KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1190
- Karar No
- 2025/1749
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- Esas no
- ..
- Karar no
- ..
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAHRAMANMARAŞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davalı
- 1 -... - -...
- Davalı
- 2 -... - -...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar tarihi
- ..
- Karar yazım tarihi
- ..
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karar re'sen merci tayini yönünden dairemize gelmiş olup, dosyanın inceleme aşamasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek hallerden olduğu anlaşılmış olmakla, dosya heyetçe incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, harici satım sözleşmesinden ve borç ilişkisinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
.. Asliye Hukuk Mahkemesince, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20. maddesi gereğince ticari satımdan kaynaklanan davaları ile ilgili tüm uyuşmazlıkların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği bildirildiğinden, bu davalara bakmakta Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlendirildiğinden, dolayısıyla davacı vekilince davanın dayanağı 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20. maddesi gereğince itirazın iptali davası olduğu ve bu taleplerin Asliye Ticaret Mahkemesince incelenmesi gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmiştir.
.. Asliye Ticaret Mahkemesince, mahkemece davalıların tacir olup olmadığına ilişkin vergi dairesine yazılan yazı cevabına göre davalıların tacir olmadığı tespit edildiğini, açılan davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi her iki tarafında tacir olmaması ve ticari işletmeleri ile ilgili olmaması birlikte değerlendirildiğinde nispi ticari davada olmadığı anlaşıldığından, görev kamu düzenine ilişkin olduğu kanaatine varılarak mahkemece karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
Merci tayini için Dairemize gelen dosyanın incelenmesinde;
Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda; dosyanın incelenmesinde taraflar arasında davalıya ait villanın alınması için harici anlaşma yapıldığının iddia edildiği, davacının taşınmazın devrini alamadığından ödediği kapora bedelinin iadesini istediği, ayrıca davalılara elden verdiği borcun iadesini istediği, davacının tacir olduğu ancak davalı hakkında yapılan tacir araştırmasına göre tacir olmadığı, davalının esnaf faaliyetlerini aşan bir vergi mükellefiyeti de bulunmadığı, davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı, yine üçüncü grupta sayılan durumlardan birisinin de mevcut olmadığı, dolayısıyla davanın ticari dava olmadığı ve bu halde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olması gerektiği tespit edilmiştir.
Yukarıda yapılan izahat çerçevesinde; davacının tüketici sıfatına haiz olmadığı anlaşıldığından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1190, K. 2025/1749, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama