KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1720
- Karar No
- 2025/1512
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2025
- Dosya no
- ..
- Karar no
- ..
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAHRAMANMARAŞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- ..
- Yazım tarihi
- ..
Karar Metni
887 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davada . .. Ticaret Mahkemesince verilen .. esas sayılı ara kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- KARAR -
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının .. İcra Müdürlüğü’nün..
E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın taraflarına tebliğ edilmediğini, haricen yapılan incelemelerde öğrenmiş bulunduklarını, davacı kooperatif ile davalı arasındaki uyuşmazlığın ticari davadan kaynaklanan bir uyuşmazlık olması nedeniyle işbu davayı açmadan önce dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını, anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla yukarıda esası belirtilen icra dosyası ile borçlu hakkında ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, borçlu, borca tüm ferileriyle birlikte itiraz ederek takibi durdurduğunu,
borçlu itiraz dilekçesinde sadece "alacaklıya herhangi bir borcum bulunmamaktadır" demek suretiyle itiraz ettiğini başkaca herhangi bir iddia ileri sürmediğini, haricen öğrendikleri bilgilere göre davalı tarafın birçok kişiyi mağdur ettiğinden dolayı aleyhinde açılacak davaları ve icra takiplerini semeresiz bırakmak için üzerine kayıtlı mal varlıklarını kötü niyetle kaçırmaya başladığını,
borcu ödememek için malvarlığını kaçırma kastıyla takibe itiraz eden borçlunun taşınır ve taşınmaz tüm malvarlığına borca yetecek miktarda ihtiyati tedbir ve/veya fiili haciz yapmamak kaydıyla ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
KARAR
Mahkemece "...Açıklamaya çalışıldığı üzere, talep sahibinin tüm delilleri açıkça değerlendirilerek, İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup, ilgili maddeye göre, vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnızca borçlunun muayyen bir yerleşim yeri yoksa ve borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarının ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.
Davamızda, ihtiyati haciz talep edilen dayanak evraklar cari hesap ile fatura gibi belgelerdir. Bu tür evraklar, ihtiyati haciz talep edilen alacağın muaccel olduğuna karine teşkil etmediği gibi söz konusu dayanak belgelerdeki emtianın (taraflar arasında alım-satıma konu olan ürünler) davalı şirkete teslim edildiği hususu dahi bu aşamada çekişme konusudur. TBK. m. 117/1'e göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer.
Eldeki somut olayımızda, iddianın ileri sürülüş biçimi ve tüm dosya kapsamı hep birlikte irdelendiğinde; davacı şirketin, davalı şirketten alacağı olduğu hususu dahi yapılacak olan yargılama sonucunda netlik kazanacağından, bu aşamada davacı şirketin davalı şirketten olan alacağın muaccel olduğuna kanaat getirilmediğinden, davacının ihtiyati haciz talebinin REDDİNE karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı, davacının alacağını semeresiz bırakmak için üzerindeki mal varlıklarını kaçırmakta olduğunu ve yerel mahkemece verilen işbu istinaf dilekçesine konu ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararı da davalının kötü niyetine vasıta olduğunu, dosyasına sunulan belgeler talebin delillerini oluşturduğunu, belgelerden de anlaşılacağı üzere müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu bildiği halde, dolayısıyla borçlu olduğunu bildiği halde kötü niyetli olarak borca itiraz etmek suretiyle takibin durdurulmasına neden olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Talep, görülmekte olan itirazın iptali davası kapsamında davalının borca yetecek miktardaki mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasına ilişkindir.
.. Asliye Ticaret Mahkemesi .. Esas sayılı ara kararıyla ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispatın sağlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı,
6100 sayılı HMK'nın 389.maddesi uyarınca ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecek olması, tedbir talep edilen taşınır ve taşınmazların bizatihi dava konusu olmaması, 2004 sayılı İİK'nun 258.maddesi uyarınca da alacağın varlığı hususunun yaklaşık olarak ispatlanamaması nedeniyle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1720, K. 2025/1512, 30 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama