KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1440
- Karar no
- 2025/59
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/12/2023
- Numarası
- 2023/663 Esas - 2023/1068 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 16/01/2025
Karar Metni
849 kelime·4 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;16/06/2015 tarihinde, müvekkili ...'ın sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın, davalıya ZMM poliçesi ile sigortalı ... plakalı traktöre ışıklarının yanmaması nedeniyle arkadan çarpıp direksiyon hakimiyetini kaybederek akabinde karşı şeritte seyreden ... plakalı araç ile çarpışmaları neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, kazada davalıya sigortalı traktör sürücüsünün kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 250- TL sürekli iş göremezlik, 125-TL geçici İş göremezlik,
125- TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 500-TL'nin ( belirsiz alacağın) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafça yapılan arabuluculuk başvurusu sonucunda anlaşma sağlanarak davacıya ödeme yapıldığını, bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda.
Sigorta tahkim komisyonu kararının görülmekte olan davaiçin kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigorta tahkim komisyonu kararında kusur tespiti doğru yapılmadığından başvurularının red edildiğini, sigorta tahkim komisyonunun sınırlarını aşan kapsamlı bir inceleme gerektiği için ( keşif, bilirkişi..v) bu kararı verdiğini, dosyadan bir nevi el çektiğini, bu durumun hukuk mahkemeleri tarafından inceleme yapılmasına engel teşkil etmediğini, sigorta tahkim komisyonu kararının kesin hüküm sayılmaması gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin belirsiz alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; tahkim kararlarının, genel mahkemelerde görülen davalar bakımından kesin hüküm niteliği taşıyıp taşımadığı ve taşımakta ise kesin hüküm neden ve şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Bilindiği gibi kesin hüküm, ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır.
Bu yüzdendir ki açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece re'sen gözetilmesini gerektirir.(HMK.m.303) Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder.
Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir.Bir kararın kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi için de, evvelce verilen kararın usulüne uygun şekilde kesinleştirilmiş olması zorunludur.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; davacının, eldeki davanın açılmasından önce Sigortacılık Kanunu'nun kendisine tanıdığı seçimlik hakkını kullanarak, kendisi yönünden ihtiyari çözüm yolu olan Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde davalı sigorta şirketi aleyhine, sigorta şirketi tarafında yapılan ödemenin yetersiz olduğunu ileri süererek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 7.000-Tl sürekli iş göremezlik tazminatı, 500-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500-Tl bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.000-TL tazminatın tahsiline karar verilmesi istemiyle 01.08.2022 tarihinde başvuruda bulunduğu,
davacının bu başvurusunun, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemince verilen 04.04.2023 gün ve 2022.E.280521 E., 2023/ 96101 K. sayılı karar ile, ' 28.072021 tarihli arabuluculuk tutanağına göre başvuranın karşı aracın trafik sigortacısı olan ...
Sigorta AŞ ile anlaştığı, davacının artık araçla ilgili sorumlulara ve sigorta şirketine karşı dava açma hakkının bulunmadığı' gerekçesiyle reddine karar verildiği, karara karşı başvuran vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nin 03.06.2023 tarih, 2023/ İHK- 22394 sayılı kararı ile, itirazın reddine, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, İtiraz Hakem heyeti kararının başvuran vekiline 09.06.2023 tarih ve saat 12.55' te tebliğ edildiği, akabinde dosyanın İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, dosyanın İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/ 400 D.
İş Esas sırasına kayıtlandığı ve bu mahkemece, itiraz hakem heyeti kararı temyiz edilmediğinden dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonu'na 26.07.2023 tarihinde iade edildiği ve Sigorta Tahkim Komisyonu'nca dosya 11.08.2023 tarihinde teslim alınarak arşive kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Bu halde, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere; davacının sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetince verilen ve temyiz edilmediği ve bu nedenlerle şekli olarak kesinleştiği anlaşılan karardan sonra aynı konuda, aynı dava nedenlerine dayanarak, aynı davalıya karşı artık genel yargı yoluna başvuramayacağının açık bulunması karşısında, yerel mahkemece yazılı biçim ve şekilde davanın kesin hüküm bulunması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden,
davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca esastan reddine,
16/01/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1440, K. 2025/59, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama