KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/461
- Karar No
- 2024/1219
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Dosya no
- ....
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ...
- Davacı
- ....
- Vekiller i
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- Av. ....
Karar Metni
1.084 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Av.....
DAVANIN KONUSU
İpoteğin Fekki
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ... YAZIM TARİHİ : ....
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı dava dışı.... satın aldığını, ancak davalı bankanın dava konusu taşınmaz üzerinde dava dışı .... borcundan ötürü .... TL'lik ipotek kaydı bulunduğunu, müvekkili ile dava dışı .. evin satın alınması noktasında anlaşmaları üzerine müvekkilinin.....TL bedelinde konut kredisi kullandığını, bu kullanılan kredinin ....
TL'sinin ipotek alacaklısı davalı bankaya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, keza davalı bankanın.. tarihli taahhütname ile ....
TL'nin kendilerine ödenmesi durumunda dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkedileceğini bildirdiğini, bunun üzerine müvekkilince belirtilen tarihte bahsi geçen ödemenin yapıldığını, ancak ödeme işleminin üzerinden yaklaşık .. aylık bir zaman geçmesine rağmen davalı bankanın ipoteği kaldırmadığını, buna gerekçe olarak ise dava dışı... başka borçlarının bulunduğunun gösterildiğini, bu anlamda müvekkilinin mağduriyet yaşadığını, bu nedenle....... nolu bağımsız bölüm üzerinde davalı bankanın..... yevmiyeli ipoteğinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının ipotek fek bedelini müvekkili bankaya ödediğini ancak, ipoteğin fekki için müvekkili banka nezdinde herhangi bir talepte bulunmadığını, fakat buna rağmen müvekkili bankaca dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırıldığını ve davacının davasını kabul ettiklerini, davanın açılmasına müvekkili bankanın sebebiyet vermediğinden bahisle HMK m.312/2 gereğince müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME İLK KARARI
Mahkemece.
Davanın konusuz kaldığı, tapu kayıtlarına göre dava konusu taşınmaz tapusu üzerindeki takyidatlara bakıldığında dava tarihi itibariyle davalı banka lehine ...yevmiye numarasıyla devam eden ipotek kaydı bulunduğu, her ne kadar davalı tarafça ipoteğin terkin edildiğinden bahisle davanın açılmasına sebebiyet verilmediği savunmasından bulunulmuş ise de, dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmaz tapusu üzerinde ipotek kaydı bulunduğu, davalı vekilince ipoteğin kaldırıldığı tarih belirtilmemiş ise de yine tapu kayıtlarından anlaşılacağı üzere ipotek fek işleminin yargılamanın devamı sırasında gerçekleştirildiği,
buna göre yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesi gerekeceği ancak, davacı vekilinin ...arihli celsede "tüm yargılama giderleri ve .. gereği nispi vekalet ücretinin ..sinin davalı üzerine bırakılmasını talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunduğu gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, .. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN KARARI
Dairemizin .... tarihli kararıyla; "...Dava konusu ipoteğin dava dışı ...... davalı bankaya olan kredi borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edildiği anlaşılmaktadır Buna göre dava, genel kredi sözleşmesinin teminatını teşkil etmek üzere verilen ipoteğin fekki istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın çözümünde ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesi tartışma konusu yapılacağından ... maddesi uyarınca görevli mahkeme.....
Görev kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Mahkemece davanın.....görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir..." şeklinde karar verilmiş, kaldırma kararımız sonrasında...Karar sayılı kararı ile; mahkemelerinin görevsizliğine, dava şartı yokluğundan HMK’nun .. maddesi/fıkrası gereğince açılmış olan davanın usulden reddine, ..maddesi/fıkrası gereğince, karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten, karara karşı kanun yoluna başvurulur ve başvuru reddedilirse başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren,
iki hafta içinde taraflardan birinin mahkemelerine başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevl..... gönderilmesine; süresi içerisinde gönderme talep edilmez ise mahkemelerince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine karar verilmiş, karar .. tarihinde kesinleşmiş, dosya görevli mahkemeye gönderilmiştir.
KALDIRMA SONRASI YEREL MAHKEME KARARI
Mahkemece, ...konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının ipoteğin fek işlemini dava ikame edildikten gerçekleşmiş olması nazara alındığında davanın açılmasında davacının haklı olduğu gerekçesiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili, davacının davasını tam ıslah ettiğini ancak tam ıslah halinin yargılamada esas alınmadığını, ıslah dilekçesinin verildiği ... tarihi itibariyle davacının davaya konu ettiği ipotek fek bu tarihten önce fek edilmiş olduğundan davacının işbu davayı açmakta ve devam etmekte hukuki yararının kalmadığını, ıslah müessesesi nazara alınmadan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davayı kabul beyanlarının yargılamada esas alınmadığını, arabuluculuk ücretinin usule aykırı olarak taraflarına yüklendiğini,
görevsizlik kararına yönelik yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediğini, bu nedenle müvekkiline yüklenen arabuluculuk giderleri, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. İnceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizin kaldırma kararından sonra dosyanın gönderildiği .... yapılan yargılamada...Tarihinde davacı davasını ıslah ederek menfi tespit davasına çevirmiştir. Mahkeme bu ıslahı hiç yapılmamış gibi değerlendirmeden ipoteğin fekkinin gerçekleşmiş olduğundan bahisle davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar vermiş ve ıslah ile ilgili hiç bir değerlendirme yapılmamıştır.
Hukuk yargılamasına egemen olan tasarruf ilkesi gereğince, kanunda aksi belirtilmediği sürece; hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (HMK m. 26)
Öte yandan mahkeme hüküm kurarken, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar etmeden, taleplerden her birisi hakkında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. (HMK m. 297/2)
HMK'nın 26 ve 297/2 maddeleri bir arada değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesinin davacının her bir talebiyle ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar vermesi zorunludur. Bu zorunluluğa riayet edilmemesi halinde, istinaf incelemesinde davanın esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilir...
Bu durumda HMK'nın 297/2 maddesi anlamında istinaf incelemesine tabi tutulabilecek usulüne uygun bir hükmün varlığından bahsedilemeyecektir. Çünkü bu husus mutlak istinaf sebebidir. Açıklanan bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının esasa dair istinaf sebepleri incelenmeksizin kaldırılarak kararı veren mahkemesine dosyanın iadesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/461, K. 2024/1219, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama