İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/95 K.2024/353

Taraflar arasında görülen davada .............Karar sayılı dosyasında verilen......... tarihli kararın istinaf incelemesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde…

Esas2023/95Karar2024/353Tarih21 Mart 2024Okuma13 dk · 2.626 kelime

KÜNYE

T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Esas No
2023/95
Karar No
2024/353
Karar tarihi
21 Mart 2024
Dosya no
....
Karar no
..........
Başkan
.......
Üye
.......
Üye
......
Katip
.......
İncelenen kararın mahkemesi
GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
......
Numarası
......
Davacı
.........
Vekili
Av.......
Davalı
........
Vekili
Av. ......
Davanın konusu
Tazminat
İstinaf kararının karar tarihi
21/03/2024
Yazım tarihi
21/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.626 kelime·13 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davada .............Karar sayılı dosyasında verilen......... tarihli kararın istinaf incelemesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

- KARAR -

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faaliyette bulunduğu ........adresindeki fabrikasında ........ tarihinde gece saat ....sıralarında bası bölümünde faal olan ......... renkli baskı makinesinde meydana gelen yangının kısa sürede tüm üretim, depo işlenmiş ve işlenmemiş mamulleri kapsayarak büyüdüğünü, bu yangın sebebi ile fabrikanın kullanılamaz hale geldiğini, yangın nedeniyle tüm faaliyetlerin durduğunu, yapılan incelemeler neticesinde yangının davalı şirketin üretmiş ve müvekkili şirkete kurulumunu yaparak teslim ettiği .......renkli baskı makinesinden kaynaklanan bir yangın olduğunun ortaya çıktığını,

davalı şirketin ayıplı bir şekilde ürettiği ve yapılan incelemelerde ortaya çıkan gizli ayıba yönelik eksik ve kusurlu kurulum yaptığını, baskı makinesinde meydana gelen yangın nedeniyle fabrikanın çalışamaz hale geldiğini, müvekkili şirketin çalışmalarının durduğunu, ürettiği mamullerin yanarak telef olduğunu, yarı mamul ve ham maddelerinin telef olduğunu, çok sevdiği ve istihdam oluşturduğu işini terk ettiğini, üretim aşamasına gelene kadar ödediği personel maaş ve giderlerinin heba olduğunu,

anılan siparişler iptal olmakla birlikte müşterilere geciken ve hiç yapılamayan ifadan dolayı zararların tazmin edilmek zorunda kalındığını ileri sürerek teknik ve hesap incelemesi neticesinde ortaya çıkabilecek müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tam olarak tespit edilemediğinden HMK'nın 107 maddesi gereği fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ......

TL maddi zararın olayın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekilinin ......... tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ........ TL için dava açtıklarını, dava değerinin muhasebe ve avukatlık ücreti yönünden ........ TL artırılarak ....... TL'ye, kıdem ve ihbar tazminatının ....... TL artırılarak .........

TL'ye, personele ödenen maaş ve prim tutarının .......... TL artırılarak ......... TL'ye yükseltilmesini, toplamda .......... TL olarak ıslah ettiklerini, bu miktarın davalıdan olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının davasının dayanağını oluşturan delilleri müvekkiline tebliğ ettirmediğini, müvekkiline husumet yönetilemeyeceğini, yangına sebebiyet verdiği iddia edilen baskı makinesinin üretimi, teslimi ve kurulumunun müvekkili tarafından yapılmadığını, uyuşmazlığın İsviçre'de tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiğini, belirsiz alacak davasına ilişkin şartların işbu dava bakımından oluşmadığını, meydana gelen yangına makinedeki gizli ayıbın sebep olduğunu iddiasının asılsız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, "...Acentenin aracılıkta bulunduğu ya da yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı müvekkile izafeten acenteye karşı dava açılması durumunda dava sonucunda verilecek kararın acente hakkında icra edilmeyeceği, davanın tarafı konumunda bulunan müvekkil tacirin mal varlığında uygulama alanı bulacağı, bununla birlikte, acentenin aracılıkta bulunduğu ya da fiilen yaptığı sözleşmelerden doğan bir uyuşmazlık dolayısıyla üçüncü kişi müşterinin müvekkiline izafeten acenteye karşı açtığı, eldeki şekilde, davacı lehine sonuçlanan davalarda,

ilâmda belirtilen asıl borçlu konumunda bulunan müvekkil tacire karşı takip yapılıp icra emri çıkartılabileceği gibi, acenteye de asıl borçluya izafeten takip yapılıp icra emri çıkartılabileceği; ancak bunun, hiçbir zaman, acentenin müvekkili adına ilâmla hükmedilen borçtan doğrudan sorumlu olduğu anlamına gelmeyeceği doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilmekteydi.

Öte yandan, Kanun koyucu bu konuda çıkabilecek olası tüm duraksamaları kesin bir sekilde gidermek amacıyla 6762 sayılı Kanunda açıkça yer almayan "Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karsı ......... açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz." şeklindeki hükme, 6102 sayılı TTK m............ yer vermiştir.

Bu kapsamda, her ne kadar davacı lehine hükmedilen tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde hüküm kurulmuş ise de, bu hususun maddi hata sonucu Mahkememiz kararına bu şekilde yazıldığı gerekçeli kararın yazımı aşamasında değerlendirilmiş olmakla, çelişki yaratmamak adına hükümde değişiklik yapılmamış, olması gerekenin yukarıda izah edilen şekilde, davanın, davalı acenteye karşı temsilci olarak yöneltildiği değerlendirildiğinden, acentenin müvekkili olan ......... ...... aleyhine hüküm kurulması gerektiği olduğu hususuna dikkat çekilmekle yetinilmiştir.

1-Davanın KISMEN KABULÜNE, .........

TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, tarafların kararı istinaf etmesi üzerine dosya Dairemize gelmiş olup, Dairemizin.........Karar sayılı ...... tarihli ilamı ile; "...İşçi maaşları ve SGK primleri yönünden değerlendirme yapıldığında; karara dayanak alınan...... tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda yangın tarihi olan ......... tarih ile dava tarihi arasında tahakkuk eden işçi maaş ve SGK primlerinin toplamda ..........TL olduğu kabul edilmiştir. ......

Kanununun taşınır satışını düzenleyen hükümlerinde satılanın ayıplı çıkması halinde alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227. maddesinin 2. fıkrasına göre. "Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." düzenlemesi yer almaktadır. . ... genel hükümlerine göre sorumluluk şartları gerçekleştiği takdirde, zarar veren, zarar görenin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermek zorundadır.

Maddi tazminatın amacı, zarar verici olay meydana gelmese idi, zarar gören hangi durumda ise o durumun yeniden kurulmasıdır. Başka bir deyişle, maddi tazminat zarar görenin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi karşılamalı ve zararın tamamını gidermelidir.

Bu kapsamda, davacının zararı, yangın nedeniyle üretimin durduğu bir dönemde fazladan çalıştırılan işçilerin maaşları ve SGK primlerinin ilgililerine ödenmiş olması halinde oluşacaktır, zira malvarlığındaki eksilme ödemenin yapılması ile oluşacaktır. Ancak bilirkişi raporunda maaş ve primlerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve SGK tahakkuk belgelerinden tespit edildiği belirtilmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından sözedilen maaş ve primlerin ödendiği tespit edilip, ödemeye ilişkin belgeler dosya arasında alınmadan tahakkuk edilen bedellerin davalıdan tahsiline karar verilmesi yerinde değildir. Yangın nedeniyle işçilerin işten çıkarılmaları ve akabinde işten çıkarılan işçilere kıdem ve ihbar tazminatları ödenmesi nedeniyle buna ilişkin tazminat talebi yönünden ilk derece mahkemesi kısmen kabul kararı vermiştir.

Kıdem tazminatı; işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen yıl için işverence işçiye ödenen ..... günlük ücreti karşılığı olan bedeldir. İhbar tazminatı ise işçinin işten haber verilmeksizin ihbar süresi bitiminden önce çıkarılması durumunda işveren tarafından işçiye ödenmesi gereken tazminattır.

Somut olayda davacı işverenin işten çıkarılan işçilerin kaç yıldır işyerinde çalıştıkları, işverenin kıdem tazminatı borcunun işçinin işe girmesi anından itibaren başladığı dikkate alındığında işyerinde çıkan yangın ile ödendiği belirtilen kıdem tazminatları arasında illiyet bağının olup olmadığı tartışılmadan talebin kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.

Keza; ihbar tazminatı borcunun ise iş akdinin ihbarsız feshi halinde gerçekleştiği dikkate alındığında; işten çıkartılan işçilerin hangi tarihte işten çıkarıldıkları, bu işten çıkarmanın yangın ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı ve kıdem ve ihbar tazminatlarının işçilere ödenip ödenmediği hususları gözetilmeden karar verilmesi yerinde değildir.

Tüm dosya kapsamında; davacının tüm talepleri ile ilgili öncelikle ayrı ayrı yangın hadisesi ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususu üzerinde durulmalı, yangın hadisesi ile ilişkilendirilmeyen taleplerin reddine karar verilmelidir.

Belirtilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının münhasıran gerekçeli karar ile hüküm arasındaki çelişki ve Uyap üzerinde ve karar başlığında tarafın doğru bir şekilde gösterilmemesi sebebiyle kabulü ile mahkeme kararının esası incelenmeksizin kaldırılarak, yukarıda bahsedilen şekilde işlem yapıldıktan sonra bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.

Mahkemece yapılan yeni yargılama neticesinde; "...Davacı tarafça ileri sürülen tazminat talepleri irdelendiğinde; - Yangın sebebiyle beklenen kârdan mahrumiyet sebebiyle tazminat kalemi yönünden, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da usule uygun şekilde tespit edildiği üzere, davacının yangına sebep olan makinenin şirket nezdinde aktif olarak kullanılmaya başlandığı dönemden yangın tarihine kadar olan dönemde tespit edilebilen bir kârlılık durumunun bulunmadığı,

davacı şirketin her dönemde zarar ettiği anlaşılmakla, davacının ticari defterleri dışında bu hususta herhangi bir delil ibraz etmediği gözetilerek bu talebi yönünden ret kararı vermek gerekmiştir. - Mali müşavir ve avukatlık hizmetleri sebebiyle tazminat kalemi yönünden, davacının bu talebinin meydana gelen yangın ile doğrudan bir bağlantısının bulunmadığı, ticari bir işletmenin mutat olarak bu tip giderleri yapması gerekeceği değerlendirilerek bu talebi yönünden ret kararı vermek gerekmiştir. - Munzam, menfi, müspet, direkt ve dolaylı zararlar;

yangından dolayı davacı şirkette faaliyet gösteren makineler, demirbaşlar, diğer stoklar, hammadde ve tamamlanmamış malzemeler; gecikmiş kredi ödemelerinin faiz giderleri; sigorta şirketleri tarafından uygulanan %10 tenzili muafiyet sebebiyle tahsil edilemeyen bedeller;

alınan siparişlerin yerine getirilememesi sebebiyle uğranılan zarar olarak ileri sürülen tazminat kalemleri yönünden, davacı tarafça bu zarar kalemlerini ispata elverişli olarak herhangi bir delil ibraz edilmediğinden ve bu tazminat talepleri davacı tarafın tek delili olan ticari defterler ile de ispat edilemediğinden bu talepleri yönünden de ret kararı vermek gerekmiştir. - Yangından sonra mecburi olarak çalışmaya devam etmek zorunda kalmış olan personellere ödenen maaş, SGK prim ödemeleri ve yangın sonucu üretim durması sebebiyle işten çıkarılan işçilere ödenen kıdem, ihbar ve sair ücretlere ilişkin talepler yönünden,

Davacı tarafça yangın sebebiyle iş yerinin tamamen yanması ve faaliyetin durması sebebiyle işten çıkarmak zorunda kaldığı işçilere ödenen ücretler ve kıdem tazminatları da talep edilmiştir.

Davacının ticari defter ve muhasebe kayıtları üzerinde inceleme yapılması suretiyle zarar miktarı . ....... döneminde istihdam edilen personele ödenen maaş ve prim tutarı olarak .......-TL ve davacı şirketin yangın tarihi ile dava tarihi arası dönemi kapsayan . .- .... döneminde işine son verilen personellere yönelik olarak borç kaydı oluşturulan ihbar ve kıdem tazminatlarından dolayı toplam ......-TL olmak üzere belirlenmiş ise de, davacı işverenin işten çıkarılan işçilerin kaç yıldır işyerinde çalıştıkları,

işverenin kıdem tazminatı borcunun işçinin işe girmesi anından itibaren başladığı dikkate alındığında işyerinde çıkan yangın ile ödendiği belirtilen kıdem tazminatları arasında illiyet bağının olup olmadığının ve ihbar tazminatı borcunun ise iş akdinin ihbarsız feshi halinde gerçekleştiği dikkate alındığında, işten çıkartılan işçilerin hangi tarihte işten çıkarıldıkları,

bu işten çıkarmanın yangın ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı ve kıdem ve ihbar tazminatlarının işçilere ödenip ödenmediği hususlarının değerlendirilebilmesi için kaldırma kararı sonrasında davacı tarafa delillerini ve dayanak belgeleri ibraz etmesi için kesin süre verilmiş ise de, ne davanın açılışından itibaren yargılama aşamasında ne de kaldırma kararı sonrasında verilen kesin süre içerisinde ispata elverişli deliller ibraz edilmemiştir.

Bu sebeple davacı tarafça ispat edilemeyen yangından sonra mecburi olarak çalışmaya devam etmek zorunda kalmış olan personellere ödenen maaş, SGK prim ödemeleri ve yangın sonucu üretim durması sebebiyle işten çıkarılan işçilere ödenen kıdem, ihbar ve sair ücretlere ilişkin talepler yönünden de davanın reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, hukuk sisteminde bir hüküm davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse Yargıtay temyiz edilen hükmü temyiz eden tarafın aleyhine olarak bozamayacağı, buna aleyhe bozma yasağı denildiğini, yerel mahkemenin bu hususu göz ardı ettiğini, ....... yılından beri devam etmekte olan bu davanın resen araştırılması irdelenmesi ve yargılama yapılarak sonucuna ulaşılmasının gerektiğini,

yangın sebebiyle beklenen kardan mahrumiyet sebebiyle tazminat kalemi yönünden mahkemece alınan bilirkişi raporunda da usule uygun şekilde tespit edildiği üzere davacının yangına sebep olan makinenin şirket nezdinde aktif olarak kullanılmaya başlandığı dönemden yangın tarihine kadar olan dönemde tespit edilebilen bir kârlılık durumunun bulunmadığı, davacı şirketin her dönemde zarar ettiğinin anlaşıldığı,

davacının ticari defterleri dışında bu hususta herhangi bir delil ibraz etmediği gözetilerek bu talebi yönünden ret kararı verildiğini ve bu kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu, itirazlarına rağmen değerlendirmenin yapılmadığını, mali müşavir ve avukatlık hizmetleri sebebiyle tazminat kalemi yönünden, davacının bu talebinin meydana gelen yangın ile doğrudan bir bağlantısının bulunmadığı, ticari bir işletmenin mutat olarak bu tip giderleri yapması gerekeceği değerlendirilerek bu talep yönünden de ret kararı verildiğini, itirazlarına rağmen değerlendirmenin yapılmadığını, munzam, menfi, müspet, direkt ve dolaylı zararlar;

yangından dolayı davacı şirkette faaliyet gösteren makineler, demirbaşlar, diğer stoklar, hammadde ve tamamlanmamış malzemeler; gecikmiş kredi ödemelerinin faiz giderleri, sigorta şirketleri tarafından uygulanan %10 tenzili muafiyet sebebiyle tahsil edilemeyen bedeller, alınan siparişlerin yerine getirilememesi sebebiyle uğranılan zarar olarak ileri sürülen tazminat kalemleri yönünden, davacı tarafça bu zarar kalemlerini ispata elverişli olarak herhangi bir delil ibraz edilmediğinden ve bu tazminat taleplerinin davacı tarafın tek delili olan ticari defterler ile de ispat edilemediğinden bu talepleri yönünden de ret kararı verildiğini,

itirazlarına rağmen değerlendirmenin yapılmadığını, yerel mahkemeye her ne kadar yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği hususu belirtilmiş ise de bu konuda muvafak olamadıklarını, dava konusu alacak kalemlerini dosyada bulunan son bilirkişi raporuna göre ıslah etmek durumunda kaldıklarını, bölge adliye mahkemesinin tekrar yargılama yapılması hususunda ilk derece mahkemesine dosyayı göndermiş ise de yargılama yapılmadan ilk duruşmada davanın reddine karar verildiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı vekilinin katılma yoluyla vermiş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; . . ....... ilamında yalnızca deliller ve taraf sıfatı bakımından bir değerlendirme yapıldığını, diğer istinaf gerekçeleri ve davanın esası açısından hiçbir inceleme yapılmaksızın dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, yerel mahkemenin yazılı bir tahkim anlaşması bulunmadığı tespitinin hatalı olduğunu, taraflarca imzalanan belgede tahkim şartı içeren başka bir belgeye atıf yapılmışsa atıf yoluyla tahkim anlaşmasının kurulmasının gerektiği, bu nedenle davanın tahkim şartı sebebiyle reddinin gerektiğini,

dava konusu makineye ilişkin teknik bilgileri ve kullanım bilgilerini makinenin kurulumunun usulünü makinenim bakım onarım şartlarını ve tarafların sorumluluklarını düzenleyen bu eklerin taraflarca açıkça sözleşmenin bir parçası haline getirdiğini, davacının imzasını ve şerhini taşıyan teknik şartnamede dava konusu makinenin bütün özellikleri, parçaları ve kullanımının açıklandığını, dolayısıyla sipariş teyidi ve eklerinin bir bütün olduğu ve ancak birlikte anlam ifade ettiklerini, bu haliyle sözleşmenin bir parçası haline getirildiklerini,

Yurtdışındaki Müşteriler tarafından uzaktan servis özelliğinin kullanımına dair genel koşulların son hükmünde açıkça taraflar arasındaki uyuşmazlıkların . ......kurallarına göre . ...... yapılacak tahkim yargılaması ile çözüme kavuşturulacağı ve tahkimdeki uyuşmazlığa İsviçre Hukuku'nun tatbik edileceğinin kararlaştırıldığını, Yargıtay kararlarında hüküm altına alındığı üzere imzalanan sözleşmede tahkim şartının öngörülmemiş olduğu,

tahkim şartının yer aldığı bir belgeye atıf yapılmasının geçerli bir tahkim sözleşmesinin kurulması için yeterli olduğunu, bizzat davacı tarafından imzalanan sipariş teyidinde genel koşullara atıf yapılarak genel koşulların diğer hükümleri ile birlikte tahkim şartının da sözleşmenin bir parçası haline getirildiğini, dava konusu yangının ........ tarafından üretilen makineden çıkmış olamayacağı, yine ......... tarafından üretilen aynı nitelikteki bir makine üzerinde yapılan deney ile ispatlandığını, bu hususun .........tarihli bilirkişi ek raporu ile tespit edildiğini,

ardından yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun ise yalnızca evrak üzerinden makineyi görmeden hazırlandığından bu rapora itibar edilemeyeceğini, dava konusu zarardan müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava konusu makinenin kendi yangın söndürme ve hava yoğunluğunu ölçme sistemine sahip olduğunu, eğer yangın makineden çıkmış olsaydı makinenin kendi kendine yangını söndüreceğini, dava konusu yangının davacının çalışanlarının yere dökülen son derece yanıcı solvent maddesini elektrik süpürgesiyle temizlerken çıktığının öğrenildiğini,

ancak görüntü kayıtlarının ........ soruşturması kapsamında TMSF'ye devir olan davacı şirketin yetkilileri tarafından silindiğini, davacının imzasının bulunduğu satım sözleşmesinde taraflarca açıkça sözleşmenin parçası haline getirilmiş hükümler ışığında Windmöller-Almanya'nın dolaylı zararlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.

İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, ayıplı mal nedeniyle oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, Dairemizin .............. Karar sayılı kaldırma karar ilamına uygun yargılama yapıldığı, kararda kamu düzenine aykırı başkaca bir husus bulunmadığı, karar ve gerekçesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle ;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davalıdan tahsili lazım gelen 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL’nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,

5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

7-HMK'nın 359/4. maddesine göre kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi........

........ Başkan V. ...... e-imzalıdır . ...... Üye ...... e-imzalıdır ...... Üye . e-imzalıdır . . Katip . e-imzalıdır

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/95, K. 2024/353, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. - Karar -
  4. Not
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/95
Karar No
2024/353
Tarih
21 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/95 K.2024/229
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/96 K.2024/571
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/96 K.2024/226
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/96 K.2024/291
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/97 K.2024/196
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/97 K.2024/242

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.