KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Ocak 2024
- T.C. GAZİANTEP BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/313 - 2024/5
- Esas no
- 2022/313
- Karar no
- 2024/5
- Başkan
- ..........
- Üye
- ............
- Üye
- ...........
- Katip
- ..........
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/12/2021
- Numarası
- 2020/19 Esas- 2021/787 Karar
- Davacı
- ..........
- Vekilleri
- Av. ............
- Davalı
- ..........
- Vekili
- Av. ............
- Davanın konusu
- Tazminat
- Gerekçe tarihi
- 23/01/2024
Karar Metni
1.652 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
.............. Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili istinaf başvurusunda bulunduğundan dosyanın yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; .......... tarihinde ........ İli, ........
İlçesi, ........... mahallesinde plakası tespit edilemeyen bir aracın motosiklet ile yolunda ilerleyen müvekkiline çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin bu kaza nedeniyle geçici ve kalıcı olarak malül kaldığını, müvekkiline çarpıp kaçan aracın tespit edilemediğini, müvekkilini.............. gerekli tedavilerini gördüğünü, müvekkilinin çalışma gücünden efor kaybı yaşadığını, bu nedenle şimdilik ....... TL maddi tazminatın (........
TL sürekli iş göremezlik ve ............... TL geçici iş göremezlik tazminatı) poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan aracın sürücüsünün ve plakasının tespit edilmediğinin somut deliller ile ispatlanması gerektiğini, davacının Adli Tıp Kurumuna sevki sağlanarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu aldırılmasının gerektiğini, davacı tarafın meydana gelen kazada kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, sağlık giderleri teminatının .......... sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının geçici iş göremezlik talebinin teminat dışı olduğunu,
müvekkili kurumun bir sigorta şirketi veya tacir olmadığını, talep konusunun haksız fiilden kaynaklandığını, taraflar arasında ticari ilişki de bulunmadığını, bu nedenle avans faizi ödenmesine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili kurumun sorumluluğunun ........... tarihinde geçerli teminat limiti ve plakası tespit edilemeyen aracın kusuru oranında sınırlı olduğunu, bu nedenlerle ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle de davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile; ......... TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve ....... TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam ....... TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan ......... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili süresinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kazanın varlığının ispat edilmesi gerektiğini, maluliyeti kabul etmediklerini, geçici iş göremezlikten sorumlu olmadıklarını, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, teknik faiz uygulanarak hesap raporu alınması gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, başvuru şartının yerine getirilmediğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk TBK m. 49-55;2918 sy. KTK 85, 89, 90, 91; 6100 sy. HMK m.341, 353, 355, 359 3. Değerlendirme HMK 355 md. gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;
3.1.2918 sayılı KTK.nın 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir..." hükmü düzenlenmekte olup, davacı vekilinin söz konusu hüküm kapsamında davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu,
eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksiklik tamamlanabileceğine göre başvuru şartının yerine getirildiği anlaşılmakla davalının buna yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
3.2.Hükme esas alınan maluliyet raporunun, davacıya ait tedavi evrakları incelenerek ve fiziken muayenesinin yapılarak uzman heyet tarafından ve kaza tarihi olan 27.07.2019 tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %19 (ondokuz) olduğu, tıbbi iyileşme süreci göz önüne aldığında 18 (onsekiz)ay süre ile geçici iş görmezliğinin olduğu tıbbi tespiti yapılmıştır. Mahkemece alınan rapor doğru yönetmelik hükümleri uyarınca denetime imkan verir şekilde düzenlendiği anlaşılmakla davalı tarafın istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
3.3.TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinin de hüküm altına alınması usul ve yasaya uygun olup buna yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
3.4.Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH .......” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH ........... Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir.
Öte yandan .......... Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (........) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, .......... Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir.. Bu sebeple hesaplamada TRH ........ Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınmasında bir aykırılık görülmemiştir.
3.5.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Hesabı Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereğince, ... yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken, ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek ... Yönetmeliğinin 9, 14. ve 15. maddelerinde yazılı biçimde fona başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren ... Hesabının temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemiş ise ... Hesabının temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, usuli işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılarak, hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı tarafça dava açılmadan önce davalı ... Hesabına başvuruda bulunulduğu ... Yönetmeliğinin 15. maddesi uyarınca mahkemece hüküm altına alınan faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğuna ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
3.6. Dosyanın incelenmesinde kaza ile ilgili .......... soruşturma açıldığı ve daimi arama kararının verildiği, davacının hastaneye trafik kazası nedeniyle başvurduğu, alınan raporlar ile kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı kurulduğu gözetilerek kazanın oluşumuna ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
3.7. Dosyanın incelenmesinde kaza tespit tutanağının düzenlenmediği polisler tarafından basit krokinin çizildiği anlaşılmıştır. Mahkemece keşif sonucu alınan kusur raporunda ise davacı motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğu, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün ise %100 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.. Mahkemece alınan rapor denetime elverişli ve olayın oluşuna uygun olduğundan istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
3.8. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hâkim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında indirim yapılması Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda ........... olay tarihli tıbbi belgelerinden alın bölgesinde 8 cm.'lik derin abrazyon, sol kaş üzerinde 1cm.'lik, frontal bölge sağda saçlı deri hizasında 1 cm.'lik, çene sol tarafta 2-3 cm'lik, kafa arkasında l cm 'lik laserasyonları olduğu, frontal bölgede, sol periorbital ve premaksiller mesafede ciltaltı hemoraji, sol orbita tabanında, lateral duvarında, sol maksiler sinüs anterior ve lateral duvarında minimal deplase, sağ temporal kemikte temporomandibular eklem mesafesi ile ilişkili nondenlase, sağ mandibula kondilinde anteriora deplase fraktürleri olduğu kayıtlıdır.
Yaralanmanın kafa bölgesinin değişik yerlerine ilişkin olduğu dolayısıyla sürücünün kask taktığına yönelik beyanlara itibar etmek olanaklı değildir.
Kask takmanın zorunlu olması ve takılmamasının müterafik kusur oluşturduğu gözetilerek buna yönelik istinaf itirazları yerinde görülmüş ancak bu hatanın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle kararın kaldırılmasına ve hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak yeniden hüküm tesis etmek gerekmişitr.
Bu itibarla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne HMK'nın 353/1-b,2 maddesi uyarınca kararın kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
M.K.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2022/313, K. 2024/5, 2 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama