KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
- Dosya no
- 2023/1567
- Karar no
- 2025/959
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/.../2022 (Dava), 06/12/2022 (Karar
- Numarası
- 2022/515 Esas, 2022/741 Karar
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar Metni
1.266 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davacı müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşme gereğince en son ödemeye ilişkin çek gününde taraflarına 3.000.000,00 TL bedelli Kırıntı Yağ/Sabunluk Yağın tesliminin tamamlanması gerektiğini, ancak 13/.../2022 tarihine kadar ilgili ürünlerin tamamı davacı müvekkile teslim edilmediğini, tarafların ticari defter kayıtları incelendiğinde davalı tarafın edimlerini yerine getirmediğinin tespit edileceğini, davacı müvekkilinin cari hesap üzerinde yapılan inceleme de davacı müvekkili tarafından davalıya toplamda 4.654.473,00 TL ödeme yapıldığını, karşılığında 4.245.628,90 TL karşılığında mal teslim edildiğini,
müvekkilinin davalı taraftan alacağı bulunduğunu, bu sebeple 18/.../2022 tarihli 375.000,00 TL bedelli çekin ve de bakiye alacak miktarının iadesi için Bursa ....Noterliğinin 13/.../2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa ihtarda bulunulduğunu, Ancak davalı tarafça ihtarnamenin kendilerine ulaşması ile şirket yetkilisi müvekkil şirket yetkilisini arayarak çekin ödenmesi konusunda baskı da bulunduğunu, davacı müvekkil tarafından çekin bedelsizliğini ileri sürdüğünü, davalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini belirtilerek çekin iadesi istenildiğini, taleplerinin kabul görmediğini,
bedelsiz kalmış olan söz konusu çekin, davalı tarafça takibe konması konusunda endişelerinin olduğuna, bu nedenle herhangi bir takip açılmadan önce menfi tespit davasını açtığını, davacı müvekkilinin 18/.../2022 tarihli 375.000,00 TL bedelli çek yönünden menfi tespit davası hükümleri uyarınca davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalı tarafça kambiyo senedinin icraya konu edilmesi halinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı yan üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, yapılan sözleşme gereğince müvekkil firmanın teslim yükümlülüğü çeklerin ödemesinin akabinde doğduğunu, her iki tarafa borç yükleyen bu sözleşmede teslim edimi davacının ediminden sonra olduğunu, ticaret süreç içerisinde de böyle devam ettiğini, son çek ödeme gününde ödenmediğini müvekkilin de mal teslimini gerçekleştirmediğini, çek vadesinden bir gün önce ihtarname düzenlendiğini ve tebliğe çıkarıldığını, bu ihtarnamenin çek vadesinin günü olan 14...2022 tarihinde ulaşmasının mümkün olmadığını, davacının bu anlamda kötü niyetli olduğunu,
dava dilekçesinde çekin ödeme gününden bahsedildiği fakat vadesine ilişkin herhangi bir izahat yapılmadığını, müvekkiline teslim edilen çeklerin ödenmeyeceğini müvekkilin önceden bilebilmesi mümkün olmadığını, ibraz edildiği anda çekin karşılıksız olduğu ortaya çıktığını, davacının kötüniyetli biçimde bu durumu bildiği halde vadeden bir gün önce ihtarname göndererek hakkını kötüye kullandığını, müvekkilinin ödenmeyen çek karşısında karşı tarafa mal tesliminde bulunması mümkün olmadığını, ödenmeyen çek halinde de müvekkilinin sebepsiz zenginleştiği iddiasında bulunulması tarafça anlaşılmadığını,
bu ticari ilişkide zararlı olan müvekkilinin olduğunu, müvekkilinin bu ticari ilişkiye güvenerek planlamasını yaptığını ve başka talepleri geri çevirdiğini, davacı tarafın çeki ödenmeyeceğini ve sözleşmeden dönmek istediğini taraflarına önceden bildirilmiş olsa idi ve müvekkilin de bu duruma göre ticari hayatını planlayıp zarar etmeyeceğini, bu durumda bozulması muhtemel olan ürünler müvekkilinin elinde kalmış olup müvekkil ciddi zarara uğradığını, davanın haksız ve hukuka aykırı açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince, " ...Dava, davacının ...Bankası ...Sanayi Sitesi Şubesine ait ... seri numaralı, 14/.../2022 tarihli ve 375.000,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan "Satış Sözleşmesi" başlıklı ve 18/06/2022 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; sözleşmenin konusunun sabunluk yağ ve kırıntı yağ alım ve satımına ilişkin olduğu, alıcının davacı satıcının ise davalı olduğu, alım satıma ilişkin fiyatların sözleşme ile belirlendiği, alıcının ürün karşılığında satıcıya 5 adet çek vermeyi taahhüt ettiği anlaşılmıştır.
Yine sözleşmenin "Ödeme Şekli ve Teslim Zamanı" alt başlıklı 3.maddesinde; sözleşme konusu ürünlerin en son çekin ödeme tarihine kadar teslim edileceği kararlaştırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan sabunluk yağ ve kırıntı yağ alım satımına ilişkin sözleşmeye istinaden davacının davalıya 5 adet çeki sözleşmenin imzalama aşamasında teslim ettiği, dava konusu edilmeyen 4 adet çek karşılığında alınan malların teslim edildiğine dair taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı,
...Bankası ...Sanayi Sitesi Şubesine ait ... seri numaralı, 14/.../5/2022 tarihli ve 375.000,00 TL bedelli çeke istinaden teslim edilecek malların sözleşme hükümlerine göre en geç çekin ödeme gününe kadar tesliminin gerektiği, çekin ödeme tarihinin 14/.../2022 olduğu ve malların bu tarihe kadar teslim edilmediğinin tarafların kabulünde olduğu ve davalının edimini yerine getirmemesinin haklı bir nedene dayandığını ispat edemediği anlaşılmakla davacının ...Bankası ...Sanayi Sitesi Şubesine ait ... seri numaralı,
14/.../2022 tarihli ve 375.000,00 TL bedelli çekten borçlu olmadığının tespitine ve çekin davacıya iadesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " DAVANIN KABULÜ İLE. 1-Davacının davalıya ...Bankası ...Sanayi Şubesine ait ... seri numaralı ve 375.000,00 TL bedelli çekten borçlu olmadığının TESPİTİNE ve çekin davacıya İADESİNE, " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yapılan sözleşme gereğince müvekkili firmanın teslim yükümlülüğü çeklerin ödemesinin akabinde doğacağını, her iki tarafa borç yükleyen bu sözleşmede taraflarının teslim edimi davacının ediminden sonra olduğunu, son çek ödeme gününde ödenmediği için hali ile müvekkilince de mal teslimini gerçekleştirmediğini, davacı tarafça da belirtildiği üzere çek vadesinde bir gün önce ihtarname düzenlendiğini ve tebliğe çıkarıldığını, bu ihtarnamenin çek vadesinin gününde yani 14...2022 tarihinde ellerine ulaşmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın bu anlamda kötü niyetli olduğunu,
dava dilekçesinde yalnız çekin ödeme gününden bahsedildiğini, fakat vadesine ilişkin herhangi bir izahat yapılmadığını, müvekkiline teslim edilen çeklerin ödenmeyeceğinin müvekkilinin önceden bilebilmesinin mümkün olmadığını, ibraz edildiği anda çekin karşılıksız olduğunun ortaya çıktığını, davacı kötüniyetli biçimde bu durumu bildiği halde vadeden bir gün önce ihtarname göndererek hakkını kötüye kullandığını, ihtarname hususu yerel mahkemece dikkate alınmadığını, müvekkilinin ödenmeyen çek karşısında karşı tarafa mal teslimine bulunamayacağını, bu ticari ilişkide zararlı olanın müvekkili olduğunu,
bu husus ile alakalı olarak dava ve talep hakkının saklı olduğunu, davacı taraf çekin ödenmeyeceğini ve sözleşmeden dönmek istediğini taraflarına bildirmiş olsa idi ve müvekkilinin de bu duruma göre ticari hayatını planlayıp zarar etmeyeceğini, bu durumda bozulması muhtemel olan ürünlerin müvekkilinin elinde kaldığını, müvekkilinin ciddi zarara uğradığını, çekin ibrazı ve yapılan karşılıksız işlemi taraflarının sorumluluğunda olmadığını, sözleşmeye göre 14...2022 tarihinde çek ödenmesi akabinde müvekkilince mal teslim ediminin yerine getirileceği vaadinde bulunulduğunu, davacı tarafın rızası ile çekleri teslim ederek ve sözleşmeyi kurduğunu,
mahkeme sözleşmeyi hatalı biçimde müvekkilinin aleyhine olacak şekilde yorumladığını, mahkemece ticari faaliyetler sırasındaki yerleşik teamüller görmezden gelinerek, durumun tam tersi biçimde yorumlandığını, davacının borçlu olmadığı kabul edilse bile bu durumdan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ve müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığından ve apaçık biçimde davacının bu davanın açılmasına vesile olduğundan dolayı müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, kıymetli evrak nedeniyle menfi tespit davasıdır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1567, K. 2025/959, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama