KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/727
- Karar no
- 2024/479
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/11/2021 (Karar
- Numarası
- 2019/313 Esas, 2021/430 Karar
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden
Karar Metni
1.041 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Kaynaklanan (İtirazın İptali) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesini özetle: müvekkili olan ... Bankası A.Ş ..... Şubesi ile ... Et Ürün. Can. Hay. Teks. Tic. Ve San.
A.Ş arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, ... ve ...'ün anılan sözleşmeleri imzalayarak müteselsil kefil olduklarını, davalı firma ve kefillerin sözleşmelerden kaynaklanan borçlarını ödememeleri üzerine 21/04/2019 tarihinde hesaplarının kat edildiğini, ...Fonu A.Ş'nin kefaletli ...-....... numaralı Taksitli Ticari Kredi Borcu için Erzurum ...
Noterliğinin 22/04/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara ihtar edildiğini, bahsi geçen ihtarnameye rağmen Müvekkil banka alacağının ödenmemesi üzerine ...-....... numaralı Taksitli Ticari Kredi borcundan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2019/...Esas sayılı dosyası üzerinden 3.322.363,76 TL tutarlı genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın ise bu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olduklarını, dava şartı olarak arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşma sağlayamadıklarını,
davalı kefillerin imzalamış olduğu Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi ile borcun kefalet limiti ve fer'ileri oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını kabul ve taahhüt ettiklerini, takibe konu borcun miktarı kefalet limitinin altında olduğunu bu nedenle borcun tamamından sorumlu olduklarını ve bu nedenler neticesinde davalı tarafın icra takibine yapmış oldukları haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile takibin devamını ve davalıların takip miktarının %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm dosyası kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının kredi genel sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, borçluların takibe yönelik itiraz etmeleri üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek davalıların itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Yargılamanın devamı sırasında davacı vekili, davalı taraf ile konkordato dosyası kapsamında anlaşma sağladıklarını, davalıların bu anlaşma uyarınca icra takibine yapmış oldukları itirazlardan vazgeçtiklerini, takibin bu haliyle kesinleştiğini, davanın konusuz kaldığını, kendilerinin %20 oranında icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olduğunu beyan ettikleri, davalılar vekilinin sunmuş olduğu beyan dilekçesinde de itirazlarından vazgeçtiklerini ve takibin kesinleştiğini beyan ettikleri, davanın açılmasından sonra davalıların icra takibine yönelik itirazlardan vazgeçmeleri nedeniyle takibin kesinleştiği,
bu haliyle davanın konusunun kalmadığı anlaşılmakla konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına sebebiyet verilmesi, takibin itiraz üzerine durdurulması ve davalıların itirazlarından vazgeçmiş olmaları nedeniyle haksız ve kötü niyetli oldukları anlaşıldığından asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline" gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; sunmuş oldukları Borç Tasfiye Protokolü gereğince müvekkillerinin aleyhlerine yapılan icra takibine yapmış oldukları itirazdan vazgeçtiklerini, mahkemeye sunmuş oldukları dilekçe de davacı tarafın ve kendilerinin vekalet ücreti talebi olmadığını beyan ettiklerini, ayrıca tarafların aralarında yapmış oldukları protokole rağmen davacının icra inkar tazminatı talebinin kabul edilebilir olmadığını, protokolün her iki taraf için de bağlayıcı olduğunu, kararın eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile verildiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava; kredi genel sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf genel kredi genel sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlattıkları takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, davalıların itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında tarafların 28/05/2021 tarihli "Borç Tasfiye Protokolü" ile anlaşması nedeniyle ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın 331 inci maddesinde davanın esastan sonuçlanmadığı hallerde yargılama giderlerine ne şekilde hükmedileceğine özel olarak yer verilmiş olup maddenin ilk fıkrasında "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda, yargılama aşamasında davacı banka ve davalıların anlaştıkları ve davalıların anlaşma uyarınca icra takibine yapmış oldukları itirazlardan vazgeçtiklerini ve takibin kesinleştiğini, davalılar vekilinin 25/10/2021 tarihli dilekçesinde davacı tarafın ve kendilerinin vekalet ücreti talebi olmadığını bildirdiği, davacı vekilinin duruşma da ve 26/10/2021 tarihli dilekçesinde icra inkar tazminatı ve yargılama gideri taleplerinin devam ettiğini bildirdiği, davacının dava açıldığı tarihte dava açmakta haklı olduğu, HMK'nın 331 inci maddesi uyarınca davalılar aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin doğru olduğu,
takibin itiraz üzerine durdurulması ve davalıların itirazlarından vazgeçmiş olmaları nedeniyle haksız ve kötü niyetli oldukları anlaşıldığından asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyaya sunulan protokolde davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi ve yargılama giderleri talebi olmadığına dair bir kabulünün bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/727, K. 2024/479, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama