KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2019
- Dosya no
- 2019/466
- Karar no
- 2019/505
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/09/2018
- Numarası
- 2017/58 Esas 2018/891 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satım
- İstinaf karar tarihi
- 09/04/2019
Karar Metni
782 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya sattığı ürünlerden ötürü 9.919-TL alacaklı olduğunu, alacağının tahsili için İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlattığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, takip hazırlanırken alacak miktarı yerine sehven bir önceki sayfadaki tutar olan 16.147,53-TL yazıldığını ancak daha sonra fazla tutar yönünden feragat edildiğini bu nedenlerle 9.919-TL borca davalının itirazının iptalini, alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini, alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan davalının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı, davalı vekilinin beyan dilekçesi ile davacı tarafa 2015 yılında ödenmemiş borcu bulunmadığını beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı tarafın ibraz edilen defterlerinin TTKnun64.md/3f kapsamında usulüne uygun tutulduğu,HMK.nun 222.md uyarınca davacı lehine delil niteliği bulunduğu,davacının davalıdan 9.919,12-TL. alacaklı olduğu, irsaliyeli satış faturaları olduğu, faturalarda davalının kaşe ve imzasının bulunduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği gibi, ödeme belgelerini de sunmadığı, davanın kabulü ile, davalının İstanbul ....İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 9.919-TL.asıl alacak ve takip tarihinden sonra asıl alacağa değişen oranlarda faiz yürütülmesine yönelik itirazının iptaline, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin kabulü ile (9.919.TL) nin %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili;bilirkişinin TTK 89 madde vd hükmüne uygun rapor hazırlamadığını, TTK 89/2 maddesinde sözleşmenin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağının düzenlendiğini, davacının, cari hesaptan kaynaklanan alacağının varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğunu, takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olduğunu, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin olup olmadığı değerlendirme konusu yapılmadan davacının alacaklı olduğuna dair bilirkişi tarafından değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını,
mahkeme tarafından davalının imza ve kaşesini dahi içermeyen 27/01/2015 fatura tarihli ve toplam 2.335,-TL meblağlı içeriğinde "vade farkı" yazılı faturanın, davacının alacağına dahil edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, vade farkı talep edilebilmesi için sözleşme bulunması veya oluşmuş teamülün bulunması gerektiğini belirterek hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, faturadan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış,bilirkişi raporunda davacının defter kayıtlarına göre; lehine delil vasfında olduğunu, davacının düzenlediği irsaliyeli satış faturalarında davalının kaşe ve imzasının yer aldığı, davacı tarafından üzerine düşen edimin yerine getirdiği, davalının ise üzerine düşen yükümlülüğünü ifa etmediğinin anlaşıldığını, ... nolu vade farkı açıklamalı satış faturasında kaşe ve imzanın yer almadığının görüldüğü, 2015 yılı cari hesap ekstresine göre davacının davalıdan 9.919,12 TL alacaklı olduğu,
davalı tarafın defter ve kayıtlarını ibraz etmediğine dair rapor ibraz edilmiştir.Davalı taraf 2015 yılına ilişkin ödenmemiş herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmuşsa da; ticari defterlerini ibraz etmediği gibi ödeme belgelerini de sunmadığı, 344129 nolu fatura dışındaki irsaliyeli satış faturalarında kaşe ve imzasının yer aldığı anlaşıldığından vade farkı faturası dışında ki borçtan sorumlu olmadığına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.TTK 89/2 maddesi gereği taraflarca yazılı bir sözleşmenin sunulmadığı,
27.1.2015 tarihli vade farkı faturasının tebliğ edilmediği üzerinde teslim alındığına dair kayıt bulunmadığı , daha evvel vade farkı ödenmesinin yerleşik uygulama haline geldiğine dair bir tesbit bulunmadığı anlaşılmaktadır.Davalı vekilinin vade farkı faturası bakımından istinaf nedeni yerinde olduğu,davalıdan vade farkı istenemeyeceğinden bu kısım bakımından hükmün kaldırılmasına :2.335-TL vade farkı borçtan düşülerek (9.919,12- 2.335=7.584-TL) kalan alacak bakiyesi üzerinden yeniden hüküm verilerek itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
09/04/2019
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/466, K. 2019/505, 9 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama