KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2020
- Dosya no
- 2018/1295
- Karar no
- 2020/364
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/01/2018
- Numarası
- 2017/159 Esas 2018/2 Karar
- Dava
- İtirazın İptali(Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 03/04/2020
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya satıp teslim etmiş olduğu malların bir kısmının bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, yasal sürede davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, bilirkişi incelemesi ile davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 9.289,51-TL alacaklı olduğu, davalı tarafından davacı şirkete ödemede bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 9.289,51-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazla istemin reddine, asıl alacağın %20’si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, reddedilen kısmın %20’si oranındaki tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafın tazminata ilişkin bir talebi olmadığı halde reddedilen kısım yönünden müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmün bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, cari doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından sadece aleyhine hükmedilen kötüniyet tazminatı yönünden istinaf edilmiştir.İİK 67/2 m. “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre İtirazın İptali davasında reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için öncelikle davalı tarafın yasal cevap verme süresinde bu yönde talepte bulunmuş olması gerekir.
Somut olaya döndüğümüzde dava dilekçesinin davalıya T.K. 35.m. uyarınca 19.07.2017 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davalı tarafça yasal sürede davaya cevap verilmediği, davalı vekilinin 18.12.2017 tarihli dilekçesinde tazminat talep edilmiş ise de bu dilekçenin yasal süreden çok sonra sunulduğu, dolayısıyla savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğu ve davacı tarafça buna açıkça muvafakat edilmediği ortadadır.
O halde ilk derece mahkemesince İİK 67/2 m. uyarınca kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak davalı tarafın bu talebinin reddi gerekirken, herhangi bir gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)b-2 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne, davalının tazminat isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/1295, K. 2020/364, 3 Nisan 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama