KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2021
- Dosya no
- 2019/512
- Karar no
- 2021/497
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/12/2018
- Numarası
- 2017/519 Esas-2018/1103 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 02/04/2021
Karar Metni
767 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirketin 08.07.2016 tarihli ve 032676 seri numaralı fatura alacağının tahsili için İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının icra takibindeki borca, faize ve tüm fer'ilerine haksız olarak itiraz ettiğinden takibin durduğunu,yapılacak bilirkişi incelemesinde icra takiplerinin haklı, alacakların likit olduğunun anlaşılacağını ileri sürerek davalının itirazının iptalini, takibin devamını ve davalının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili.
29/09/2016 tarihli ... seri nolu 3.300-TL bedelli fatura nedeniyle alacakları bulunduğunu, bu nedenle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibine başlandığını, davalı tarafça itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile davalı tarafın icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davada; usul ve esas yönü ile hukuka aykırı davanın reddi gerektiğini,davacının ticari defter ve kayıtlarında tek taraflı düzenlediği faturanın varlığının, kayıtta yer almasının yeterli olmadığını, davacının taraflar arasında akdi ilişki bağlamında müvekkili firmaya mal teslim ettiğini ya da hizmet gördüğünü ve alacağının doğduğunu kesin delillerle ispat etmesi gerektiğini, fatura kesilmesinin alacağın varlığının ispatı olmadığını,alacağın varlık nedenine dair dava dilekçesinde ayrıntılı herhangi bir somutlaştırma bulunmadığından buna ilişkin savunma ve delil sunma haklarını saklı tuttuklarını,
cevaba cevap dilekçesinde bu hususta beyanda bulunur ise kendilerinin de savunmalarını ve delillerini ayrıntılı olarak sunacaklarını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı tarafın kendi ticari defterlerine göre her iki faturanın kayıtlı olup takip tarihi itibariyle 39.718,49-TL alacaklı göründüğü, takibe konu faturaların davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalının davacıya kendi ticari defterlerine göre 39.718,49-TL borçlu olarak göründüğü, bu nedenlerle takibe dayanak her iki faturada yer alan mal/hizmet tesliminin davalıya ifa edilmiş olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, davacının takip tarihi itibari ile ana dava yönünden 11.056,60-Euro, birleşen dava yönünden ise 3.300-TL alacaklı olduğu, mal/hizmet alım bedelinin ödendiğinin ispat yükünün davalı alıcı üzerinde bulunduğu,
davalı şirketin ise davacıya mal bedelini ödediğini HMK'nın 200-(1). maddesi uyarınca yazılı delille ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, davacı yararına %20 inkar tazminat takdirine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından kendi uzmanlık alanı dışındaki hususlarla ilgili görüş bildiremediği halde mahkemece bu hususun ikmal edilmeden karar verildiğini, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olmasının alacağı tek başına ortaya koymadığını, faturaya karşı mal tesliminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmadığını, mal tesliminin gerçekleşmesi halinde sözleşmeye uygun olup olmadığının araştırılmadığını, davacı tarafından iddia edilen hususların kesin delillerle ispat edilmesi gerektiğini, faturanın her zaman tek taraflı olarak düzenlenmesi mümkün olup tek başına alacağın varlığını ve muaccel olduğunu göstermeye yetmediğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, faturalara dayalı yapılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında tarafların ticari defterlerinin HMK 222 .maddesi uyarınca ibrazı istenilerek yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde; icra takiplerine konu edilen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu, her iki yanın ticari defterlerinde davacının davalıdan her iki icra dosya borcunu karşılayacak şekilde 39.718,49-TL alacaklı olduğu tesbit edilmiştir.
Davalı vekili malların teslim edilmediğini savunmuş ise de, davacının davalı adına düzenlediği faturaları teslim alarak ticari defterlerine kaydettiği belirlenmiştir. Süresinde itirazda bulunmadan ticari defterlerine kaydeden davalının fatura muhteviyatı ürünleri teslim aldığının kabulü gerekir. Davalı vekilinin malları teslim almadıklarına ilişkin savunmaları ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalı teslim aldığı mal bedelini ödemekle yükümlüdür.
Takibe konu alacak faturaya dayalı olduğundan likit ve belirlenebilir olup, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için takipte itiraz edenin kötü niyetli olması şartı da bulunmamaktadır. Bu durumda davalının ticari defterlerinde kayıtlı borç miktarı yönünden itirazın iptaline, likit alacak yönünden davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/512, K. 2021/497, 2 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama