KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1843
- Karar No
- 2024/520
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ......
- Numarası
- .......
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- İstinaf kararının karar tarihi
- ......
- Yazım tarihi
- .....
Karar Metni
1.036 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davada ...... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. Maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ......, davalı takip alacaklısının haciz ihbarname içeriklerinde belirtildiği şekilde dava dışı . ... isimli şahsa herhangi bir borcu bulunmadığını, dava dışı ..... isimli şahsın .. haciz ihbarnamesinin gönderildiği tarih ve dilekçe tarihi itibariyle halen müvekkili şirket bünyesinde asgari ücret mukabil çalışan bir işçi olup bu şahsın aylık asgari ücret tutarındaki maaş alacakları dışında herhangi bir alacağı bulunmadığını,
dava dışı takip borçlusunun müvekkili şirkette herhangi bir alacağının olmadığını bildiği halde kötüniyetli olarak bu ihtarnameleri gönderdiğini beyanla davacı......A.Ş'nin dava dışı takip borçlusu .....borçlu olmadığının tespitini, davalının dava değerinin %......inden aşağı olmamak üzere haksız ve kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlu şirkette gönderilen maaş haczi ve İİK.89/1-2-3 haciz ihbarnameleri usulüne uygun olarak yapıldığını, alacaklının maaş haczi dışında haciz ihbarnemeleri gönderilmesi hususunda herhangi bir yasal kısıtlama da bulunmadığını, davacının davasının usulsüz ve dayanaksız olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; "....Somut uyuşmazlıkta....... davalı takip alacaklısı bankanın, dava dışı takip borçlusunun müstahdemi olan davacı şirkete maaş haczi müzekkeresinden sonra 89/1. ve 2. maddelerine haciz ihbarnamesi göndermesinde maddesine göre yasaya uyarlılık bulunmadığı gibi, ...... sayılı kararında da gözetildiği gibi salt soyut alacak iddiası ile,
işçinin maaş ve işçilik alacakları dışında bir alacağının karine olarak bulunamayacağı işverenine 89. maddeye göre haciz ihbarnamesi gönderilmesinde, ispat yükü yer değiştirmiş kabul edilmesi gerektiğinden ve davalı takip alacaklısı tarafından icra dosyası ve mahkememiz dava dosyasına soyut alacak iddiasını destekleyecek türden bir iddia ve delil ileri sürmediğinden buna göre değerlendirme yapılmalıdır.
Bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda davanın açıldığı tarihte davacının dava açmakta haklı olduğu değerlendirilerek; yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden davalının sorumlu olacağı kabul edilerek ...." karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından icra dosyasının tetkikinden de görüleceği üzere haciz ihbarnamelerine cevap ve itiraz hakkı olmasına rağmen herhangi bir cevap ve itirazları mevcut olmadığından davanın açılmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, davacı tarafın, dava dışı takip borçlusunun maaş haczi kesintisinin yapılarak dosyaya gönderildiği ve buna rağmen haciz ihbarnamelerinin gönderilmesinin kötü niyetli olduğu yönündeki beyanının da hukuki mesnetten yoksun olup, yerel mahkemece bu hususa riayet edilerek davanın açıldığı tarihte haklı olduğuna kanaat getirilmesinin abesle iştigal olduğunu,
davacı tarafa kendi kusurundan kaynaklı olarak 89 haciz ihbarnameleri gönderildiğini, gönderilen 89 haciz ihabarnamelerine itiraz etme hakkı var iken itiraz etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verenin davacı taraf olduğunu, yapılacak olan incelemede davacının davanın açıldığı tarihte haklı olduğundan bahsedilemeyeceği gibi haklı bir yanının olmadığı ve buna ilişkin dosyaya sunmuş olduğu herhangi bir delilin de mevcut olmadığının görüleceğini, davacı tarafın gönderilen maaş haczi ve haciz ihbarnamelerine itiraz etme hakkı varken itiraz etmediğini,
bu durumda İİK 89/2 haciz ihbarnamesini göndermeye engel teşkil edecek bir husus mevcut olmadığından 89/2 haciz ihbarnamesi çıkartılmasının yasal hak olduğunu, bu durum karşında Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dahi müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilemeyeceği aşikar olup, ...... kararının da bu yönde olduğunu, ayrıca yerel mahkemece, dosyaya sunmuş oldukları dava konusu aynı olan birçok emsal karar, cevap dilekçesi ve beyan dilekçelerinin nazara alınmadığını,
hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan bir gerekçe ile davalının soyut alacak iddiasını destekleyecek türden herhangi bir delil ve belge sunulmadığı gerekçesiyle değerlendirme yapıldığı, oysa ıspat yükünün davacı 3. kişi olduğu hususunun da gözardı edildiğini belirterek, açıklanan nedenlerle usûl ve esas yönünden maddî vakıalara ve hukuka aykırın olan ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak müvekkil banka aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücretinin kaldırılarak, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı şirkette tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, 2004 sayılı İİK 89/3. maddesine dayalı olarak üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davaya konu edilen icra dosyasının ödenerek kapatılmış olması nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve haklılık kriteri dikkate alınarak davacı lehine yargılama giderine hükmedilmiş ise de....... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı gözetilerek yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu nedenlerle HMK 353/1-b2 mad. uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1843, K. 2024/520, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama