KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2026
- Dosya no
- 2024/1056
- Karar no
- 2026/13
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/04/2024 (Karar
- Numarası
- 2022/411 Esas, 2024/192 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
926 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların kurmuş olduğu adi ortaklığa müvekkili tarafından hizmet verildiğini, hizmet sonucu kesilen faturaların davalılar tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla davalılar hakkında Erzurum ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/...esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların takibe haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, davalıların alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oluşturduğu adi ortaklığın ... 553 Adet konut inşaatı işini üstlendiğini, davacı şirket ile adi ortaklık arasında 17/04/2021 tarihli Yol İmalatı Alt Yüklenici Sözleşmesi imzalandığını, davacının yaptığı işlere karşılık toplam 598.626,30 TL tutarında faturalar düzenlediğini, taraflar arasındaki ticari ilişki sonucunda 20/12/2021 tarihi itibariyle 100.357,81 TL bakiye borç kaldığını, davacının Erzurum ...
İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyası ile 148.625,00 TL üzerinden takip başlattığını, ödeme emrinin iptali için açılan davada icra takibinin iptaline karar verildiğini, 06/01/2022 tarihinde müvekkilleri tarafından davacının banka hesabına 100.357,81 TL ödeme yapıldığını, davacının iş sonucunda düzenlediği fatura bedellerinin tamamen ödendiğini, müvekkillerinin davacı tarafa borcu bulunmadığını, adi ortaklık tarafından kesinlen iade faturanın davacı tarafından mahsup edilmediğini, adi ortaklığın temerrüde düşmediğini, takip öncesi temerrüt faizinin talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini,
davacının haksız icra takibi nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
YEREL MAHKEME KARARI
Mahkemece, "... Davacı ile davalının ticari defterleri ve davalı tarafından sunulan 9 adet dekonttan anlaşılacağı üzere, davacının 598.626,30 TL alacağının olduğu, davalıların davacıya 550.357,81 TL tutarında ödeme yaptığı sabittir.
Davalı vekilinin 33.276,00 TL tutarındaki faturaya ilişkin beyanları yönünden değerlendirme yapılması için davacı tarafa 2022 yılı ticari defterlerini de ibraz etmesi için süre verilmiştir. Ancak davacı taraf 2022 yılı ticari defterlerinin deprem nedeniyle zayi olduğunu ve bunun için zayi belgesi alınması adına başvuru yaptıklarını beyan etmiştir. Bu beyan üzerinde davalı ve davacının BA-BS formları dosya arasına alınmıştır. Davacının BA formunun incelenmesinde davalı adi ortaklık tarafından gönderilen 33.276,00 TL (KDV hariç 28.200,00 TL) tutarındaki faturayı vergi dairesine bildirdiği anlaşılmaktadır. Yani davacı vekilinin iade faturası olarak belirttiği bu fatura davacı tarafından kabul edilerek kayıtlarına işlenmiştir.
Yukarıda ayrıntısı belirtilen 550.357,81 TL tutarındaki ödemeler ve davalının BA formuna işlediği 33.276,00 TL tutarındaki fatura dikkate alındığında davacının davalılardan 14.992,49 TL tutarında bakiye alacağının olduğu anlaşılmaktadır. TBK'nin 117/1.
Maddesi "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer." şeklinde düzenlendiğinden ve davacı tarafından davalılara bir ihtarname gönderilmediğinden temerrüt faizi talep edilemeyeceğinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulü ile. Davalıların Erzurum...
İcra Dairesi'nin 2022/...esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 14.992,49 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazla istemin reddine, Hükmedilen tutarın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut bilirkişi raporunda müvekkil firmanın davalılardan hak ve alacağının " alacağının 48.595,97 TL olması gerektiği" şeklinde belirtilmesine rağmen mahkemece bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını ve aksine karar verildiğini, davalı taraf her ne kadar "Hizmet Faturasının" iadesinin yapıldığını belirtmişse de alınan bir hizmetin iade edilemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, bu hususta ki beyanlarının yerel mahkemece dikkate alınmadığını,
davalı tarafın art niyetli olarak müvekkil firma ile iş ilişkilerinin bozulmasına müteakip müvekkilinden almış olduğu hizmetler için iade faturası düzenleyerek TMK kapsamında bulunan dürüstlük ve iyiniyet kavramlarından bihaber hareket edildiğini, mahkemece bu hususun dikkate alınmadan karar verildiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura dayanak yapılarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde davalıların kurmuş olduğu adi ortaklığa müvekkili tarafından hizmet verildiğini, hizmet sonucu kesilen faturaların davalılar tarafından ödenmediğini, iddia ederek itirazının iptalini talep ettiği, davalılar vekilinin cevap dilekçesinde davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının BA formunda davalı adi ortaklık tarafından gönderilen 33.276,00 TL (KDV hariç 28.200,00 TL) tutarındaki faturayı vergi dairesine bildirdiği,
bu haliyle iade faturasının davacı tarafından kabul edilerek kayıtlarına işlendiği, mahkemenin bu doğrultuda iade edilen miktarı toplam alacak miktarından mahsup ederek sonuca gitmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1056, K. 2026/13, 7 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama