KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mart 2018
- Dosya no
- 2018/48
- Karar no
- 2018/299
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/11/2017
- Numarası
- 2016/135 Esas 2017/827 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 22/03/2018 ( yazım 23/04/2018
Karar Metni
799 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinafı üzerine rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hem personel hem de öğrenci servis hizmeti veren bir firma olduğunu, söz konusu davalıya personel servis hizmeti verdiğini, iş bu servis hizmetine binaen faturalar kesildiğini ve davalı yana teslim edildiğini fakat davalının söz konusu faturaları ödemeyince servis hizmetinin sonlandırıldığını, müvekkilinin alacağından dolayı önce İstanbul .. İcra Müdürlüğünün..
Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin 14/12/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, söz konusu icra takibinin tebliğinden sonra davalı yan vekili tarafından 15/12/2015 tarihinden önce yetkiye daha sonra da borca ve tüm ferilere itiraz ettiklerini bunun üzerine ilk önce yetkiye itirazın kabul edilerek icra dosyasının Gebze ...İcra Müdürlüğünün ...
Esas sırasına kaydının yapıldığını ancak davalı yanın kötü niyetli olarak takibe konu borcun tüm ferileri ile tamamına itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu beyanla, davalının haksız itirazının iptaline, Gebze .. İcra Müdürlüğü'nün.. Esas sayılı dosyasındaki takibin devamına, davalı aleyhine %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin verdiği bilgiye göre kayıtlarında davacıya ait böyle bir borç görünmediğini, bu nedenle müvekkil şirketin davacıya 25.132- TL olarak bildirilen cari hesap alacağına itiraz ettiklerini,davacı ile müvekkili şirket arasında yapılmış bulunan bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle genel hükümlere göre davacının alacağını talep edebilmesi için taraflarına cari hesabın kat edildiğinin bildirmesi ve ödenmesi için süre tanıması gerektiğini, bu işlem yapılmadan alacağın doğrudan icra takibine konu edilmesi sebebi ile temerrüt oluşmadığını,
davacı tarafından alınan hizmetin bedelinin ödendiğini beyanla davacının davasının reddine, talep edilen asıl alacak miktarının en az %20 si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi ; davacı tarafın taşıma işini yapmış olduğunu ispatlayamadığı, tek taraflı defter incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunun davayı ispat için yeterli görülemeyeceği, davacı vekilinin 5 nolu celsedeki beyanı doğrultusunda davalı tarafın ticari defterleri incelenmediğinden ve yine talep ile bağlı kalınarak tek taraflı defter incelemesi sonucu davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili davalı asil veya vekillerinin hiçbir şekilde mahkeme dosyasına beyan sunmadığını ve delil bildirmediğini, borçlu olmadığını veya ödeme yaptıklarını ispat edemediklerini, Gebze ...İcra Müdürlüğünün .. esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emri ile hesabın kat edildiğini, gerekçeli kararda "taşıma sözleşmesinin kurulmuş olduğunu" belirttiğini, yerel mahkemenin sanki bir hizmet yapılmamış gibi düşünerek davanın reddine karar verdiğini, oysa yerel mahkeme ortada bir taşıma işi olduğunu kabul ettiğine göre bu taşıma işine ilişkin davalı yanın ödemelerini yapıp yapmadığının hususunda toplandığını,
davalı yanın ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiğini, davalının buna ilişkin bir belge sunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının duruşma yapılarak yeniden esas hakkında karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Mahkemece davacı ticari defter ve kayıtlarında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacı vekili davalı ticari defterlerinin incelenmesini talep etmemesi nedeniyle tek taraflı defter incelemesinin delil olarak kabul edilemeyeceği,taşıma ilişkisinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
HMK 222/1 gereği ;Mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.Davacının kanuna uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerinde dava ettiği alacağının kayıtlı bulunduğu anlaşılmış ise de bu kayıtların davacı lehine delil olarak kabulü için davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının da incelenmesi ve mahkemece davalının ticari deftrelerinin ibrazının istenilmesi gerekmektedir.
Maddenin yazılış şekline göre taraflar delil olarak dayanmasa da tarafları tacir bulunan davada her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmelidir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/3858, Karar No: 2017/2944 sayılı ilamında " Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir." görüşüne yer verilmiştir. Mahkemece davalıya ticari defterlerinin ibrazı hususunda bir ara karar verilmemiştir.
Buna göre ;Davalı vekiline ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için HMK 220- 222.maddesine uygun ihtarat yapılarak bilirkişi vasıtası ile davalı ticari defter ve kayıtları incelenerek ,alınan bilirkişi raporu ile karşılaştırılarak bir bütün olarak değerlendirilme sonrası mevcut dava hakkında hüküm verilmek üzere (hükme tesir edecek öönemdeki delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş bulunduğundan ) HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/48, K. 2018/299, 22 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama