KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/80
- Karar No
- 2025/579
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ..
- Başkan
- .....
- Üye
- ...
- Üye
- ..
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av....
- Davalı
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Munzam Zararın Tazmini (TBK m. 122
- İstinaf kararının karar tarihi
- ......
- Yazım tarihi
- ......
Karar Metni
2.302 kelime·12 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, banka aleyhine........ esas sayılı davada taraflar arasında tanzim edilen........ tarihli sözleşmenin haksız feshedildiğine ilişkin tespit ve .......TL'nin davalıdan tahsiline ilişkin kararın...Karar sayılı ilamı ile onandığını, yargılama sürecinde kararın.. kez usulden bozulduğunu ancak esastan bozulmadığını, alacağın muaccel olduğunu, ...... tarihinden yaklaşık .. yıl sonra....... tarihinde borcun ödendiğini,
ülkenin içinden geçtiği enflasyonist süreç göz önünde bulunduğunda davacı müvekkilinin yasal faizle karşılanamayan şekilde munzam zararı bulunduğunu,....... nolu bireysel başvuru dosyasında verilen ....... tarihli kararının ihlal neticesinde çıkması sebebi ile derece mahkemelerince bağlayıcılığı gözetilerek sepet formulü ile hesaplanacak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ..-TL munzam zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davaya konu alacak .. yılında taraflar arasında tanzim edilen sözleşmenin haksız nedenle feshedildiği iddiasından kaynaklandığını, davacıların .. tarihinde müvekkili banka aleyhine munzam zarar davasını ikame ettiklerini, bu nedenle munzam zarar davasının zamanaşımı hasıl olduktan sonra ikame edildiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı arabuculuk görüşmesinde ..
TL zararı bulunduğunu ve bu zararın karşılanması talebini müvekkili bankaya ilettiğini, ancak arabuluculuk görüşmesi sonucu davacının haksız talebinin kabul edilemeyeceği belirtilmek sureti ile taraflar arasında anlaşmama tutanağı imzalandığını, taraflar arasında borca konu bir temerrüt durumu söz konusu olmadığını, bankanın herhangi bir alacak için temerrüte düşürülmediğini, davacı ile banka arasında olan ihtilaf davacının taraf olduğu ve banka alacağından kaynaklı bir protokole dayalı bir ihtilaf olup söz konusu ihtilaf yargı kararları ile çözüme kavuştuğunu,
alacaklı tarafından temerrüt faizi ile karşılanmayan bir zararının olduğu ispat edilemedeğini, bu konuda gerek.. ilkeleri ve mehaz uygulamalar ve doktrin tarafından benimsenen kriterler davacı tarafından ispat edilemediğini, bankanın söz konusu ödeme süreçlerinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, ödemeler ve yaşanan süreçler yargıya intikal etmiş olup yargı kararları sonrası ödemeler kusur olmaksızın zamanında davacıya yapıldığını, ihtilaf konusu vakıaların dayandığı ana sebep davacının bankaya olan kredi borçlarını zamanında ifa etmemesi olduğunu,
kendi kusuruyla hukuki ihtilafa sebebiyet veren davacının bu davası ile ayrıca tazminat istemesinin açıkça hakkın kötüye kullanımı olduğunu beyanla davanın reddini dilemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, yanlar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğine ilişkin hususun ........ Karar sayılı ilamı ile..... ..
Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği, davacı vekilince ülkenin içinde bulunduğu enflasyonist ortam, paranın değer kaybı dikkate alındığında parayı tahsil edebilmesinin.. sene sürmesi nedeniyle munzam zararının bulunduğunu belirttiği, .......Karar sayılı görevsizlik kararı verilmesinden önce davacı vekiline .. tarihli duruşmanın .. nolu celsesinde zarar kalemlerini somutlaştırmak üzere kesin süre verildiği, kesin sürede davacı tarafından ibraz edilen..tarihli beyan dilekçesinde davalıdan ..
TL tahsil edildiğini, alacağın muaccel olduğu tarihteki dolar kuruna göre alacağının.. . olduğunu alacağın tahsil edildiği tarih olan.. tarihinde bunun dolar karşılığının .. TL olduğunu, alacağın muaccel olduğu tarihteki euro kuruna göre alacağının .. .olduğunu alacağın tahsil edildiği tarih olan ..tarihinde bunun euro karşılığının..
TL olduğunu, alacağın muaccel olduğu tarihteki gram altın satış fiyatına göre alacağının .. gram olduğunu alacağın tahsil edildiği tarih olan.. olduğunu, slacağın muaccel olduğu tarihteki .. endeksine göre alacağın tahsil edildiği tarih olan ..... tarihinde karşılığının ...... TL olduğunu, Anılan karşılıkların ortalamasına göre alacak miktarının ... TL'ye ulaştığını ve zararının ...
TL'ye ulaştığını bildirdiği, bununla birlikte davacı beyan dilekçesinde ..'nin alacağına mahsuben aldığı ve sonra satışa çıkardığı makarna fabrikasını yeniden alma imkanın sahip olacağından makarna fabrikasının tahsilat tarihindeki rayiç değeri ile tahsil edilen değer arasındaki farkı somut zararı olarak nitelendirdiği,
davacının beyan dilekçesindeki yabancı para kuru, altın fiyatı ve endeksi esas alarak bildirmiş olduğu zarar iddialarına, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamayacağı yönündeki içtihatlar nazara alınarak itibar edilmediği,.......... davacı vekilinin makarna fabrikasına ilişkin somutlaştırması tetkik edildiğinde ise; davacının iddia ettiği makarna fabrikasına satışının yapıldığı icra takibi ........ tarihinde gerçekleştiği, dava konusu alacağının muaccel hale geldiği tarihin ise...... tarihi olduğu,
dolayısıyla da alacağın muaccel hale gelmediği tarihte meydana gelen bir olayın somut zarar olarak nitelendirilmeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, ülkede yaşanan yüksek enflasyonun maruf olduğunu, paranın alım gücünün aşırı değer kaybetmesi nedeniyle . yıl önce.. tarihinde muaccel olan .. TL’nin o tarihteki satın alma gücü ile temerrüt faizi ile birlikte henüz.. tarihinde tahsil edilen paranın satın alma gücü arasında davacı aleyhine oldukça yüksek bir değişim olduğunu, temerrüt tarihi ..göre .. satış kuru; .. TL iken, tahsil tarihi ..satış kurunun .. TL olduğunu, yine ... TL. iken ..
TL olduğunu, altının gram satış fiyatı da. TL iken, ...
TL olduğunu, gayrimenkul fiyatlarında da bu artışların çok daha üstünde bir değişim gerçekleştiğini, tacir olan müvekkilinin parayı zamanında tahsil etmesi durumunda dövizde değerlendirip altın alabileceğini ve gayrimenkule yatırım yapabileceğini, böyle bir enflasyonist ortamda müvekkilin parasının değerini sabit tutmak ve kazanç sağlamak için bir çaba ve girişimde bulunması olayların normal akışına, hayat tecrübelerine uygun olduğunu, munzam zarar değerlendirilirken, hakimin takdir hakkı kapsamında paranın yoğun ve sürekli bir şekilde değer kaybettiği böyle bir dönemde bir tacirin,
bir an önce paranın alım gücünün azalmasını önleyici mal veya hizmet yatırımlarına yöneleceğini, zamanında tahsilat olsaydı bu tahsili ticari işletmesinde kullanarak yüksek kazançlar elde edeceğinin fiili karine olarak kabulü gerektiğini, alacağa mahsuben bankaya geçen fabrikanın bilahare dava dışı . .. geçtiğini ve ... tarihinde teklif verme suretiyle internet üzerinden .. TL’ye ihaleye çıkarıldığını,.. günlü .. kararına istinaden, ..
TL’si peşin, .. taksitle olmak üzere toplam .... TL bedel ile dava dışı . ..satıldığını, şayet müvekkilinin ..tarihinde davalı . .. alacağı tahsil edilseydi o tarihte . .. makarna fabrikasını geri alabileceğini ve fabrikanın düşük fiyata başkasına geçmesinin önüne geçilebileceğini, satılan fabrikanın değerinin hali hazırda ..
TL’nin üzerinde olduğunu alınamayan makarna fabrikasının değeri ile tahsil edilen para arasındaki farkın müvekkilinin somut zararı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, 6098 sayılı TBK'nın 122. maddesine göre munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık davacının munzam zararını ispat edip edemediği noktasında olup, munzam zararın hesaplanmasında somut ve soyut yöntemler nazara alınmalıdır.
Somut yöntemde; davacı alacaklının munzam zarar kaleminin oluştuğunu somut bir biçimde ispatlaması gerekir. Örneğin borcunu zamanında tahsil edememesi nedeniyle kredi borçlanması yaptığını veya..kişilere borcunu zamanında ödeyememesi nedeniyle temerrüt faizi ödediğini, cezai şart gibi ödemelerde bulunduğunu, yine dövizle yapmış olduğu borçlanmadan dolayı borcunu zamanında ödeyememiş olması nedeniyle kur farkından kaynaklanan zararı olduğunu, ödemekle yükümlü olduğu vergi, sosyal sigorta prim ödemeleri gibi ödemeleri zamanında ifa edememesi nedeniyle gecikme faizi ödemek zorunda kaldığını iddia ederek bu zararını ispatlayabilir.
Bu minvalde, eldeki davada munzam zarara esas olan alacak kalemlerinden birisi de; alacağı zamanında ödenseydi davacının üçüncü kişilere olan borcunu ödeyebileceği, ikinci fabrika binasını kaybetmesinin söz konusu olmayacağı, davacı şirket eğer .. tarihinde davalı...'den olan alacağını tahsil edebilseydi o tarihte ...'den makarna fabrikasını geri alabileceği ve fabrikanın çok düşük bedellerle 3. kişilere geçmesinin engellenebileceği, oysaki satılan fabrikanın değerinin hali hazırda şu anda ..
TL'nin üzerinde olduğu, .. TL değerin davacının net zararı olduğu şeklinde açıklanarak somutlaştırılmıştır.
Buna göre mahkemece davacının somut zarara dayanak olarak belirttiği hususlar yönünden bildirdiği delilleri toplanarak (gerektiğinde mahallinde inşaat ve makine mühendisi teknik bilirkişiler eşliğinde keşif de icra edilerek) bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, faizi aşar tutarda munzam somut zararın gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerekirken eksik araştırma ve yazılı gerekçelerle davanın reddi cihetine gidilmesi yerinde görülmemiştir.
Her ne kadar yerel mahkemece makarna fabrikasının satışının yapıldığı ........ Esas sayılı dosyasından ........tarihinde gerçekleştiğinden muacceliyet tarihi....... itibariyle somut zarar meydana gelmediği belirtilmişse de; davacı vekilince zararının temel dayanağı olarak, alacağa mahsuben bankaya geçen fabrikanın bilahare dava dışı .... tarihinde teklif verme suretiyle internet üzerinden ...... TL’ye ihaleye çıkarıldığı ve...... günlü..kararına istinaden, ..
TL’si peşin, ... taksitle olmak üzere toplam .... TL bedel ile ........ satıldığını, şayet müvekkilinin..... tarihinde, davalı.... alacağını tahsil edebilseydi o tarihte .. makarna fabrikasını geri alabileceği ve fabrikanın çok düşük bedellerle 3. kişilere geçmesi önüne geçilebileceği, satılan fabrikanın değerinin hali hazırda....
TL’nin üzerinde olduğu şeklinde somutlaştırıldığı anlaşılmakla mahkemece bu yönde araştırma yapılması gerekirken dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle bu alacak kaleminin reddi cihetine gidilmesi yerinde görülmemiştir.
Soyut yöntemde ise; yaşayan hayatın gerçekleri ve deneyimlerinin zorunlu kıldığı herkesçe bilinen normal durumlar ile fiili karineler başka bir deyişle TMK'nın 6. maddesinde belirtilen genel kuralın istisnaları şeklinde ispat yükünü ortadan kaldıran olgular, ispat hukuku açısından alacaklı lehine değerlendirilir.
Ülkemizde seyreden hiper enflasyon nedeniyle bireyin parasının değerini sabit tutmak ve kazanç sağlamak için çaba ve girişimlerde bulunmak, örneğin en azından vadeli mevduat, altın, devlet tahvili, döviz gibi yatırımlarda değerlendirmesi olayların normal akışına, hayat tecrübesine uygun bir karine olarak kabul edilmesi zorunludur.
Enflasyonist ortamda yaşayan normal makul bir insanın parasını atıl bir biçimde tutmayacağı, gelir getirecek bir yatırıma yatıracağı bilinen bir gerçektir. Herkesçe bilinen vakıalarla ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz. Yasal deyimle bu maruf ve meşhur vakıaların ispatına gerek yoktur.
Yüksek enflasyon zamanlarında, sürekli ve yüksek enflasyonun görüldüğü ülke ekonomilerinde para borcunun zamanında ödenmemesi halinde alacaklının borçluyu temerrüde düşürmesi, borcun ifasının uzun süre alması nedeniyle alacaklı her zaman zarara uğrar. Bu zararın bazı ispat kolaylıkları ile de olsa ispat edilmesi gerekir. Paranın değer kaybetmesi alacaklının mal varlığında bir eksilmeye yol açması halinde alacaklının zararının bulunduğu kabul edilmelidir. Normal enflasyon döneminde ise, temerrütten sonra ifa anına kadar paranın değer kaybetmesi kural olarak zararın varlığını göstermez. .. ülke ekonomisinde süreklilik ve yükseklik arzetmiyorsa bu durumda alacaklının somut olaylarla zararını ispatlaması gerekir.
........ karar sayılı İçtihatı ........ kararında “para her zaman kullanılması mümkün ve temettü meta olduğundan geç ödenmesi halinde zararın varlığı kesindir.” denilerek para borcunu ödemekte geciken borçlunun bu eyleminden dolayı alacaklının zararının doğacağı kabul edilmiştir.
...bireysel başvuru sonucunda vermiş olduğu,....... sayılı başvuru numaralı kararına konu uyuşmazlıkta, başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamındaki alacağının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşıldığından başvurucuya şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklendiği,
bu tespite rağmen derece mahkemelerinin başvurucunun zarara uğradığını ayrıca ispatlaması gerektiği yönündeki katı yorumu nedeniyle somut olay bakımından kamu yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengenin başvurucu aleyhine değerlendirilip mülkiyet hakkının ihlâl edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiş olması karşısında, hak ihlâline neden olmamak düşüncesiyle munzam zararın somut delillerle kanıtlanması gerektiği uygulamasından vazgeçilmiş, gelişen ekonomik koşullar,
mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki adil dengenin korunması .. ihlâl kararlarının bağlayıcılığı gözönünde tutularak enflasyon ve buna bağlı olarak döviz kurları, mevduat faizleri, devlet tahvilleri ve diğer yatırım araçlarının faiz oranları ile birlikte getirilerinin temerrüt faizden fazla olması halinde munzam zararın varlığının karine olarak kabul edilmesi gerektiği benimsenmiştir.
Yine....... başvuru numaralı .. tarihli kararında da aynı ilkelere değinilmiştir.........başvuru sayılı.......hakkında verilen kararda da munzam zararın talep edilebileceği belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen kararlar uyarınca kişinin mal varlığında meydana gelen azalmanın mülkiyet hakkının ihlâli niteliğinde olduğu munzam zarar ispatı konusunda katı ispat kurallarına bağlı kalındığında ihlâl kararları verildiği ve tazminata hükmedildiği yine yüksek enflasyonist dönemlerde borçlunun borcunu ödemeyerek düşük temerrüt faizinden yararlanarak haksız kazanç elde ettiği ve borçlunun borcunu ödememesi, direngen durumda olması nedeniyle mahkemelerdeki dava sayısının hızla arttığı görülmektedir. Bu nedenle yüksek enflasyonist dönemde soyut yöntemin dikkate alınması tüm bu sakıncaları ortadan kaldıracak, adaletin gerçekleşmesini sağlayacaktır.
Her somut olayın özelliği de nazara alınarak bulunulacak zarar miktarının ....kapsamında değerlendirilerek tespiti gerekir.
Munzam zararın hesap yönteminde dikkate alınacak ekonomik veriler;
1-Her yıl itibariyle gerçekleşen.....oranı,
2-Bankaların..ylık ortalama vadeli mevduat faiz oranları,
3-Devlet tahvillerine verilen faiz oranları,
4-Döviz kurlarındak....... değişim oranları,
5-Asgari ücret artışı,
6-Altın fiyatlarındaki artış şeklinde sepetteki bu verilerin ortalamasının mahkemece zararın hesaplanmasında dikkate alınması gerekir.
Öte yandan davalı yan cevap layihasında zamanaşımı def'i dermeyan etmişse de, munzam zararın tazmini davası 818 sayılı BK’nın 125 ve TBK'nın 146. maddesi uyarınca 10 senelik zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımının başlangıç tarihi ise alacaklının alacağının tamamının tahsil edildiği tarihtir.
Somut olayda, yanlar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiği iddiasıyla açılan..... tarihinde açılan maddi tazminat davasında.......Karar sayılı.......TL zarara hükmedildiği, .... Karar sayılı ilamıyla kararın bozulduğu, yerel mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde......tarihli kararıyla yeniden ..
TL'nin dava ve ıslah tarihlerinden itibaren ayrı ayrı işleyecek reeskont faiziyle beraber tahsiline hükmedildiği, ..... tarihli kararıyla hükümdeki usul hataları nedeniyle kararın yeniden bozulmasına karar verildiği, bu kere ........ tarihli kararıyla davacıların ......... tarihli sözleşmenin geçersizliği talebinin reddine, davacı tarafın tapu iptal tescil talebinin reddine, davacı gerçek kişilerin bedel iadesi talebinin reddine,....... TL'sinin faizsiz olarak, bakiye ......
TL'nin ıslah tarihinden..... itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmiş, işbu hüküm........tarihinde tamamen icra dosyasına ödenmiştir.
Davacı vekili ülkenin içinde bulunduğu enflasyonist ortam, paranın değer kaybı dikkate alındığında parayı tahsil edebilmesinin .. sene sürmesi, davacının alacağını .....tarihinde tahsil ettiği, muacceliyet tarihi .. tarihinden alacağın tahsil edildiği ..... tarihine kadar ülkemizdeki enflasyon oranları, yabancı paranın değer artışı, altın fiyatlarının artışı, vadeli mevduat faiz oranları, devlet tahviline verilen faiz oranı, asgari ücret artışı gibi ekonomik göstergeler yine o dönem içerisindeki yasal faiz oranları dikkate alındığında,
davacı alacaklının parasının değerini sabit tutmak ve kazanç sağlamak için bir çabada bulunmasının hayatın olağan akışına da uygun olduğu, en azından paranın değer kaybını önlemek için döviz, altın, vadeli mevduat hesabı, devlet tahvili gibi yatırımlara yönelmesinin doğal olduğu kanaatine varılmakla, davacı alacaklının temerrüt faiz oranı üzerinde aşkın zararı (.) oluştuğunun kabulü gerekir...
Mahkemece konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan yukarıda belirtilen ekonomik unsurlar dikkate alınarak oluşturulan sepet hesabına göre davacı alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarara uğrayıp uğramadığı tespit edilerek, varsa bu zarar miktarından da davacı tarafından tahsil edilen temerrüt faiz miktarı çıkartılarak, davacının munzam zarar miktarı bulunup davacı alacaklının aşkın zararının (..) tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacının somut olarak zararını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi gereğince kararın kaldırılması gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/80, K. 2025/579, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama