KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi İhtiyati Tedbir
- Esas No
- 2024/1422
- Karar No
- 2025/51
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Ara karar tarihi
- .....
- Numarası
- ...
- Talep eden
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı karşı taraf
- 1-... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Limited Şirket Hissesi Üzerine İhtiyati Tedbir Konulması
- İstinaf kararının karar tarihi
- ...
- Yazım tarihi
- ....
Karar Metni
864 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TALEP
Tedbir isteyen davacı vekili muris müteveffa çocuk...... günü vefat ettiğini, ...... tarihinden ölümüne kadar......nin tek ortağı olduğunu, müvekkilinin müteveffanın mirasçı annesi olduğun.. tarih.. yevmiye nolu noter senedi ile şirket paylarının satış ve devri konusunda davalı ... adına vekalet verildiğini, ... da buna dayanarak diğer davalı ...'ya... tarihinde pay satışı yaptığını, bu satıştan sonra davacının şirkette payı kalmadığından ortaklık sıfatını kaybettiğini, bu işlemlerden ve ...'ya pay satışından davacının ....... haberdar olduğunu, davacının okuma-yazma bilmediğini,
noterde imzaladığı belgenin içeriğini anlayabilecek durumda olmadığını, her ne kadar noterde vekalet vermiş ise de vekil tayin ettiği ...'ı tanımadığını, davalının bundan faydalanarak hileli beyanla ikna ederek geniş yetkili özel vekaletnameyi aldığını, noterde iki tanık huzurunda davacının parmak izi alındığını, noter senedinde şehadeti bulunan tanıkların..olduğunu, bu tanıklar da davacı tarafça tanınmadığını, görünüşte satış usulüne uygun olsa dahi vekaletin kötüye kullanılarak hileli işlemler yapıldığını belirterek şirket hissesinin devrinin iptaline dair açılan davada hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
CEVAP
Aleyhine ihtiyati tedbir istenen vekili, hisselerin bizzat davacının bilgisi ve rızası dahilinde bedeli ödenerek davacıdan devralındığını, müvekkili ... davacının eşinin yeğeni olduğunu ve aynı zamanda dava konusu şirkette çalıştığını, davacının müvekkili ...'ı çocukluğundan beri tanıdığını, bu sebeple müvekkilinin güvenilir bir kimse olduğundan şirket hisse devri yapılacağı zaman davacı tarafından ...'a vekalet verildiğini, bu sebeple dava dilekçesinde davacı tarafından vekalet verilen kişinin tanınmadığı iddiası gerçeğe aykırı olduğunu,
dava konusu hisse devri usulüne uygun olarak yapıldığını ve vekaletin kötüye kullanılması gibi bir durum söz konusu olmadığını, davacıdan alınan vekaletname usulüne uygun alındığını ve satışlar bizzat davacının bilgisi dahilinde yapıldığını, müvekkilinin, davacının iradesi ve talimatı dışında hareket etmediğini, bizzat davacı tarafından imzalanan ....tarihli belgeden de bu husus açıkça anlaşıldığını, davacı taraf, söz konusu belgede, müvekkili ...'a vekalet vererek söz konusu işlemi yaptırdığını ve hisse bedelinin kendisine ödendiğini açıkça kabul ettiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI
Mahkemece, davada HMK'nın 389.maddesi gereğince dosyada ihtiyati tedbir talebi hakkında yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı ve tedbir talebinin haklılığının yargılamaya gerektirdiği belirtilerek tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF GEREKÇELERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, tedbir talebinin çekişme konusu şirket payı için istendiğini, bahse konu payın devrinin, okuma-yazma bilmeyen davacının parmak izi alınmak suretiyle alınan özel vekaletnamenin vekil edilen tarafça kötüye kullanılarak yapıldığının açık olduğunu, davacıdan alınan vekaletname ve vekalete dayalı yapılan devir ile ticaret sicil gazetesi ilanı dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğundan dosyadaki mevcut belgelere göre davanın haklı nedenlerle ikame edildiğinin açık olduğunu, öte yandan şirket payının 3. kişilere devrinin kuvvetle muhtemel olduğunu,
vekalet işlemi sonrası satış ve devir gören şirket payının dava dişi .. kişiye devri ve davanın konusuz bırakılmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, şirket payının .. kişilere devri halinde davacının mağduriyetinin artacağını belirterek teminatsız olarak tedbir kararı verilmesi istemiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep hukuki mahiyeti itibariyle; limited şirket hisse devrinin iptali davasında devre konu hisse üzerine devir ve temlikin önlemesi için ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir.
HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı kanunun 390. maddesinin 3. fıkrasına göre ise tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Davacının dava dışı ......hissesinin vekaleten satışı işleminin iptaline, bu mümkün olmaz ise de şimdilik .... TL zararın davalı ...'dan tahsiline ilişkin ikame edilen davada devre konu şirket hisseleri üzerine tedbir konulması talep edilmişse de dosya kapsamında, irade fesadı ya da vekaletin kötüye kullanıldığına dair davacı tarafın şu aşamada soyut iddiasından başka herhangi bir delil veya belge bulunmamaktadır. Dolayısıyla, talep sahibi tarafından ibraz edilen bilgi ve belgeler göz önüne alındığında yaklaşık ispat ölçüsüne varan delil değerlendirmesi yapılmasına yeterli bulunmadığı, talep mahiyeti itibariyle yargılamayı gerektirdiğinden mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1422, K. 2025/51, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama