KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1896
- Karar No
- 2024/536
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2024
- Dosya no
- .......
- Karar no
- .......
- Başkan
- ........
- Üye
- .........
- Üye
- .........
- Katip
- ..........
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- .........
- Numarası
- .........
- Davacı
- .......
- Vekili
- Av. .........
- Davalı
- ........
- Vekili
- Av. ........
- Davanın konusu
- Alacak (Taşınmaz Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- .........
- Yazım tarihi
- ..........
Karar Metni
855 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında taşınmaz satışı için yapılan anlaşma kapsamında ........tarihli faturaya istinaden satışın gerçekleştiğini, satışın yalnızca taşınmazı kapsadığını, taşınmazdaki jeneratörlerin satışa dahil olmadığını, satış sonrası müvekkili firma yetkilileri tarafından yapılan girişimlerde satımı gerçekleştirilen taşınmaz içerisindeki mülkiyeti yine müvekkili firmaya ait olan jeneratör ve ek parçalarının müvekkiline verilmesi gerektiğinin davalı tarafa bildirildiğini, ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine ........ yevmiye nolu ihtar çekildiğini, ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını,
müvekkilinin oldukça zor duruma düştüğünü ve maddi kayıpları ortaya çıktığını, jeneratörün müvekkilinin başka bir iş yerinde kullanmak istemekteyken bu isteğinden sebepsiz yere mahrum kaldığını ve yeni bir jeneratör de alamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ....... TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, taraflar arasında.......... tarihli alım satım komisyon sözleşmesine istinaden davacıya ait fabrika ve arsasının müvekkiline devredildiğini, söz konusu satış sözleşmesinde dava konusu jeneratörün satış konusu dışında olduğuna ilişkin bir maddenin yer almadığını, söz konusu taşınmaz ve fabrikanın tümüyle müvekkiline belirlenen bedel karşılığında devredildiğini, davacının iddialarını kabul etmediklerini, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, jeneratörün satış sözleşmesi kapsamında olup olmadığının, TMK, TTK hükümlerinin kapsamında kalıp kalmadığının tespiti için mahallinde keşif kararı alındığı, davacı vekiline delil avansını yatırmak üzere ......... tarihli celsede kesin süre verildiği, sonuçlarının ihtar edildiği, davacı tarafın delil avansını ...... tarihli celseye kadar yatırmadığı, celsedeki beyanında yeni bir keşif günü tayinini istediği, ......uyarınca; kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkacağının belirtildiği, yasanın emredici hükmü karşısında davacı tarafın yeniden mehil talebinin kabul görmediği gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, ilgili dosyanın, .......... tarihine keşif günü verildiğini ve keşif avansının yatırılması için taraflarına bir haftalık kesin süre verildiğini,........ tarihli mazeret dilekçelerinde, duruşma ve keşif günü arasındaki sürenin kısa olması sebebiyle müvekkili ile iletişim sağlayamadıklarının belirtildiğini, bu sebeple keşfin ertelenmesini talep ettiklerini, ancak gerek müvekkiline ulaşılamaması gerek de mevcut ekonomik koşullarda belirtilen ücretin hemen temin edilmesinin zorluğu sebebiyle avans yükümlülüğünün yerine getirilemediğini,
duruşma ve keşif günü arasında bu denli kısa süre olmasının hakkaniyetle bağdaşmayıp hak kaybına sebebiyet verdiğini, yedi gün içinde gerekli keşif ücretinin yatırılamadığı gerekçesiyle keşfin ertelenmesi taleplerinin adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle; taşınmaz ve fabrika satışı kapsamında iadesi gereken jeneratör ve ek aksesuar bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece verilen kesin süre içerisinde delil avansı yatırılmadığından ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmiştir. Oysa ki, keşif ara kararının verildiği duruşma günü ....... olup, keşif günü ise ........ olarak tayin edilmiş, 1 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekili ise celse arasında sunduğu ....... tarihli beyan dilekçesinde, müvekkili ile iletişim kuramadığından keşif ile duruşma günü arasındaki kısalık nedeniyle keşfin ertelenmesini, şu aşamada mazeretli sayılmalarını talep etmiştir.
Keşif ve bilirkişi incelemesine yönelik ara kararlarda tanınacak süre ile keşif günü arasında bilirkişi adaylarına davetiye tebliğ edilip, mahallinde ya da mahkemede hazır olmalarının bildirilebilmesi için uygun bir sürenin bulunması gerekmektedir. Somut olayda ise; davacıya ....... tarihli celsede verilen .......... haftalık kesin süre ile keşif günü arasında makul ve yeterli sürenin bulunmadığı, davacının ........ tarihli mazeret dilekçesinin ek süre verilmesi istemini de kapsadığı, kaldıki bilirkişilere çıkartılacak davetiyeler için de yeterli bir süre öngörülmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle keşif ara kararı usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; mahkemece, uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlaması mutlak olan teknik bilirkişilerle ilgili giderler toplamını yatırması için ispat yükü kendisine düşen ve delil ikamesini isteyen davacı tarafa makul süre verilmeli, bilirkişilere davetiye çıkarılmalıdır. Anılan hususlar tamamlanmaksızın makul uzunluktan olmaya kesin süreye riayet edilmediğinden bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönden yerinde görülmüş olup, HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi gereğince usulüne uygun ara karar kurularak keşif ve sair tahkikat işlemleri yapılmak üzere kararın kaldırılarak mahkemesine iadesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1896, K. 2024/536, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama