KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/104
- Karar No
- 2024/760
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- .......
- Üye
- ......
- Üye
- .......
- Katip
- .......
- İncelenen kararın mahkemesi
- ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ....
- Numarası
- ......
- Davacı
- .....
- Vekilleri
- Av. .....
- Davalı
- ....
- Vekili
- Av. .....
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (GKS'den Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- ......
- Yazım tarihi
- ......
Karar Metni
825 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı asıl borçlu . . arasındaki ... kapsamında ticari krediye ilişkin geri ödemelerini ifa etmekten imtina eden borçlu aleyhine, müvekkili bankanın alacağına kavuşması adına, borçlu . ... hakkında ve aynı kredide müşterek ve müteselsil kefil olan davalı hakkında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip başlatılmış olup ....... esas sayılı takibe haksız itirazın iptali ile takibin devamına asgari ...inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin . ... tarafından .. veya ... yılından çekilen krediye kefil olduğunu, daha sonra çekilen kredilere kefil olmadığını, kefilin sadece kendi temerrüdünden kefalet limiti ile sorumlu olduğunu, oysa bankanın başlattığı takibin müvekkilinin kefil olduğu kredi ile herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin kefalet sözleşmesi imzaladığı kredinin bankaca tahsil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, her ne kadar bankacı bilirkişi ..... tarihli kök raporu ile...... tarihli ve ...... tarihli ek raporlarında, davalının hesaplanan miktardan sorumlu olacağına kanaat getirmiş ise de davalının sadece .... ve.... tarihli genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, diğer sözleşmelerde herhangi bir imzasının bulunmadığı, dava ve takip konusu taksitli zirai işletme kredisinin, .... tarihli sözleşme sonrasında .... tarihinde açıldığı, ödeme planının dava dışı . .... tarafından borçlu, dava dışı . . ve . ... tarafından ise kefil sıfatıyla imzalandığı, davalının bu sözleşmede de imzasının bulunmadığı,
... tarihli duruşmada davacı tarafa ...... esas sayılı dosyasına dayanak ettiği ödeme planı, ihtarname ve ilgili tüm belgeleri sunmak üzere süre verildiği, davacı vekilince sunulan belgelerde, davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu ..... tarihli genel kredi sözleşmelerinin ödeme planına dair herhangi bir belge bulunmadığı, dolayısıyla bu sözleşmelerden kaynaklı olarak ödenmeyen borç bulunduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, raporu hazırlayan bilirkişi tarafından davalının takip ve dava konusu kredi borcuyla ilgili kefaleten sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiş ise de; müvekkili bankanın alacağının tümünün ....tarihli, ...... uyarınca kullandırılan kredilerin ödenmeyen kısmına ilişkin olduğunu, . . ... içeriğinden de anlaşılacağı üzere, müvekkili bankanın, müşterilerine verilen her kredi için ayrı bir kredi sözleşmesi imzalatılmadığını, ilk imzalatılan sözleşme üzerinden kredi kullandırımı yapıldığını, davalı tarafın kefil olarak imzalamış olduğu.... tarihli . . ..... de bu nitelikte olup,
borçlu tarafın müvekkili bankadan kullanacağı tüm kredileri kapsadığını, dolayısıyla davacı tarafın müvekkili bankaya olan borcunu ödenmemiş olup devam ettiğini, davalı tarafça kefaletten vazgeçtiğine yönelik olarak bir beyanda bulunulmadığından dolayı kefilliğinin ve borçtan sorumluluğunun devam ettiğini, bilirkişilerce dava konusu dosya içerisinde bulunan kredi sözleşmelerinin, hesap kat ihtarları incelenmiş rapor sonucunda müvekkili bankanın davalı . ..... toplam alacağının; “ana para, işlemiş akdi faiz ve işlemiş akdi faizin BSMV si olmak üzere ....
TL olduğu” şeklinde rapor tanzim edildiğini ve haklılıklarının ispatlandığını, sunmuş oldukları itiraz dilekçesinde belirtilen hususları karşılamak üzere dosyanın farklı bir bilirkişiye tevdi edilmesi yahut aynı bilirkişiden konuya ilişkin ek rapor alınmasına karar verilmesinin talep edildiğini, ancak bu taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle; ..... kapsamında ödenmeyen bakiye kredi borcunun davalı kefilden tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Davalı kefilin imzaladığı .... süresiz kredi sözleşmesi olduğu görülmekle birlikte, keflaletin sonsuza kadar süreceği düşünülemez. Kefil olunan ...... kullandırılan krediler ödenmiş olmakla ve hesaplar kapatıldıktan sonra başka sözleşmelerle kredi verilmesiyle artık kefilin imzası olmayan yeni sözleşmeler kapsamında açılan ve kullandırılan kredilerden sorumlu tutulması düşünülemez. Kaldı ki, davalı kefilin imzası bulunan .... sonraki sözleşmelere açık bir atfa ya da sözleşmeler arası bağlantıya rastlanılmamıştır.
Somut olayda, davacı banka ve dava dışı . .... arasında .... tarihli ... TL bedelli,... tarihli ...... TL bedelli,..... TL bedelli v.... tarihli .... TL bedelli GKS'ler akdedildiği, davalı . .... anılan sözleşmelerden sadece.....ve .... tarihli GKS'lerde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, eldeki icra takibi ve davaya konu bakiye kredi borcunun kaynağının tamamının, davalının kefil sıfatıyla imzasının olmadığı ... tarihli ... kaynaklı olarak ..... tarihinde açılan kredi nedeniyle davalı . ...... sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön görülmemiş olup, davacı banka vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddi cihetine gidilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/104, K. 2024/760, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama