KÜNYE
T.C. Gaziantep Bam 17. Hukuk Dairesi T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2022
- Esas no
- 2021/1745
- Karar no
- 2022/250
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/06/2021
- Numarası
- 2019/655 Esas- 2021/438 Karar
- Davacı
- ... - -...
Karar Metni
806 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
... VEKİLLERİ : Av. ...
[....] UETS
Av. ...
[....] UETS
DAVALI : ... -
... VEKİLLERİ : Av. ...
[... UETS
Av. ... ... Av. ... ... İHBAR OLUNAN : ... - -... ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 17/02/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2022
Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.06.2021 tarih, 2019/655 esas ve 2021/438 karar sayılı kararı aleyhine davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunduğundan dosyanın yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;.... tarihinde sürücüsü ... Sek olan ... plaka sayılı aracın müvekkili ...ye çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada müvekkilinin yaralandığını, bu kazada ifadelerden ve tutanaklardan açıkça ... plaka sayılı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8 TL Kalıcı İş Göremezlik ,1 TL Geçici İşgöremezlik,1-TL'si Bakıcı Gideri İçin Olmak Üzere Toplam 10 TL lik maddi tazminatın davalı yönünden ihtar tarihinden 15 gün sonrası olan 16.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi(sigortalı araç ticari açık kasa kamyonet) ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davayı kesinlikle kabul etmediklerini, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı aracı işletenin kusur oranı ile sınırlı olduğundan, trafik kazası tespit tutanağı da dikkate alınarak dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı sürücünün kusurunun açık bir şekilde tespit edilmesinin açık olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü yönünde karar tesis edilmiştir.
İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; söz konusu dosyada maluliyet raporu ve buna bağlı olarak hesaplanan miktarın çok düşük olduğunu, bu itirazlarının yerinde görülmeden davanın bu haliyle karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararını istinaf etmiştir.
İstinaf başvuru talebinde davalı vekili dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun usule uygun hazırlanmadığını, dosyanın ATK 3. İhtisas Dairesine gönderilmesi talebinde bulunduklarını, mahkemenin bu taleplerini reddettiğini, ayrıca müvekkili şirket rarafından yerel mahkeme ara kararı üzerine yapılan geçici ödemenin güncellenerek faizinin mahsup edilmesi gerektiği yönündeki taleplerinin de yine mahkemece değerlendirilmediğini,
davayı kabul etmemekle birlikte dava konusu talep tutarlarından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki taleplerinin de mahkemece değerlendirilmediğini belirterek Mahkeme kararını istinaf ettiklerini, Yerel Mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanmadan kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Davacı vekili, istinaf başvurusundan sonra 15.02.2022 tarihli dilekçesi ile, davalı taraf ile ibraname gereğince sulh olduklarını, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti yönünden herhangi bir taleplerinini olmadığını bilirttiklerini, ancak zorunlu arabuluculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılması kaydıyla sulh nedeniyle davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurundan sonra 15.02.2022 tarihli dilekçesi ile, davacı taraf ile sulh olduklarını, bu nedenle müvekkili şirket adına davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, ayrıca vekalet ücreti yönünden bir taleplerinin olmadığını, ancak dava harç ve masraflarının davacı üzerinde bırakılması talebinde bulunmuştur.
Bilindiği ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 313/1 maddesinde düzenlendiği üzere sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. HMK’nın 314. maddesinde sulhun hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. HMK’nın 315/1 maddesi ise “Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” hükmünü amirdir.
Ayrıca HMK 314. md. göre sulh hüküm verilmesinden sonra yapılmışsa Bölge Adliye Mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verileceği düzenlenmiştir.
Bu nedenle, davacı vekilinin davalıya karşı açtığı ve Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.06.2021 tarih, 2019/655 esas ve 2021/438 karar sayılı kararına konu davada, davacı vekili, davalı vekili ile aralarında uzlaştığına dair beyanda bulunmuş ise de; HMK 313. maddesi kapsamında tarafların aralarında uzlaştıklarına dair beyanın sözleşme niteliğinde bulunan sulh niteliğinde olup olmadığının hükmü veren mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın karar verilmek üzere gönderilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip · ... ... ... ...
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1745, K. 2022/250, 17 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama