KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/637
- Karar No
- 2025/858
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Dosya no
- .
- Karar no
- ..
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ..
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- .
- Vekili
- ..
- Davanın konusu
- Müdür Azil Davasında Tedbiren Kayyım Atanması
- İstinaf kararının karar tarihi
- ...
- Yazım tarihi
- ...
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden vekili, davalının müdürlük hak ve yetkisini kullanmasının şirketin ekonomik ve hukuki bakımdan mahvına sebep olacak sonuçlar doğurabileceğini, telafisi güç ve imkânsız zararlarla karşılaşılmaması bakımından işbu dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbiren davalının müdürlük hak ve yetkisinin teminat aranmaksızın veya uygun görülecek teminat ile kaldırılmasına ve şirketin temsili ve yönetimi için kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur.
CEVAP
Aleyhine ihtiyati tedbir istenen vekili, davacı tarafça tedbir talebine dayanak olarak gösterilen vakaların hiçbirisi gerçekleşmediğini, davacı tarafça iddia edilen diğer hususlar kötü niyetli bir şekilde iddia edildiğini, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi hem hukuki olarak hem de somut olayın özelliklerine göre dayanaksız kaldığını, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi kabul edilmesi halinde verilen ihtiyati tedbir kararı asıl uyuşmazlığı çözecek mahiyette olacak olup bu haliyle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne hukuken olanak bulunmadığı, hal böyle olunca da davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili, TTK'nın 630/ 2. ve 3. fıkraları gereği haklı sebep halinde şirket müdürünün azlinin istenebileceğini, TTK'nın 235. maddesine göre; haklı sebeplerin varlığı halinde temsil yetkisi, bir ortağın başvurusu üzerine, mahkemece kaldırılabileceğini, gecikmesinde tehlike bulunan hallerde mahkeme temsil yetkisini ihtiyati tedbir olarak kaldırıp bu yetkiyi bir kayyıma verebileceğini, HMK 389. maddesi uyarınca; müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararı söz konusu olacağından, bu zarara sebebiyet vermemek adına davanın devamı süresince ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep hukuki mahiyeti itibariyle, limited şirket müdürünün azli/ temsil yetkisinin sınırlandırılması davasında tedbiren şirkete yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir.
TTK’da kayyım atanmasına ilişkin düzenleme mevcut olmayıp TMK'nın 403/2 maddesinde kayyımın belirli işleri görmek veya mal varlığını yönetmek için atanacağı, 427. madde ile de bir tüzel kişi gerekli organlarından yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamış ise kayyım atanacağı hükmünü içermektedir.
Ticaret şirketleri özel hukuk alanında faaliyet gösteren, kar elde etmek gayesiyle kurulan ve genel kurulu tarafından seçilen yöneticileri tarafından yönetilmesi gereken kurumlardır. Mahkemelerce zorunluluk olmadıkça yönetim yetkisine müdahale edilmemelidir.
HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda limited şirket müdürünün azli davasında davalı şirket müdürünün şirketi zararlandırıcı işlemler yaptığı ileri sürülerek karşı yanın azli ya da temsil yetkisinin kaldırılması istenmektedir. Davacı yan tarafından iddialarını delillendirmek adına davanın açılış safhasında somut bir bilgi ve belge sunamamış olup, mahkemece yaklaşık ispatın oluşmadığı yönündeki kabulü yerinde görülmüştür.
Toplanan deliller çerçevesinde şu aşamada yaklaşık ispatın hasıl olmadığı anlaşılmakla, davalının yönetim yetkisinin kaldırılması gerektiğine ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki kararında isabetsizlik görülmemiş olup vaki davacı vaki vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/637, K. 2025/858, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama