KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2020
- Dosya no
- 2020/1227
- Karar no
- 2020/1042
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/01/2020
- Numarası
- 2019/639 Esas 2020/1 Karar
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 23/10/2020
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafa, iplik alım avansı olarak ... Beylikdüzü Şubesinin 12.04.2019 tarih ... seri numaralı 175.000-TL bedelli çek verildiğini, ancak vadesinde davalı tarafça iplikler temin edilemediğini, davalı taraftan muhtelif zamanlarda talep etmesine rağmen dava konusu çekin iade edilmediğini, söz konusu çekin bedelsiz kaldığını davalı tarafça iade olunmadığından çekin bedelsizliğinin ve davalı tarafa bu çekten dolayı borcunun olmadığının tespiti ve çekin iadesinin sağlanması için menfi tespit ile çekin temlik ve icraya konmasının önlenmesi bakımından tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, eldeki davanın zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğu, davacı vekilince TTK md/5-A ve 6325 sayılı Kanun md/18A uyarınca arabuluculuk son tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin sunulmadığı, davanın TTK'nun 5/A., 6325 sayılı Kanunun 18/A-2., HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; UYAP sistemi üzerinde dosya bilgilerinde arabuluculuk dosyasının bulunduğu, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmiş olup, karar tarihinden öncede imzalı aslının dosyada yer aldığını, dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesinde isabet bulunmadığı, bu nedenlerle kararın kaldırılarak dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, çekin bedelsiz kaldığından bahisle açılan menfi tespit davasına ilişkindir. Dava, menfi tespite ilişkindir. İlk derece mahkemesince Arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Yargı uygulamasında ticari dava niteliğindeki menfi tesbit davalarında farklı hükümler verilmesi nedeniyle uyuşmazlığın giderilmesi için yapılan başvuru neticesi Yargıtay 19 H.D. 'nin 2020/85 esas, 2020/454 karar sayılı ve 4.6.2020 tarihli ilamı ile. "H.M.K’nun 106. maddesinde düzenlenen tespit davasının özel bir şekli olan menfi tespit davası, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olarak nitelendirilemez.
Bu dava sonucunda, borçlunun borçlu olmadığının anlaşılması halinde borçlu olunmayan kısım belirtilmek suretiyle olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır. Menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü hâllerde dahi olumsuz tespit hükmü kurulması gerekmektedir. Başka bir deyişle, menfi tespit davasının niteliği gereği verilen kararlarda, yalnızca davacının borçlu olup olmadığı belirlenmekte, borçlu olmadığı kısma ilişkin olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır.
Bu hüküm, herhangi bir alacağın tahsilini gerektirir nitelikte bir ilam olmadığından esasa yönelik olarak İ.İ.K. m. 32 uyarınca doğrudan ilamların icrası yolu ile takibe konulamaz. Oysa Arabuluculuk sonucu verilen kararlar ilam hükmünde olup, cebri icra yoluna başvurulabilecek niteliktedir.
Ancak yukarıda açıklandığı gibi menfi tespit davaları sonucunda verilen hükümler esasa yönelik olarak cebri icraya konu edilip infaz edilemeyeceğinden, ticari davalarda Arabuluculuğa başvuruyu dava şartı olarak öngören madde hükmünün amaçsal yorumundan Yasa Koyucu’nun bilinçli olarak menfi tespit davalarını Arabuluculuk dava şartına tabi tutmadığı anlaşılmaktadır... denilerek ticari dava niteliğindeki menfi tesbit davalarında Arabulucuya başvurunun zorunlu olmadığı yolunda hüküm verilmiş olup; anılan ilam 2797 Sayılı Kanunun 45. maddesi gereği mahkemeleri bağlayıcı niteliktedir.
O halde ilk derece mahkemesince davacıların menfi tesbite ilişkin taleplerinin T.T.K. 5/A maddesi gereğince Arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı,ancak arabulucuya başvurulduğunun da dava dilekçesinde yazılı olduğu halde ,arabuluculuk son tutanak aslınında dosyaya sunulduğu dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenle davacılar vekilinin başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/1227, K. 2020/1042, 23 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama