icra dairesinin bulunduğu yargı çevresi bakımından bağlı olduğu asliye mahkemesinin anlaşılması ve takip hukukuna özgü bulunan itirazın iptali davasının asliye mahkemesinde görülmesi gerektiği açıktır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinde, idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır.

Bu duruma göre, İcra ve İflas Kanunu’nun değişik 67. maddesine göre açılan itirazın iptali davasının görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümü adli yargı yerinin görevine girdiğinden Erzurum 3. İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 20.11.2019 gün ve E:2019/..., K:2019/... sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir." denilmektedir.

Bu itibarla eldeki itirazın iptali davasının esas yönünden incelenmesi gerekirken yargı yolu dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın esas yönünden incelenmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-3. maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,

2-HMK'nın 353/(1)-a maddesi gereğince dava dosyasının Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Kararın kaldırılması nedeniyle başvuru sırasında alınan peşin karar harçlarının talepleri halinde başvuru sahibine iadesine,

4-İstinaf başvurusu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,

5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,

6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

7-Gerekçeli kararın tebliği ve harç iadesi işleminin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/685, K. 2024/685, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  8. Delillerin Tartışılması, Hukuki Sebepler Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/685
Karar No
2024/685
Tarih
28 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/685 K.2024/199
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/685 K.2024/349
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/686 K.2024/286
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/686 K.2024/338
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/687 K.2024/257
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/688 K.2024/231

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.