1. Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin yakınının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. Davaya konu kazanın oluşumunda,..plaklı araç sürücünün ağır ihlal ve ihmalinin bulunduğu, .. plakalı araç sürücüsü murisin kazaya etken kural ihlalinin bulunmadığı dair, kaza tespit tutanağı ve ..ait ...sayılı dosyada alınan rapor ile de uyumlu, oluşa uygun ve yeterli gerekçeyi içeren.. tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tazminat hesabı yönünden yargı kurumları ile .. gibi diğer kurumlar arasında uygulama birliğinin sağlanması açısından,........ ortak çalışmasıyla belirlenmiş olan ve ülkemize özgü güncel verileri içeren "Ulusal Mortalite Tablosu" TRH 2010 tablosuna göre bakiye ömür belirlenerek, ........ sayılı kararı ile, KTK'nın 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği gözetilerek destek tazminatı hesabında, genel şart değişikliğinden önceki yargısal uygulamalar doğrultusunda progresif rant yöntemine göre düzenlenen aktüerya raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
4. KTK'nın 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeler ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren.. iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe yapılmaması halinde temerrüt gerçekleşir. Davacılar, .. tarihinde davalıya başvuru yapmış olduğundan, mahkemece.. tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5. ZMSS yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebeple sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır.
6. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise "başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir.
7. KTK'nın 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.
8. Somut olayda; dava konusu kazayı yapan araç için, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi düzenlendiği, poliçeye göre ölüm halinde teminat limitinin kişi başı .. TL, kaza başı . TL olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu kazada ölen davacının desteği ...'nın hak sahibi olan tüm yakınlarının talep edebileceği tazminatlardan, davalı sigortacının bu limitle sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır.
9. Desteğin eşi, çocukları, anne ve babasının sağ olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından desteğin eşi ve çocuklarına ödeme yapılmıştır. Eldeki dosyada ise desteğin anne ve babası destekten yoksun kalma tazminatı talep etmektedir. Davaya konu kazada ölen davacılar desteğinin hak sahibi olan tüm yakınlarının talep edebileceği tazminatlardan, davalı sigortacının poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır. Davalı tarafça, desteğin eşine ve çocuklarına ödeme yapıldığından, poliçedeki kaza başı teminat limitinin bittiği, bu nedenle, davacı anne ve babaya ödeme yapılamayacağı savunulmaktadır.
10. Sigorta şirketleri, 2918 sayılı KTK'nın 98 ve 99. maddeleri uyarınca kaza ile ilgili belgelerle (kaza tesbit tutanağı, nüfus kayıtları, hasara ilişkin belgeler, ekspertiz raporu gibi belgelerle) kendilerine müracaat edildiğinde, gerekli incelemeleri yaptırıp, kusur durumu ve zararı tespit ettikten sonra, zarar görene ödeme yapmaktadır. Davalı ... şirketi ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olup, kendisi tarafından düzenlenmiş olan poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli bir tacir gibi davranmak durumundadır.
11. Zira, davalı ... şirketinin, desteğe ait güncel nüfus kaydını talep etmesi ve ödemeyi buna göre yapması gerekirken, zarar görenlere ait güncel nüfus kayıtları istenmeden, desteğin anne ve babasının yani diğer hak sahiplerinin hayatta olup olmadığı belirlenmeden ödeme yapılmıştır. Davalı ... şirketi tacir olup basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır.
TTK’nın 18. maddesinde “(1)Tacir, her türlü borcu için iflasa tabidir; ayrıca kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek ve bu Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmakla da yükümlüdür. (2) Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
(3) Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
(4) Tacir sıfatına bağlı olan diğer hükümler saklıdır.” düzenlemesi yapılmış olup, tacirin basiretli ve öngörülü olmak, imzaladığı sözleşme hükümlerinin sonuçlarını imza anında bilmek ve sonuçlarına katlanmak zorunluluğu bulunmaktadır. Burada getirilen özen yükümlülüğü, işlemi yapan tacirin kişisel özellikleri ile ilgili olmayıp objektif bir özen yükümlülüğüdür.
Buna göre, aynı ticari alanda faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özenin gösterilmesi gerekmektedir. Tacirler basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü altında olduğundan ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde düşüncesizliği ya da deneyimsizliği söz konusu olamayacaktır.
12. TMK’nın 3. maddesinde “Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.”düzenlemesine göre iyi niyetin varlığı için kişideki mevcut bilgisizlik, mazur görülebilir nitelikte olmalıdır.
Bilgisizliğin mazur görülebilirliği ise, TMK’nın 3/2. maddesi gereğince, kişinin icabı hale göre, kendisinden beklenen özeni sarfetmesi halinde olur. Örneğin bir hakkı iktisap etmek isteyen kimse, o hakkın doğumuna engel bir durumun varlığı veya hakkın sonuçlarını meydana getirmesi için aranan bir unsurun yokluğu konusunda araştırma yapmak; olayın özelliklerinin gerektirdiği özeni (ihtimamı) göstermek zorundadır.
Kanunun iyi niyete hukuki sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak TMK’nın 3. maddesinde de açıklandığı üzere, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.
13. Dava konusu olayda davalı anonim şirket olup, tacirdir. Her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlüdür.
14. Zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında başvuran hak sahiplerinin yaşı, destek süresi bakiye ömür süreleri ve destek sürelerinin belirlenmesi için desteğin ve hak sahiplerinin nüfus kayıtlarını istemek, desteğin anne ve babası hayatta ise destek alacaklarını bilmek yükümlülüğü bulunan tacirin basiretli hareket etme yükümlülüğü kendi borcunun tamamını bilmesini gerektirir. Tacir olan davacı yönünden TMK’nın 3. maddesinde düzenlenen iyiniyet iddiasının dava konusu olay yönünden dinlenmesi mümkün olmadığından, murisin anne ve babasının hayatta olup olmadığına dair gerekli araştırmayı yapmayan, hak sahiplerinden gerekli belgeleri istemeyen sigorta şirketi kendisinden beklenen özeni göstermediğinden iyiniyetli olduğu savunmasına itibar edilemez.
15. Açıklanan nedenlerle davalı ... şirketinin TTK’nın 18/2. maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi, TMK’nın 3/2. maddesinin tacir olan davacı ... şirketi yönünden gerekli özeni göstermesi halinde kolayca öğrenebileceği bir husus nedeniyle iyiniyet iddiasında bulunamayacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/2. maddesi gereğince, davacılara karşı da sorumluluktan kurtulabilmesi için öngörülen başka tazminat taleplerinin olduğunu bilmeme ve iyiniyetle ödeme yapma şeklindeki şartları sağlayamadığı;
basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu halde mahkeme kararına dayalı olarak ödeme yaparken garameten paylaştırma ile ödeme yapma konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek, kendi kusurlu eylemi nedeniyle, hak sahibi davacıların tazminat alacaklarını azaltamayacağından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsilik görülmemiş ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b,1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.