KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1757
- Karar No
- 2024/405
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Dosya no
- ...
- Karar no
- .....
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ......
- Numarası
- ......
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
942 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :...... YAZIM TARİHİ :.....
Taraflar arasında görülen davada .........Karar kararının istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;........... karşı icra takibi başlatılmış olduğunu ve haczin kesinleştiğini, davalı tarafından .......... dosyası ile İİK 72. Maddesi gereği takibin tedbiren durdurulmuş olmasına rağmen davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, davanın reddedildiğini, fakat müvekkilinin alacağını geç almasından dolayı zararının oluştuğunu, verilen kararda müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ....-TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından daha evvelce dava açılmış olduğunu, huzurda bulunan davanın açılmış olmasının kötü niyetli olduğunu, davacının müvekkilinde hiç bir alacağının bulunmadığını, belirterek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; "....Somut uyuşmazlıkta davacı mahkememizin.... esas sayılı dosyasında davalı olup iş bu dosya ile talep ettiği tazminatı o dosyada da talep etmiş ve mahkememizce bu talep reddedilmiştir. Mahkememiz kararın bu davanın davacısı olan ... istinaf etmemiş, davalı ... istinaf etmiştir....... mahkememiz hükmünü tekrar ile davalının kötü niyet tazminat talebini reddetmiştir. Bu kara... tarihinde kesinleşmiştir.
Ayrıca davacının talebi üzerine mahkememizce ......tarihinde mahkememizce "Dava, İİK 72. Maddesine göre açılmış menfi tespit davası olup bu maddenin 4. fıkrasında "dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır.
Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez" denilmekle alacaklının uğradığı zararın hükümde belirtilmesine ve bunun teminattan karşılanmasına karar verilebilecektir. Ancak mahkememiz kararında "davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiş olup, bu husus da davalı tarafça istinaf sebebi yapılmayarak kesinleşmiştir.
Buna göre teminatın davalıya ödenmesi hususu, aslında madde metninde belirtilen tazminata hükmedilmesi ile aynı olup, mahkememizce de tazminata hükmedilmediğinden, davalı vekilinin teminatın taraflarına ödenmesi talebi yerinde görülmemiş ve talebi reddedilmiştir." şeklinde verilen karar da davacının tazminat talebinin değerlendirildiği ve reddedildiği açıkça ifade edilmiştir.
Netice itibariyle mahkememizin anılan dava dosyası ile iş bu dava dosyasının taraflarının, müddeabihin ve dava sebebinin aynı olması, davacının talebinin istinaf edilmeyerek şekli ve maddi anlamda kesinleşmesi sebebiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın HMK'nun 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine,...." karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece eksik inceleme sonucu delillerin yanlış değerlendirilerek hatalı karar verildiğini, Mahkemece, İ.İ.K'nın 72. maddesi gereği dava borçlu davacının aleyhine sonuçlandığından ilamda teminatın taraflarına verilmesine hükmedilmesi gerekirken ilamda bunun belirtilmediğini, teminatın kanun gereği depo edilerek icra takibinin dondurulduğunu, teminatın icranın durudurulmasından oluşan zararlarının karşılığı olduğunu, İ.İ.K'nın 72 maddesi ile kötü niyet tazmınatının hiçbir ilgisi ve bağlantısı olmadığını, kötü niyet tazminatının,
davacının açtığı davada haksız ve kötüniyetli olması durumunda hakimin takdir ettiği bir tazminat olduğunu, ancak yerel mahkemenin hukuki hataya düşerek hatalı karar verdiğini, davalarının red sebebinin kötü niyet tazminatının reddi ile ilişkilendirilerek hatalı karar verildiğini, icra takibin durudurulması ile oluşan zararlarının karşılığı olan depo edilen teminatın taraflarına iadesini talep etme hakkının hukuki bir hak olup taraflarına verilmesi gerekirken hata ile borçluya iade edildiğini, bu kararın tamamen hukuka aykırı olup istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması gerektiğini,
teminat hakkında daha önceden Mahkemece verilen bir karar olmadığından kesin hüküm nedeniyle davalarının reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, ihtiyati tedbirin uygulanması sonucu oluşan zarar nedeniyle açılmış tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece; mahkemenin ....... esas sayılı dosyası ile işbu dava dosyasının taraflarının ve dava sebebinin aynı olması nedeniyle davanın HMK'nın ......maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1757, K. 2024/405, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama