KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- T.C. GAZİANTEP BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/507 - 2024/142
- Esas no
- 2022/507
- Karar no
- 2024/142
- Başkan
- .............
- Üye
- .............
- Üye
- ............
- Katip
- .............
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/11/2021
- Numarası
- 2020/1 Esas- 2021/672 Karar
- Davacı
- ...........
- Vekilleri
- Av. ..............
- Davalılar
- 1 -.........
- Vekili
- Av...........
Karar Metni
1.560 kelime·8 dk okuma·13 bölüm
: 2 -.........
VEKİLİ
Av............ : 3 .........
VEKİLİ
Av..........
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 08/02/2024
GEREKÇE TARİHİ : 06/03/2024
............. Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekilinin, davalı................. vekilinin istinaf vekili istinaf başvurusunda bulunduğundan dosyanın yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
04/10/2019 tarihinde davalı ............. sevk ve idaresindeki diğer davalı ................ aracın yaya konumunda bulunan müvekkiline çarpması neticesinde meydana gelen kazada müvekkillinin bir kusurunun bulunmadığını ve yaralandığını, .......... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, dava öncesi sigorta şirketine başvurduklarını ancak şirketin ödeme yapmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de netice alınmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kalıcı iş göremezlik nedeniyle ............
TL, geçici iş göremezlik nedeniyle ............ TL olmak üzere toplam ............. TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini; ..............
TL manevi tazminatın kaza tarihinden işeleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar .............. alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı taraf ............ tarihli dilekçesiyle geçici iş göremezlik talebini .......... TL'ye, kalıcı iş göremezlik talebini ............. TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davanın usulüne uygun başvuru yapmadığını iddia ederek davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkememiz aksi kanatte ise davayı kabul anlamına gelmekle birlikte tazminat hesabının konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla yaptırılması gerektiğini savunmuştur.
2.Davalı .............. vekili cevap dilekçesinde; açılan maddi ve manevi talepli davanın haksız olduğunu, müvekkilinin davacıyla kaza sırasında ve kaza sonrasında yakından ilgilendiğini, üzerine düşen sorumlulukları yerine getiren müvekkili yönünden manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, kaldı ki müvekkili araç maliki olup kazaya sebebiyet vermediğini, diğer taraftan maddi tazminata hükmedilecekse bunun diğer davalı sigorta şirketinden alınması gerektiğini beyan etmiştir. Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya maddi ve manevi tazminat olarak devam edilecekse, maddi tazminat hesabının konusunda uzman bilirkişilerce yaptırılmasını, manevi tazminat için tarafların sosyal ekonomik durumlarının göz önünde bulundurulmasını savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI
İlk derece mahkemesince: davanın maddi tazminat yönünden kabulü ile; ............. TL kalıcı iş göremezlik, ........ TL geçici iş göremezlik olmak üzere kabulü ile ........... TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 07/11/2019 tarihinden diğer davalılar yönünden kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile ........... TL'nin davalılar.............. kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili süresinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ............... istinaf dilekçesinde; davacının arabuluculuk şartını yerine getirmediğini, raporların tebliğ edilmediğini, tazminattan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, hesap raporunun hatalı olduğunu, kusur ve maluliyet raporunun hatalı olduğunu, geçici iş göremezlikten sorumlu olmadıklarını, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ................. vekili istinaf dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, kararın gerekçesiz olduğunu, geçici iş göremezlikten ve manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
3.Davacı ............ vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminatın düşük belirlendiğini, maddi tazminat hükmü kurulurken de hata yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
TBK m. 49-55; 2918 s. KTK 85, 89, 90, 91; 6100 s. HMK m.341, 353, 355, 359
3. Değerlendirme
HMK 355 md. gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;
3.1.Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Somut olayda, davacı vekilinin dilekçe ile davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre, davacı vekilinin özel dava şartı olarak düzenlenen Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği, kaldı ki arabuluculuğa da başvurulduğu gözetildiğinde buna yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. (Benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Y ........... E.K sayılı ilamları)
3.2.Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesine göre; "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesine göre ise; "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir."
Mahkemece, davacı vekili tarafından talep edilen manevi tazminat miktarı özellikle kusur raporuna göre davalı sürücüsünün kusurlu olması ve paranın alım gücü, takdir edilen manevi tazminat miktarlarının TBK'nın 56 maddesindeki özel haller ile olayın oluşu, kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve hak ve nesafet ölçütleri dikkate alındığında talebin kısmen kabulü şeklinde takdir edilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu anlaşıldığından buna yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
3.3.Dosyanın incelenmesinde dosya içerisindeki kaza tespit tutanağında davalı sürücünün aracın kontrolünü kaybederek kaldırımda bekleyen davacıya ve başka bir yayaya çarptığı; kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, yaya olan davacının kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece bilirkişiden alınan kusura ilişkin raporunda benzer değerlendirmeler içerdiği, birbiri ile uyumlu olduğu ve de dosya kapsamına da uygun olduğundan istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
3.4.TBK.m.54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen geçici işgöremezlik zararının hüküm altına alınması usul ve yasaya uygun olup buna yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. (Y................... E.K)
3.5. Mahkemece kaza tarihi olan ................ tarihinde yürürlükte olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri doğrultusunda maluliyet raporu tanzim edildiği, raporun denetlenebilir ve dosya kapsamı ile uyumlu olması nedeniyle buna yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
3.6. Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; ............... çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda.
Yargıtay'ın güncel içtihatlarında belirtilen yaşam tablosunun kullanılmasına yönelik içtihatları ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. (Y..................
E.K) Dosya içerisindeki hesap raporunun kusur raporu, maluliyet raporu ve TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak progresif rant yöntemine göre yapıldığı anlaşıldığından istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
3.7.Anayasanın 141-III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” HMK'nın 297. maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararının denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Mahkemece bu Anayasal ve yasal zorunluluklara uygun şekilde karar yazıldığı anlaşıldığından istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
3.8.Dosyanın incelenmesinde davalı ............ yargılama aşamasında vekilinin olmadığı dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği ve ilk duruşma gününün de tebliğ edildiği, duruşmada hazır olduğu ve beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. Davalıya ön inceleme duruşma günü için yeniden tebligat yapıldığı ve mernis adresine tebliğ edildiği, yine bilirkişi raporlarının mernis adresine tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davalının altı numaralı celseye katıldığı gözetildiğinde davalının tebligat yapılmadığına yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla davacı vekilinin, davalı ............. vekilinin ve davalı ............... Vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
M.K.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2022/507, K. 2024/142, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama