KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Mart 2026
- Dosya no
- 2025/114
- Karar no
- 2026/464
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/02/2024 (Dava), 28/11/2024 (Karar
- Numarası
- 2024/62 Esas, 2024/502 Karar
- Dava
- Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi
- Karar yazım tarihi
- 23/03/2026
Karar Metni
1.014 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından 01.12.2022 tarihli 128.000,00 TL satın alındığı yazılımının amacının e-ticaret
entegrasyonunu sağlayarak daha geniş kitlelere ulaşmak ve ticari faaliyetleri kolay şekilde
gerçekleştirmek olduğunu, sözleşme konusu program ile şirketlerin; satış yaptığı
pazaryerleri arasındaki veri aktarımının ve iletişimin sağlanacağı, hem pazaryerleri hem de web
sitesinden alınan verilerin kullanılan diğer uygulamalara aktarılarak tüm sistemin koordineli
şekilde çalışmasının sağlanacağı, mağaza ve e- ticaret kapsamındaki satışlarda stok bilgisinin
güncel tutulacağı taahhüt ettiğini, davalı şirketin
"...." isimli web sitesi adresinde de program
amacının içeriği .... Hizmeti olarak anılan madde kapsamında şu şekilde açıklandığını; "o İş ortaklığı yaptığınız firmalarla aranızdaki e-ticareti sağlayan .... ile tedarikçileriniz,
bayileriniz ve müşterilerinizle ortak dili konuşarak iş süreçlerini anlık ve etkin bir şekilde
yöneteceksiniz.
Satış mağazanızın 7/24 online ve ulaşılabilir olması ile ticaretiniz hiç durmayacak.
.... sistemimizin tam entegrasyon yapısı ile gelen siparişleri daha hızlı karşılayacak, depo
ve üretim bandını daha hızlı takip edecek, faturalama ve sevkiyatı sorunsuz hale getirecek,
maksimum müşteri memnuniyeti sağlayacaksınız." taraflar arasında imza edilen sözleşme gereğince kararlaştırılan sözleşme bedelinin müvekkili şirket tarafından davalı tarafa ödendiğini, müvekkili e-ticaret/pazayeri faaliyetine ilişkin altyapısını tamamladıktan sonra, programın bu
özelliğini kullanmak istediğini ancak bu özelliğin aktif olmadığını fark ettiğini, bunun üzerine satıcı
davalı ile irtibata geçtiğini fakat davalının ekstra ücret talep ettiğini, müvekkilinin satış yapılırken ve
tanıtım ilanlarında pazaryeri uygulamasının da fiyata dahil olarak satıldığını bildirmiş olmasına
rağmen, davalı firmanın ekstra ücret talebini sürdürdüğünü ve müvekkiline bu hizmeti sunmadığını, davalı tarafça söz konusu ayıp giderilmediği gibi ödenen bedelin iadesinin de yapılmadığını, bu nedenlerle bahse konu ayıp nedeniyle satın alınan yazılım programı için müvekkili şirket tarafından ödenen 128.000,00 TL bedelin fatura tarihi olan 02/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, satılan üründe gizli ve açık ayıp olmadığını, bu itirazlar baki kalmak üzere, TTK 18/2 maddesine göre basiretli bir tacir gibi hareket etmeli, varsa üründe bir eksiklik belirtilen yollarla satıcıya hemen bildirilmesi gerektiğini, davacının ise işletmesinde ticari programı 1 yıl kullandığını, bu sürede kendisine eğitim, teknik destek ve sözleşmede yazıldığı üzere bakım hizmetleri verildiğini, varsa bir eksikliğin, faaliyetini devam ettiren bir firmada bir yılda görülmemesinin mümkün olmadığını, bu nedenle öncelikle açılan davaya zamanaşımı itirazında bulunduğunu,
yine davacı arada geçerli olan sözleşmeyi TTK 18/3.
Madde hükümlerine göre feshetmediğini, ortada cari bir sözleşme olduğunu, ürünü halen kullanmaya devam ettiğini, açılan davanın usul yönünden reddi gerektiğini, ürün satılıp kurulduktan ve sözleşmedeki tüm yükümlülükler yerine getirildikten bir yıl sonra, satış sözleşmesi ve faturada beyan edilen ürün dışında talepte bulunulduğunu, talebin sözleşmeye aykırı olduğu ve böyle bir ürün programda bulunmadığı için kabul edilmediğini, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden, kabul edilmediği takdirde esastan reddi ile,
yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince, " ...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı şirket tarafından davalı şirketten satın alınan program içeriğinde eksik ürün olduğundan bahisle işbu davanın ikame edildiği, satın alınan programda ... hizmetinin de olduğunu iddia eden davacı, söz konusu program içeriğinde anılan hizmetin olmadığını ve fakat davalı ile yapılan sözleşmeye göre bu hizmetin de bedelinin kendilerince ödendiğini iddia ettiği, davalı taraf ise söz konusu ...hizmetinin davacı şirkete satılmadığını, satılan program paket içeriğinde anılan hizmetin yer almadığını,
bu hizmetin bedelinin çok daha yüksek olduğunu ve ayrıca davacı tarafından 1 yıl kadar program kullanıldıktan sonra bu iddianın dile getirildiğini beyan ettiği, uyuşmazlığa ilişkin mahkememizce aldırılan bilirkişi kök raporunda yukarıda kısaca değinildiği üzere, taraflar arasında yapılan sözleşmede ... hizmeti ile ilgili net bir açıklama olmadığı ve bu hizmetin ek ücret karşılığında satın alınan bir hizmet olduğu tespitine yer verildiği, bilirkişi ek raporunda ise yine benzer şekilde tespitlere yer verilerek... hizmetinin davacı şirket tarafından satın alındığı hususunun tespit edilemediğinin belirtildiği, netice olarak,
davacının iddiası bağlamında... hizmetinin taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında olduğunun ispat edilemediği, ayrıca davacı şirketin söz konusu programı 1 yıl gibi bir süre kullanması ve akabinde işbu davayı ikame etmesinin basiretli olması gereken bir tacirden beklenemeyeceği ve bunun ticari hayatın olağan akışına da uygun olmadığı, açıklanan nedenlerle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " Davanın reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında yapılan sözleşmede ... hizmeti ile ilgili net bir açıklama olmadığı hususunun bizzat hükme esas alınan bilirkişi ek raporu ile çeliştiğini, tanıkların mahkemece dinlenilmediğini, yazılımın satışa uygun olarak hiçbir şekilde çalışmadığını, bahse konu uyuşmazlığın müvekkilinin basiretsiz davranmasından değil davalı tarafça sunulan hizmetin sözlemeye uygun görülmemesinden kaynaklandığını savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesi nedeniyle akacak davasıdır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/114, K. 2026/464, 23 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama