İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1172 K.2025/366

Taraflar arasında görülen davada.......... karar sayılı kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde…

Esas2023/1172Karar2025/366Tarih4 Mart 2025Okuma10 dk · 2.027 kelime

KÜNYE

T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Esas No
2023/1172
Karar No
2025/366
Karar tarihi
4 Mart 2025
Dosya no
...
Karar no
...
Başkan
.....
Üye
......
Üye
....
Katip
.....
İncelenen kararın mahkemesi
GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
......
Numarası
.........
Davacı
....
Vekilleri
Av. ..
Davalı
......
Vekili
Av........
Davanın konusu
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
İstinaf kararının karar tarihi
.......
Yazım tarihi
.....
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.027 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Taraflar arasında görülen davada.......... karar sayılı kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

- KARAR -

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, .........tarihinde davalı şirket nezdinde iş yeri poliçesi kapsamında sigortalı .. . ünvanlı işyerinde .......... tarihinde yoğur kar yağışı sebebiyle çatı çökmesi neticesinde davacının işyerinde hasar kaybı meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ....... TL hasar kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevabında özetle; davada yetkili mahkemenin.......... olduğunu, belirsiz alacak davası açmada davanın hukuki yararı bulunmadığını, HMK’nın dava şartlarına ilişkin 114-1/h maddesi kapsamında konu davada belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava usulden reddedilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın ikame edilmesinde davalı sigorta şirketinin kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

KARAR

Mahkemece "...Davacı........tarihinde ....... meydana gelen yoğun kar yağışı sebebiyle davalı sigorta şirketi nezdinde işyeri poliçesi ile sigortalı işyerinde meydana gelen çatı çökmesinden dolayı . Mahkemesinin ..Değişik İş sayılı

dosyasıyla belirlenen zarar kalemlerinin davalıdan tahsilini istemektedir. Davalı ise sigortalıya ait işyerinde meydana gelen hasarın davacıda tarafça bildirilmeksizin sigorta şirketi ile poliçe düzenlendiğini, rizikonun gerçeğe uygun şekilde sigorta şirketine bildirilmediğini savunmaktadır.

Taraflar arasındaki poliçenin ....... tarihinde başladığı görülmüştür. .. genelinde ..... tarihleri arasında yoğun kar yağışı yaşandığı sabittir. .......hükmünce faaliyetlerini yürütürken basiretli tacire yaraşır şekilde özenli davranmak zorundadır.

Bu anlamda davalı sigorta şirketi anılan tarih aralığında ülkedeki yoğun kar yağışını bilerek ve gözeterek davacıya ait işyerinde işyerinin mevcut durumunu yerinde görerek araştırıp ona göre davacı ile işyeri poliçesini hiç akdetmemesi ya da yüksek prim almak suretiyle sigorta sözleşmesini akdetmesi davalı sigorta şirketinin basiretli tacir yükümlülüğüne uygun olacaktır.

Ancak cevap dilekçesi ekinde davalının basiretli tacir sorumluluğunu yerine getirerek davacıya ait işyerinde inceleme yaptığına ya da davacının rizikoyu doğru ve gerçeğe uygun bir şekilde ihbar etme yükümlülüğüne aykırı davrandığına ilişkin delil sunulmamıştır. Davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan deliller yasal süresi içinde ve delil bildirme aşamasında sunulmadığından savunmanın genişletilmesi yasağına tabiidir.

Yasal süresi içerisinde sunulmuş olsa dahi bu deliller yukarıda değinilen basiretli tacir yükümlülüğü gereği itibar edilebilir değildir. Riziko tarihinde ülkemizde meydana gelen yoğun kar yağışı ve soğuk havaların bilinen bir durum olduğu ve ispatı gerekmediği, davalı tarafın basiretli tacir yükümlülüğüne aykırı olarak sigortalıya ait işyerinde inceleme yapmaksızın poliçe düzenlemesi,...........

Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespit bir arada değerlendirildiğinde zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığı göz önünde bulundurularak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın dayanağını teşkil eden tavan çökmesi klozunun hükümsüz olduğunu, dava konusu olay kar ağırlığı rizikosu, dava dayanağı poliçelerin düzenlenmesinden yani sigorta güvencesi henüz başlamadan önce vuku bulduğunu, TTK’nun sigorta ettirenin beyan yükümlülüğünü düzenleyen 1435. maddesi ve Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet ilkesinin azami olarak uygulandığı sigorta sözleşmelerinde prim ve riziko dengesinin kurulması ve korunması gerektiğini,

kar ağırlığı/tavan çökmesi rizikosunun........tarihinde başladığı ve birtakım zararlara sebebiyet verdiği ayrıca bu durumun davacı tarafından müşahede edildiği ve bilgisi dahilinde olduğu, ancak hal böyleyken davacı, sözleşme öncesi güven ilişkisine ve sigorta ettirenin beyan yükümlülüğüne aykırı davranarak, risk daha önce gerçekleştiği halde huzurdaki poliçe ile iş yerini tavan çökmesi rizikosuna kaşı teminat altına aldırıldığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.

Dava, sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.

......... Karar sayılı ilamıyla, davanın kabulüne,........ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görülmüştür.

Karara karşı davalı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.

Davacı, davalıyla aralarındaki "depremli . .. işyeri poliçesi" hükümlerine göre işyerinde kar yağışı nedeniyle tavan çökmesi nedeniyle oluşan zararın şimdilik ...... sigorta şirketinin temerrüte düştüğü tarihten itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arabuluculuk giderleri ve arabuluculuk maktu vekalet ücretinin...........sayılı dosyasındaki yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuştur.

Mahkemece davalının yetki itirazı ön sorun kabul edilerek değerlendirmeye tabi tutulmaksızın bilirkişi raporu doğrultusunda ....... tarihinde kısa kararda istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiş olmasına rağmen ..... tarihli Gerekçeli Kararda istinaf kanun yolu kapalı ve kesin olmak üzere karar verilmiş, ..... tarihinde kesinleşme şerhi oluşturulmuş, ..... tarihli tavzih talebi sonucunda ...... tarihinde tashih şerhi verilerek istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiş, yine ... tarihinde dosya resen ele alınarak; mahkemece yapılan ...... tarihli kesinleşme şerhinin iptaline, dosya durumunun karara çıkmış olarak güncellenmesine karar verilmiştir.

.. maddeleri hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağını etraflıca düzenlemiştir.

Anayasamızın 141. maddesinde, yargılamanın aleniyeti ilkesi benimsenmiştir. Bu kapsamda yargılamanın açık olarak yapılması ve yargılamanın sonunda verilen kararın da açıkça belirtilmesi esastır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 28. maddesinde de bu husus belirtilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294. maddesinde hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi; "(1) Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. (2) Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. (3) Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. (4) Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hâllerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. (5) Hükmün tefhimini, duruşmada bulunanlar ayakta dinler. (6) Hükme ilişkin hususlar, niteliğine aykırı düşmedikçe, usule ilişkin nihai kararlar hakkında da uygulanır." şeklinde açıklanmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde de, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği "(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar. a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile . .. kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları,

çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde açıklanmıştır.

Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir.

Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini kendiliğinden araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.

Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz.......

Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.

Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve ..’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Yukarıda vurgulanan hususlar,......... .... sayılı kararlarında da, benimsenmiştir. Yine .......... Kararının gerekçesinde yer alan "Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir." şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye, vurgu yapılmıştır. Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören ........maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren ........ maddesi, işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.

Öte yandan, mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür.

Anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.

Yukarıda anılan yasa hükümleri gereğince mahkeme hükmünün hukuki varlık kazanabilmesi için onun tefhim edilmesi, verilen kararla, ne şekilde tefhim edildiğinin duruşma tutanağına yazılması zorunludur. ...... sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294. maddenin 4. fıkrası gereğince, zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belirli bir süre içinde yazılması mümkündür.

Kısa karar, bir davayı sona erdiren (nihai) temyizi mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Asıl olan kısa karardır. Bu gibi hallerde de Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararın da buna uygun olarak düzenlenmesi gereklidir............ sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

Sonuç itibariyle ilk derece mahkemesi tarafından kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturarak, dava dilekçesindeki talepleri karşılamayacak şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır. Anılan husus, kamu düzeni ile ilgili olup gözetilmesi yasa ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama, gerek yargı erki ile hâkimin, gerek mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile bağdaşmaz.

Şu halde yukarıda değinilen HMK hükümleri ve . . .. Kararı ve . .. kararlarında benimsendiği gibi kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmaksızın davaya konu edilen her bir talep bakımından ve ilk itirazlar da dikkate alınarak gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden itirazları karşılar mahiyette rapor alınarak, oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekmektedir.

Kabule göre de; değişik iş dosyasında yapılan masrafların yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerekirken, davaya konu edilen asıl alacak tutarına dahil edilmesi isabetli olmamıştır.

6100 sayılı HMK.nun 353/1-a/6.maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır.

Bu itibarla, mahkemece yukarıda anılan hususlara ilişkin delil toplanmadan, inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verilmesi nedeniyle, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davalı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca KABULÜNE,

2-............ Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın yukarıda belirtilen hususların ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine, sair istinaf sebeplerinin şu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4-Davalı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesi tarafından talep halinde iadesine,

5-İstinaf sair masraflarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına,

6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir...

. . Başkan . ¸e-imzalıdır . . . Üye . ¸e-imzalıdır . . Üye .. ¸e-imzalıdır . . . Katip .. ¸e-imzalıdır

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1172, K. 2025/366, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. - Karar -
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Karar
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Değerlendirme Ve Gerekçe
  9. Not
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1172
Karar No
2025/366
Tarih
4 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1172 K.2025/292
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/1174 K.2025/376
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1174 K.2025/249
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1182 K.2025/266
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1185 K.2025/295
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1187 K.2025/384

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.