KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2022
- Dosya no
- 2020/22
- Karar no
- 2022/1086
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/09/2019
- Numarası
- 2017/327 Esas 2019/381 Karar
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 18/07/2022
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, dava dışı ... Dış Tic. A.Ş.'ye ait cam emtiasının davalı tarafından yapılacak taşımanın müvekkili şirket tarafından ... poliçe numarası ile sigortalandığını,emtianın davalı şirket tarafından Mersin'den Bulgaristan'a denizyolu ile taşınması sırasında hasara uğradığını, meydana gelen hasara ilişkin olarak nakliye acentesi ...'in davalı firmaya 18/04/2015 tarihli protesto mektubunda emtiada meydana gelen hasarın tahliye sırasında değil öncesinde meydana geldiğini belirttiğini, yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda müvekkili şirketçe ...'a poliçe kapsamında toplam 21.041,92-TL hasar tazminatı ödendiğini beyanla, ödenen tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, ... adlı geminin 14/04/2015 tarihinde tahliye limanına vardığını, tahliye limanında yükün tahliyesinin yapıldığı sırada 12 ahşap kasanın içindeki camların kırıldığını, yüke tahliye işlemi yapılırken hasar geldiğinin tespit edildiğini, geminin sefer sırasında armatör tarafından korunduğunu, yüke taşıma sırasında gelebilecek her türlü hasarı engellemek adına tüm tedbirlerin alındığını, yükü hasarsız olarak tahliye limanına getirdiğini ancak sigortalının seçtiği stevadore diye anılan bağımsız ve sadece tahliyeyle sorumlu firmanın özensizliği nedeniyle meydana geldiği,boşaltma işlemlerinden sorumlu olmadıklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;davacı sigorta şirketinin 10.07.2015 tarihinde sigortalıya poliçe kapsamında 7.303-euro hasar bedelini ödediği, davacının TTK m. 1472 hükmü uyarınca halef olarak aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, konişmentoda taşıyan sıfatının davalıya ait olduğu; alıcı tarafından gemi kaptanına protesto mektubu gönderildiği, hasarın ne zaman meydana geldiği hususu tartışma konusu olmakla birlikte tahliyenin tamamına nezaret eden ve fotoğraflayan ...
Ltd. (...) sörveyörü tarafından hazırlanan Tahliye Sörvey Raporunun "Kırık oldukları gemi üzerindeyken tespit edilen 12 kasa muhteviyatı cam levhaların sörveyör gözetiminde tahliye edildiği" şeklindeki tespiti ve aynı rapor içerisindeki tahliye sırasında stevadore nedeniyle yükün zarar görmediğinin de belirtildiği dikkate alındığında hasarın tahliye operasyonu esnasında değil taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu süreçte meydana geldiğinin kabulü gerektiği, FIOS kaydının genel bilinen anlamı ile gemiye yükleme,
gemide istif ve boşaltma masraflarının taşıyana ait olmaması anlamında olduğu,gemi kaptanının TTK'nın 1091. maddesi gereğince boşaltma operasyonlarına nezaret yükümlülüğü kapsamında FIOS kaydının davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, bilirkişilerce hesap edilen 7.103-EURO karşılığı 20.671,15-TL bakımından davanın kısmen kabulüne,fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; müvekkilinin yükün menfaati gereği alınması gereken tüm önlemleri aldığını, yükün tahliye işlemi yapılırken hasar geldiğini tespit ettiklerini, yüke gelen hasarın tahliye sırasında ... olarak adlandırılan bağımsız ve sadece tahliyeyle sorumlu firmanın özensizliği neticesinde olduğunu, taşımadan kaynaklı bir hasar oluşmadığını, bu durumun olay anında tutanak altına alındığını,
tahliye limanında olaylar cetvelinin gemi kaptanı tarafından hazırlandığını ve alıcıya teslim edildiğini,mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını,taraflar arasında imzalanan Çarterparti kapsamında bir uyuşmazlık olduğunda İngiliz hukuku uygulanacağını, taşıma işlemlerinin bu hukuka uygun yapıldığını, bu nedenle kararın Türk hukukunu baz alarak verilmesinin doğru olmadığını, sözleşmede yükleme istif taşıtan/ yükletene, boşaltma ise gönderilen tarafa ait olduğu belirtildiğini, müvekkilinin tarafı olmadığı sözleşmelerin bağlayıcılığı bulunmadığını beyanla kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; nakliyat emtia sigorta poliçesine uyarınca, deniz taşımasında hasarlı teslimden doğan zarar nedeniyle, dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin, donatandan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Dava konusu taşımanın deniz yolu ile Mersin/ Türkiye'den Varna/ Bulgaristan'a gerçekleştiği,taşınan emtiadan, 12 ahşap kasada bulunan emtianın hasarlandığı,davacı tarafından sigorta poliçesi gereği sigortalısına 15.07.2015 tarihinde 7.103- euro ödendiği, davacının dava dışı sigortalısının haklarına halef olarak,
davalı taşıtanın taşıma esnasında hasar sorumluluğunun bulunduğundan bahisle davalıya rücu ettiği, davalı ise hasarın taşıma sırasında değil tahliye sırasında gerçekleştiğini hasardan sorumlu olmadığını savunmuştur.Konşimentoya göre, taşınan emtia tam ve hasarsız olarak gemiye yüklenmiştir.Tahliye limanı SOF belgesine göre,tahliyenin 14.04.2015 saat 16.10'da başladığı 18.04.2015 tarihinde saat 12.15'te sona erdiği,
gemi kaptanı tarafından kırılmanın tahliye esnasında oluştuğu ve taşıyanın sorumlu olmadığının kayda alındığı,alıcının tahliye liman acentesi tarafından gemi kaptanına verilen protestoda emtiadaki hasarın tahliye öncesi değil taşıma esnasında meydana geldiği yolunda itirazda bulunduğu,protestonun gemi kaptanı tarafından imzası ile teslim alındığı belirlenmektedir.Tahliye sörvey raporuna göre, gemi ambarında yükte kontrollerin uygun olduğu, tahliye operasyonunun stevedore tarafından uygun yapıldığı, tahliye sırasında yükün zarar görmediği, paketlemenin ve etiketlemenin uygun olduğu,
gemi üzerinde iken kırık oldukları tespit edilen 12 kasanın sörveyör gözetiminde gemiden tahliye edildiği belirtilmiştir.Gemi ambarında iken hasarı tespit olunan 12 adet kasa muhteviyatı cam levhaların sörvey gözetiminde tahliye edildikleri,hasarın tahliye öncesinde gemi ambarında tespit edildiği ve hasarlı kasaların gemiden tahliyesinin sörveyör gözetiminde yapıldığı dikkate alındığında davalının ,hasarın tahliye sırasında gerçekleştiğine yönelik istinaf nedenine itibar edilememiştir.Gemiye sağlam yüklenen emtiada meydana gelen hasarın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu süreçte meydana geldiği belirlendiğinden TTK'nın m.1178 hükmü uyarınca
davalı taşıyanın hasardan sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir.HMK 357.madde uyarınca yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususlar istinaf aşamasında incelenemez.Davalı tarafça İngiliz Hukukunun uygulanması gerektiğine yönelik istinaf nedeni yargılama süresinde ileri sürülmediğinden incelenmemiştir.Davalı vekilinin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/22, K. 2022/1086, 18 Temmuz 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama