KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1097
- Karar No
- 2025/188
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
- Dosya no
- .
- Karar no
- ..
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- .
- Numarası
- ..
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av....
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av....
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- ...
- Yazım tarihi
- ..
Karar Metni
1.329 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, yanlar arasındaki ticari ilişki kapsamında çeşitli miktar ve meblağlarda mal alışverişi olduğunu, mallara ilişkin müvekkilince faturalar ve sevk irsaliyelerinin davalıya teslim edildiğini, TTK'nın 21/2 maddesi hükmü gereğince süresinde itiraz edilmeyen bu faturaların münderecatının davalı tarafça kabul edildiğini, mahkemece defterlerde yapılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkili firmanın taraflar arasındaki ticari ilişkiye binaen edimini yerine getirdiğinin ve davalının faturaların bakiyelerini müvekkiline ödemediğinin ortaya çıkacağını, davalının cari hesap bakiyesinin......
USD olduğunu, davalının cari hesap bakiyesini müvekkilinin tüm ihtarlarına rağmen ödememesi üzerine takip başlatıldığını beyanla davalını....... sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, asgari .... icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, takibe konu edilmeyen belgenin iptal davasında delil olamayacağını, taraflar arasında teknik olarak cari hesap sözleşmesinin olmadığını, herhangi bir sözleşme de olmadığını, faturanın tek başına ticari ilişkiyi ve alacaklılığı ispat edemeyeceğini, müvekkiline tebliğ edilmiş faturaların olmadığını, fatura konusu malların veya hizmetlerin alınmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
DAİREMİZ KALDIRMA KARARI
......
Karar sayıl...... tarihli kararıyla; mahkemece takip dayanağının cari hesap alacağı olduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin sunulması istenildiği, davalının ticari defterlerini sunmadığı, bu kapsamda davacının ticari defterlerinin incelenmesi hususunda bilirkişi . ... tarihli raporuna göre davacının ticari defterlerinde davalı ile aralarındaki ticari münasebete ilişkin faturaların davacının ticari defterlerine işlendiği gibi davacının davalıdan .. tarihi itibari ile ..
TL alacaklı olduğunun belirtildiği, kaldı ki . .. formlarınında bu hususu destekler nitelikte olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından istinaf edilmekle. Dairemizin....
Karar sayılı,.. tarihli kararıyla; satım sözleşmesinde, satım konusu emtianın usulüne uygun şekilde alıcıya teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı/satıcıya ait olacağı, satıcının bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiği, taraflar arasında yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya davalı adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyeli fatura gibi belgelerle sözleşme ilişkisinin ispatı mümkün olduğu,
bu şekilde belge sunulduğu takdirde bu belgelere karşı davalının beyanı alınarak duruşmaya gelmemiş ise be belgelere karşı beyanı alınmak üzere isticvap kararı verilmesi gerektiği,.. maddesine göre ve ayrıca itirazın iptali davasında ispat yükünin alacaklı olduğunu iddia eden davacıya düştüğü, davacının mal teslimini .. .. vd. maddeleri uyarınca yazılı delil ile ispatlamak zorunda olduğu, somut olayda taraflara ...
tarihli duruşmada kesin süre içerisinde ticari defterlerini eksiksiz bir şekilde sunmaları, sunmamaları durumunda bir tarafın ticari defterleri yönü ile inceleme yapılacağını kabul etmiş sayılacaklarının ihtar edildiği, davalının bu ihtara karşılık ticari defter ve belgelerini eksik olarak sunduğu, sonuçta münhasıran davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yapılarak bilirkişi . .. tarafından düzenlenen ..tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak davacının davasının kabulüne karar verildiği, taraflara ... tarihinde verilen kesin süre ve yapılan ihtarın usulüne uygun olmadığı,
davacının kendi defterlerindeki tek taraflı alacak kaydı davalıdan takip konusu alacağının bulunduğunu kanıtlamaya yetmeyeceği, davacının delil listesinde münhasıran davalının ticari defter ve kayıtlarına dayanmadığı, bu halde bu hususun ihtar edilmesinin de durumu değiştirmeyeceği, bu durumda .... maddesi uygulanamayacağı, davacının taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, takibe konu cari hesap ilişkisinin varlığını, faturaların mevcudiyetini, davalıya tebliğ edildiğini veya malın davalı alıcıya teslim edildiğini ispatlaması gerektiği, davalı taraf itiraz dilekçesinde ve davaya cevap dilekçesinde teslim tesellüm belgelerine,
faiz oranına ve tüm takip miktarı ve alacağa itiraz ettiği, davacının icra takibinde hangi faturalara dayandığı açıklanmamış, ancak karara dayanak olan bilirkişi raporunda takibe konu cari hesap
alacağını...... adet faturanın oluşturduğu, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle...... alacaklı olduğu tespit edildiği, takip talebinde ise cari hesap alacağı .... olarak talep edildiği, öncelikle takibe dayanak olan faturaların hangi faturalar olduğu, faturaların hangi mal veya hizmetin karşılığı olduğu, malın teslim edilip edilmediği, teslim alanın kim olduğu, takip talebinde talep edilen faizin hangi tarihler arasına tekabül ettiği hususların taraf ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerekeceği belirtilerek eksik inceleme nedeniyle kararın HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı tarafından davalıya mal satışı yapıldığı, daha sonra bir kısım malların davalı tarafından iade edildiği ve iade faturası düzenlendiği, anılan iade faturalarının davacının ticari defterlerine kayıtlı olduğu, bu haliyle yani iade faturaları davacının ticari defterlerine kaydedilmiş olmakla iadeye konu malların davacı tarafından teslim alınmış olduğunun kabulü gerektiği,
bilirkişi raporunda davaya konu icra takibine dayanak teşkil eden faturaların iadeye konu malların davalı tarafından davacıya teslim edilmediğinden bahisle davacı tarafından tanzim edilen faturalar olduğu belirtilmiş olup bu haliyle somut uyuşmazlığın noktasında iadeye konu malların davacı tarafından teslim alınıp alınmadığına göre çözümlenmesi gerektiği,
davacı taraf davalının düzenlemiş olduğu iade faturalarını kendi ticari defterlerine işlemiş olduğuna göre burada artık bu malların teslim edilmediğinden bahisle alacak talebinde bulunması hukuken mümkün bulunmayıp ancak bahse konu malların iade edilmediği vakıasının yazılı deliller ile ispat edilmesi gerektiği, hal böyle olmasına rağmen bu yönde davacı tarafça dosyaya sunulmuş herhangi bir yazılı delil de bulunmadığı, davasını ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine, kötü niyet sabit olmadığından davalının tazminat isteminin de reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin alacağının ispatlandığını, davalı tarafından ticari defterler defalarca tekite rağmen kötü niyetle teslim edilmediğini, bu sebeple davanın reddinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan incelemede, müvekkili davacının, davalı şirketten.....alacaklı olduğu tespit edildiğini, davalı tarafından,
taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı iddia edilmiş ise de ticari defter kayıtlarında yer alan karşılıklı düzenlenen faturalar ve davalı tarafından yapılan ödemelerin ticari ilişkinin varlığını kanıtladığı "taraflar arasında... yılı öncesinde başlayan ticari ilişki bulunduğu" hususunun bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davalı naturel plast her ne kadar söz konusu ürünleri iade edeceğini belirtmişse ve bu kapsamda iade faturası düzenlenmiş ise de, ilgili emtianın davacı müvekkiline hiçbir zaman iade edilmediğini,
ürünlerin fiilen müvekkile iade edilmemesi neticesinde de cari hesap alacağına dayanak teşkil eden söz konusu faturalar düzenlendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, cari hesap ekstresine dayalı mal satışından kaynaklanan bakiye alacağın tahsiline ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. ilişkindir. Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Davacının......Esas sayılı takibine dayanak .adet faturaların .. cinsinden karşılığının ..
USD kadar olduğu, davacı muhasebe personeli . .. tarafından faturaların davalının iade faturalarındaki ürünlerin . .. fiilen iadesinin yapılmamış olması nedeniyle düzenlendiği bilgisi verildiği, yanlar arasında karşılıklı iade faturası silsilesi oluştuğu, davalı tarafından düzenlenen iade faturalarında yapılan incelemede bu ürünlerin daha önce davacı tarafından davalıya satılan ürünlerden olduğu, faturalar ve irsaliye bilgilerine göre ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edildiği, ancak davacının davalının düzenlediği iade faturalarını kendi ticari defterlerine kayıtsız şartsız işlediği,
buna göre artık malların teslim edilmediğinden bahisle bahse konu malların iade edilmediği vakıasının yazılı deliller ile davacı tarafça ispat edilmesi gerekmektedir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine, davalının düzenlediği iade faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olmasına göre, kaldırma ilamımıza uygun olarak mahkemece yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1097, K. 2025/188, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama