KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/843
- Karar no
- 2024/1698
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/02/2024 (Karar
- Numarası
- 2021/44 Esas, 2024/131 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.926 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 22.07.2019 tarihinde ... karayolunda yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkilinin yaralandığını, kaza sonrasında müvekkilinin Erzurum ... Hastanesinde tedavi gördüğünü ve kalıcı maluliyeti oluştuğunu, ...
Tarım ve Ormancılık Müdürlüğünde görev yapan müvekkilinin, görev dönüşünde, sürücü tarafından viraja girerken direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi nedeni ile kazanın meydana geldiğini, kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazaya karışan araç ... plakalı araç olup Karayollan Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının davalı şirket tarafından yapıldığını, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin malul kaldığını, müvekkilinin bu süreçte tedavi gördüğünü ve geçici iş gücü kaybı meydana geldiğini,
maluliyeti olduğu içinde sürekli iş gücü kaybı olduğunu, müvekkilinin meydana gelen zararının karşılanması için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ve 23.10.2019 tarihinde davalıya tebliğ yapıldığını, ...no.lu hasar dosya numarası açıldğını anacak anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin tazminatı için arabulucuya başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, davacı için trafik kazası nedeni ile geçici ve sürekli iş gücünden kaynaklı, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile, 6100 Sayılı Kanunun 107.
Maddesine göre belirlenecek maddi tazminat tutarının belirlenerek şimdilik harca esas olmak üzere 1.000,00-TL, 22.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, kanunda öngörülen başvuru şartı gerçekleşmediğini, müvekkili şirkete sigortalı olan araç, işbu kazanın meydana gelmemesi için elinden gelen tüm özeni gösterdiği,
gerekli tedbirleri almasına rağmen söz konusu kazanın oluşmasına engel olamadığını, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının kabul edilemeyeceğini, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacının kalıcı maluliyeti söz konusu ise; davacının maluliyeti “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe” göre tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararlarından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, sürekli sakatlık tazminatı belirlenirken;
vergilendirilmiş gelir yoksa asgari ücret baz alınması gerektiğini, asla davayı ve talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla huzurda ki davada, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve eki olan “TRH 2010 Tablosu” uygulanması gerektiğini, davacı yana SGK Tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti için ilgili SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılması gerektiğini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı dava konusu kazada araçtan dışarı fırlamış olmasından açıkça anlaşıldığını,
öncelikle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın, başvuru şartı yasada belirtildiği şekilde yerine getirilmediği için usulden reddine, her halükarda açıklanan nedenler doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda.
"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'e göre yaptırılmıştır.
Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Tarafların dava konusu trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur durumlarına ilişkin yapılan değerlendirmede, Sürücü ...'nın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmış, soruşturma dosyasında yer alan ifadelere göre davacının emniyet kemeri takmadığı " gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulü ile. 233.287,04-TL maddi tazminatın 13/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...
Tarım ve Ormancılık Müdürlüğünde görev yapan müvekkilinin görev dönüşünde, sürücü tarafından viraja girerken direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi nedeni ile kazanın meydana geldiğini, kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin malul kaldığını, müvekkilinin sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, anlaşılamaması nedeniyle arabulucuya başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığı için dava açıldığını, mahkemece yapılan müterafik kusur indiriminin kabul edilemeyeceğini,
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirdiğini ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılmasının, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenerek yerleşmiş bulunduğunu, zararın meydana gelmesinde veya artmasında emniyet kemerinin takılıp takılmamasının etki etmediğini,
müterafik kusurun varlığı kabul edilse dahi reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, hesap yöntemi, maluliyet tespitinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ...
Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketçe sigortalanan ... plaka sayılı dava dışı araç sürücüsü ...'nın kusurunun bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu,
sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluk bulunmamakla birlikte sigorta şirketleri ancak sigortalının kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğunu, işbu sebeple, sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğu için müvekkili şirkete de herhangi bir sorumluluk düşmediğini, davacının %2 oranında sürekli iş göremez kaldığı yönündeki değerlendirmenin kabulününü mümkün olmadığını belirlenen oranın fahiş olduğunu, geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının geçici iş göremezlik,
bakıcı gideri ve tedavi gideri zararına ilişkin tüm sorumluluğun sosyal güvenlik kurumunda bulunduğunu, davacının devlet memuru olup geçici iş göremezlik döneminde de maaşını almaya devam ettiğinden zararı oluştuğunun düşünülemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda pasif dönemde gelir vergisi ve damga vergisi istisnası düşülmeden hesap yapılarak hesapta hataya düşüldüğünü, hükme esas alınan hesap raporunda kullanılan TRH 2010 tablosu ve progresif rant sisteminin hatalı olduğunu, TRH 2010 tablosu ve.
1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, davaya konu kaza trafik iş kazası olup davacı yana SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ancak dava tarihinden itibaren işleyecek faize hükmedilebileceğini belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanarak malul kalan davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde, davacının ...
Tarım ve Ormancılık Müdürlüğü'nde görev yaptığını, 22.07.2019 tarihinde görevden döndükleri sırada, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ve davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda malul kaldığını, zararın giderilmesi için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ve 23.10.2019 tarihinde davalıya tebliğ yapılmış ise de anlaşma sağlanamadığını, belirterek, 6100 Sayılı Kanunun 107.
Maddesine göre belirlenecek maddi tazminat tutarından şimdilik 1.000,00-TL' nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde, dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından,
kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacının olay nedeni ile maluliyetinin bulunup bulunmadığının alınacak rapor doğrultusunda tespit edileceğini, davayı ve talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla huzurdaki davada, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve eki olan “TRH 2010 Tablosu” uygulanması gerektiğini, davacı yana SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitinin gerektiğini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığının,
araçtan dışarı fırlamış olmasından açıkça anlaşıldığını ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının müterafik kusuru gözetilerek, davanın kısmen kabulü ile.
233.287,04-TL maddi tazminatın 13.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, karar karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinafa başvurulduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin incelenmesi sonucunda, davacı tarafça dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunularak dava şartının yerine getirilmiş olduğu, Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 25.01.2023 gün ve...-...-2023/... nolu kusur raporunda sigortalı araç sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu,
mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişisi tarafından düzenlenen 13.01.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda, davaya konu poliçenin 01.06.2015 yürürlük tarihli genel şartlar değişikliği sonrası tanzim edilmesi nedeniyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarınca benimsenen TRH-2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılmadan hesaplama yapılmasının yerinde olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Dairesi Başkanlığının 08.08.2022 gün ve ... sayılı maluliyet raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %2 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği,
davacının maluliyetinin tespitinin kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre yapıldığı, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmadığı gibi, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmış olması nedeni ile davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün anlaşılması karşısında davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mükerrer ödemenin ve sebepsiz zenginleşmenin önlenmesi, gerçek zararın tespiti amacı ile ... Tarım ve Ormancılık Müdürlüğü'nde çalıştığı anlaşılan davacının geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını alıp almadığı, geçici iş göremezlik süresi için ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise ne kadar süre için yapıldığı ve ne zaman tekrar çalışmaya başladığı araştırılmadan karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12137 Esas- 2024/7938 Karar s.y kararı)
Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin incelenmesi sonucunda, davaya konu trafik kazası nedeni ile ...
Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sırasında dinlenen tanık beyanlarından davacının kaza esnasında araçtan fırladığı, dolasıyla emniyet kemerinin takılı olmadığının anlaşılması karşısında mahkemece, müterafik kusur indirimi yapılarak tazminata hükmedilmiş olmasında hatalı bir yön bulunmamakta ise de davacı lehine hesaplanan tazminattan, müterafik kusur nedeniyle mahkemece yapılan indirim sonucu belirlenen tazminat tutarı hüküm altına alınırken, davanın kısmen reddine karar verildiğinden, davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiği,
oysa 6098 sayılı TBK 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan ve hakimin takdirine dayalı hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği göz önüne alınması gerekirken, davalı yararına müterafik kusurdan dolayı reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12901 Esas- 2024/4424 Karar s.y kararı)
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin istinaf sebeplerinin kısmen kabulü ile, yerel mahkemenin istinafa konu kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, dosyanın, gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden yargılama yapılması için HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/843, K. 2024/1698, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama