KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Karar Tarihi
- Esas No
- 2025/7074
- Karar No
- 2025/3828
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Dosya no
- ..
- Karar no
- ..
- Başkan
- ..
- Üye
- ..
- Üye
- ..
- Katip
- ..
- İncelenen kararın mahkemesi
- ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- ..
- Vekili
- Av. ..
- Davalı
- ..
- Vekili
- Av. ..
Karar Metni
1.159 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine dairemize gelen dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... adresinde petrol istasyonu işlettiğini, davacının işletmesinde ihtiyacı olan suyu sondaj vurarak çıkardığı kuyudan temin ettiğini, davalı tarafça davacının sayaç takılmaksızın abone numarası verilerek ..
TL tutarında fatura tahakkuk ettirildiğini, davacı tarafından çıkartılan suyun yer altı suyu olduğunu, herhangi bir kanalizasyon ile akıtılmadığını, faturaya itiraz edildiğini, davalı tarafından itirazların dinlenilmediğini, bu faturadan kaynaklı davalı aleyhine .. .. Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini ve davanın kesinleştiğini, davalı tarafından bu defa ..
TL tutarında faturanın kesildiğini, faturanın kanuna aykırı olduğunu, yer altı sularının kullanımının davacının mülkiyet hakkı kapsamında olduğunu belirterek.. tarih ve .. TL tutarındaki faturadan dolayı davacının davalıya borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davacı tarafça zorunlu arabulucuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacının .. numaralı aboneliğinin atık su aboneliğinin olduğunu, faturanın yönergeye uygun şekilde tahakkuk ettirildiğini, atık su bedelinin 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 11 inci maddesinin 5 inci fıkrasında düzenlendiğini, abonelerin arıtma sistemlerinden kaynaklanan giderlere katılma zorunluluklarının bulunduğunu, atık suların kanalizasyon şebekesine atılmamasının atık su bedelinden oluşan sorumluluğu kaldırmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacı tarafça bu dava şartı dava açıldıktan sonra giderilmiş ise de; esasen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir dava şartı niteliğinde bulunmadığı, bu hususun tek istisnasının görevsiz mahkemede dava açılması hali olduğu,
bu istisna dışında zorunlu dava şartı arabuluculuk müessesesine başvurulmadan dava açılmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesine aykırılık teşkil edeceği, davacı tarafça dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan eldeki davanın ikame edildiği gerekçesiyle davacının davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2,115 maddeleri uyarınca özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş, dosya inceleme yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.
Dairemizin .. tarih ve... Esas.. Karar sayılı ilamı ile.
"İlk derece mahkemesince her ne kadar, davacının ve davalının "tacir" statüsünde olduğu, eldeki davanın ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü maddesi uyarınca "nispi ticari dava" statüsünde bulunduğu, bu nedenle davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu dava şartı arabuluculuk müessesine tabi bulunduğu, davacı tarafça bu dava şartı dava açıldıktan sonra giderilmiş ise de; esasen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir dava şartı niteliğinde bulunmadığından bahisle usulden red kararı verilmiş ise de davalı ''..
Su ve Kanalizsyon İdaresi Genel Müdürlüğü''nün tacir sıfatına haiz olmadığı, iş bu davanın bu nedenle nispi ticari dava olmayıp, ticari nitelikte olmayan menfi tespit davalarında arabuluculuk müessesinin dava şartı olmadığı gözetildiğinde mahkemece usulden red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, mahkemece; gerekli deliller toplanmadan, yeterli inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" karar verildiği, dosyanın mahkemenin ... Esas sırasında kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda mahkemece, davacı tarafça dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan eldeki davanın ikame edildiği gerekçesiyle davacının davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2,115 maddeleri uyarınca özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; yargılama devam ederken yerel mahkemece arabulucuğa gitmelerinin istendiğini, arabuluculuğa başvurduklarını, anlaşma sağlanamadığını, tutanağı dosyaya sunduklarını, mahkemenin bozma kararında belirtilen hususlara uymadığını, müvekkilinin tacir olduğunu ancak davanın müvekkilinin tacirliği ile ilgili bir dava olmadığını, davanın müvekkilinin içme suyu olarak kullandığı kuyuda abone olmadığı halde davalı kurumun hayali olarak kestiği su faturalarına ilişkin olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
İnceleme ve gerekçe;
HMK'nın 353. maddesine göre dosya üzerinde ve HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni ile ilgili hususlar yönünden yapılan inceleme sonucunda;
Dava, fabrika niteliğindeki işyerindeki atık su bedellerine konu faturadan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
"6102 Sayılı TTK'nın 16 maddesinin birinci fıkrasında; ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşların da tacir sayılacağı belirtilmiştir. Davacı .. Genel Müdürlüğü, .. Sayılı .. Kanunu'nun ek 5 ve geçici 10. maddeleri ile kurulmuş olup, özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olması yanında ticari şekilde veya iktisadi esaslara göre işletilmekte, yaptığı işler itibariyle de ticarethane sayılmakta ve tacir sıfatını taşımaktadır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 üncü maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın .. Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, .. Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
6335 Sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5 inci maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1 inci maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay tarafından re'sen incelenir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tacir oldukları çekişmesiz olan taraflar arasındaki ihtilafın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu dosya kapsamıyla sabittir. Bu halde, uyuşmazlığa konu dava, ticari dava niteliğindedir...
Yukarıda bahsi geçen .. içtihatları ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde, davanın ticari dava olduğu ve arabuluculuk dava şartının da zorunlu olduğu, arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmasının dava şartlarına aykırılık oluşturacağı, kararın, davacının tacir olması karşısında, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen karara ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yerinde bulunmadığından aşağıda hüküm kurulmuştur.
. . · Başkan · . · ¸e-imzalı · . . · Üye · . · ¸e-imzalı · . . · Üye · . · ¸e-imzalı · . . · Katip · .. · ¸e-imzalı
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/7074, K. 2025/3828, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama