KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/231
- Karar No
- 2025/660
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Dosya no
- ....
- Karar no
- ....
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ....
- Numarası
- ..
- Davacı
- ... - -...
- Vekilleri
- ...
- Davalı
- ... - -...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- ..
- Yazım tarihi
- ....
Karar Metni
1.326 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... hakkında alacaklı dava dışı....tarafından ... tarihinde ....Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, alacaklı dava dışı . . müvekkiline .. tarihinde alacağı temlik ettiğini, davalının ise ...arihinde borca itiraz ettiğini, borçlunun borca ve yetkiye olan itirazının hukuka aykırı olduğunu ve haksız olduğunu, her ne kadar borçlu tarafça ibraz edilen itiraz dilekçesinde yetkili icra dairelerinin borçlunun ikametgahının bağlı bulunduğu yer olan ... daireleri olduğu belirtilmiş ise de bu hususun açıkça usul ve yasalara aykırı olduğunu, açıklanan bu nedenlerle ...
Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren alacağa . yasal faiz uygulanmasına ve borçlunun % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava ve icra takibinin yetkili mahkemede açılmadığını, Küçükçekmece adliyesinin yetkili olduğunu, bu nedenle davanın usul eksiliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu herhangi bir borcun söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davanın usul ve esas yönünden reddine, davacı tarafın haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; "davacı taraf banka yoluyla müvekkilin hesabına dava dilekçesinde belirtilen miktarda para göndermesi yapıldığı, bu paraların borç olarak gönderildiği ancak daha sonra bu paraların geri ödenmediği iddia edilmektedir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından burada para gönderme işlemlerine ilişkin dekontları titizlikle tetkik edilmesi gerekmektedir.
Nitekim burada davacı taraf söz konusu paraların borç olarak gönderildiğini iddia etmekle yukarıda uzunca ve detaylıca izah edildiği üzere herhangi bir açıklama şerh düşülmeden yapılan havalenin karineten var olan bir borcun ödenmesine ilişkin yapıldığının kabulünün gerekmesi ve bunun aksini iddia edenin ispatlamasının gerekmesi dikkate alınarak ispat yükünün tayin edilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda mahkememizce celp edilen havale dekontlarında gönderilen paraların borç olarak gönderildiğine dair herhangi bir açıklamaya yer verilmemiş olduğu görülmüştür. Dolayısıyla bu ödemelerin yukarıdaki açıklamalara göre bu husustaki mevcut yasal karine uyarınca var olan bir borcun ödenmesine ilişkin olarak yapıldığının kabulü gerekmektedir.
Bunun aksini iddia eden davacı da bu iddiasını ne şekilde ispatlaması gerektiğinin de ayrıca ele alınması gerekmektedir. (...) Yasal düzenlemeler de dikkate alındığında burada davacı vekilinin bahse konu iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği noktasında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
Hal böyle olmakla davacı tarafa bahse konu havale işlemlerinin davalıya borç olarak gönderildiğinin ispatına elverişli delillerini sunmak üzere kesin süre verilmiş olup davacı tarafça dava dışı temlik eden şirketin ticari defterleri delil olarak bildirilmiştir.
Anılan defterler üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmış olup hazırlanan raporun tetkikinde mezkur havalelerin davalıya borç olarak gönderildiğin ispatına elverişli herhangi bir kaydın bulunmadığına kanaat getirilmiştir.
Dava dilekçesi tetkik edildiğinde davacı tarafın açıkça yemin deliline dayanmamış olduğu görülmektedir. (...) iş bu davada davacı taraf açıkça yemin deliline dayanmamış olduğundan burada artık yemin deliline dayanması hukuken mümkün değildir. Dolayısıyla da davacının havalelerin davalıya borç olarak gönderilmiş olduğu iddiasını ispatlayamadığına kanaat getirilmiştir.
Öte yandan davalı vekili her ne kadar kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuşsa da davalı tarafça davacının dava konusu takibi kötü niyetli olarak başlatmış olduğuna dair dosyaya herhangi bir delil sunulmamış olmakla bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yapılan açıklamalar doğrultusunda da sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle davanın reddine ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı taraf istinaf dilekçesinde; mahkemenin somut olayda ispat külfetini tamamen ters çevirerek yanlış değerlendirmede bulunduğunu, davalı tarafın dilekçeleri incelendiğinde davalı tarafın, alacaklı / temlik eden .. ... şirketine farklı tarihlerde çeşitli tutarlarda geri ödemeler yapıldığını ve bunun kendisine yapılan ödemelerin iadesi olduğunu iddia ettiğini, dolayısıyla temlik veren şirketçe davalı tarafa gönderilen meblağın borç olduğu noktasında zaten bir ihtilaf kalmadığını, söz konusu meblağların borç olarak gönderildiğinin davalı tarafından ikrar edildiğini, havaleyi yapan/alacaklı/temlik eden..
Halı şirketinin borç olarak para gönderdiğinin çekişmeli olmaktan çıktığını, ödemeyi artık davalının ispat etmesi gerektiğini, bu gerekçelerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 555'e göre havale nedeniyle başlatılan icra takibine itiraz nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalıya gönderdiği paranın tüketim ödüncü olup olmadığı ve davalının sunduğu ödeme belgeleri ile ispat yükünü üzerine alıp almadığı konusundadır.
Havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı karine olarak kabul edilir ve bu karinenin, havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığının, tersini ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. ..
Davacının dayandığı havale dekontları incelendiğinde dört tanesinde açıklama yer almadığı görülmektedir. Havale dekontları üzerinde açıklama bulunmaması nedeniyle bu dekontlar paranın tüketim ödüncü olarak gönderildiğini kanıtlamaz.
Hazırlanan .. tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan alacağı devreden . .. yevmiye defteri incelendiğinde yapılan ödemelerin karşısında "kapanış fişi", "giden havale" ve "kapanış hareketi" yazılı olduğu, bir tanesinin karşısında ise "Fatura - . - .. açılış hareketi" yazılı olduğu görülmektedir. Dolayısıyla dava dışı . .. defterlerinde bütün dekontlar yönünden gönderilen paranın tüketim ödüncü olduğunu kanıtlayacak bir açıklama ve tevsik edici belge bulunmamaktadır.
Davalı vekilinin dosyaya sunduğu cevap ve diğer dilekçeleri incelendiğinde müvekkilinin borcunun bulunmadığını belirtmiş, .. tarihli dilekçesinin sekizinci sayfasında "Müvekkil, davacı .. (...) Şirketine'ne ait . . .. hesabına farklı tarihlerde ve çeşitli tutarlarda ödemeler yapmıştır." açıklamasında bulunmuş, bu açıklamasından sonra da dört tane ödeme dekontu tarih ve bilgilerini vermiş, bunların altına da "Dolayısıyla davacı tarafın şirkete ödeme yapılmadığı iddiası haksızdır. Davacı taraf kötüniyetli olarak hesap özetinin yalnızca kendilerince gönderildiği iddia olunan sayfalarını takibe konu etmişlerdir." açıklamasında bulunmuştur. Söz konusu dekontları da dilekçesi ekinde sunmuştur.
Dekontlar üzerinde .. "Uzlaşma Ticaretle İlgili Ödemeler" yazılı olduğu, havale edenin davalı olduğu, havale alıcısının ise alacağı devreden dava dışı .. Şirketi olduğu görülmektedir.
Davalı vekilinin bu açıklamaları ve sunduğu dekontlar ödeme savunması niteliğinde olup davalı taraf ispat yükünü üzerine almıştır. Bu nedenle mahkemenin ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu yönündeki gerekçesi usul ve yasaya aykırıdır.
Davacının dayandığı dekontların toplam miktarı .. $, davalının yaptığı ödemeler toplamı ise .. $ olup davalının yaptığı ödemelerin dava dışı . .. havalesinden sonraki tarihlerde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Davalının yaptığı ödemelerden .. $ bedelli üç tanesi dava dışı . .. defterlerine .. cari hesabından mahsup" açıklaması ile kaydedilmiş olup davalı bu açıklamada adı geçen . .. isimli şirketin ortağıdır.
Davacıya alacağını devreden . .. ile davalının ortağı bulunduğu . . . arasında ticari ilişki bulunsa da havale işlemlerinin bu şirket ile değil davalı ile alacağı devreden . .. arasında yapıldığı, bu nedenle de davalının aldığı parayı geri ödediği anlaşılmaktadır. Alacağı devreden . .. defterlerinde davalının yaptığı bu ödemeleri davalının ortağı bulunduğu . . . adına yapılmış ödeme olarak kaydetmesini haklı gösterecek bir delil dosyada bulunmadığından davalının kendi hesabına gelen davaya konu parayı geri ödediğini kanıtladığı kabul edilerek davacının istinaf talebinin reddine, kararın 6100 sayılı HMK m. 353/I-b-2'ye göre gerekçe yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/231, K. 2025/660, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama