KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/1226
- Karar no
- 2024/378
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/02/2021
- Numarası
- 2016/830 Esas - 2021/74 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... Ltd. Şti., davalı ve dava dışı ... arasında imzalanan genel (ticari) kredi sözleşmesiyle şirkete kredi kullandırıldığını, borçluların kredi borcunu ödememesi sebebiyle hesabın kat edilerek borçlulara noterden 09/09/2015 tarihli ihtarname gönderildiğini,ödeme yapılmadığından 01/12/2015 tarihinde ihtiyati haciz kararı alındığını ve akabinde 08/12/2015 tarihinde davalı ve diğer iki borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip yapıldığını ve davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının takip tarihinde borcun 25/11/2015 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklandığını belirtmişse de müvekkilinin kefil olarak imzasının bulunduğu sözleşmenin 16/03/2015 tarihli olduğunu, sözleşmede kefil olunan miktarın, kefaletin türünün ve tarihinin müvekkili tarafından doldurulmadığını;
ayrıca sözleşme tarihinin 16/03/2015, müvekkilinin kefil olduğu tarihin 13/04/2015 olduğunu, her ne kadar müvekkilin eşi ...'ın 13/04/2015 tarihinde işleme onay verdiği görülse de asıl imza tarihinin 13/05/2015 olduğunu, sözleşme incelendiğinde "04" rakamında tahrifat yapıldığının görüleceğini, yani TBK 584'e göre eşin onayının sözleşme kurulmadan önce veya kurulması aşamasında alınmadığının görüleceğini, yine onay kısmındaki boşlukların da müvekkilinin eşi ... tarafından doldurulmadığını;müvekkiline ihtarname gönderilmediğinden temerrüde düşmediğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, 16/03/2015 tarihli GKS’ne davalının 13/04/2015 tarihinde 205.000-TL kefalet limitiyle müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, davalının eşi ...nin de aynı tarihte kefalete rızasını verdiğini, davalının itirazına istinaden alınan bilirkişi raporunda kefalet ile eş rızasına ilişkin yazıların davalıya ve eşine ait olduğunun tespit edildiği, kefaletin geçerli olduğu;
bilirkişi ek raporu ve taleple bağlılık ilkesi gereği davalının icra takibinde 143.553,83-TL asıl alacak, 4.778,60-TL işlemiş temerrüt faizi ve 238,93-TL BSMV olmak üzere toplam 148.571,36-TL’ye itirazlarının iptaline, takibin asıl alacağa yıllık %27 oranında temerrüt faizi ve %5 bsmv işletilerek devamına, fazla istemin reddine; %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline,davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, sözleşmede kefil olunan miktarın, kefaletin türünün ve tarihinin müvekkili tarafından doldurulmadığını, grafolog bilirkişi raporuna katılmadıklarını; TBK'nın 584 maddesine göre eş rızasının kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmesinin şart olduğunu, kredi sözleşmesinin tarihinin 16/03/2015, müvekkilin kefil olduğu tarihin 13/04/2015 olarak göründüğü,gerçekte imza tarihinin 13/05/2015 tarihi olduğunu, "04" rakamında tahrifat yapıldığını, grafolog bilirkişi raporunda sürşarj bulunduğunun tespit edildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla müteselsil kefil aleyhine başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir TBK'nın "Eşin rızası" başlıklı 584/1. maddesi "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır." hükmünü haizdir.
Davalı tarafından kefalet beyanı ve eş rızasındaki yazılara itiraz üzerine mahkemece alınan 09/11/2018 tarihli grafolog bilirkişi raporunda, inceleme konu yazıların alt kısmında bulunan tarihteki sürşarj suretiyle değiştirilen rakamlar hariç" yazı ve rakamların davalı ve davalının eşi ...'ye ait olduğunu belirtmiştir. Eş rızası beyanında tarih "13/04/2015" olarak okunmaktadır.
Ne var ki grafolog bilirkişi raporunda eş rızasında yazılı tarihin ay hanesi rakamlarında sürsarj tesbit edilmiştir. Davalı vekili de aslında kefalete eş rızasının tarihinin daha sonra olduğunu,kefalet tarihi olarak sonradan düzeltildiğini savunmuştur. Mahkemece; kefalet tarihinde yapılan düzeltmenin üzerinde durulmamıştır.
Grafolog bilirkişiden ek rapor alınarak kefalet sözleşmesinde bulunan eş rızası tarihinin ay hanesi rakamlarında tesbit edilen sürsarj izinden evvelki tarihin ne olduğu belirlenmelidir. Bu kapsamda kefaletin geçerli olup olmadığı belirlenecektir. Bu tesbit yapılmadan kefaletin geçerli olduğuna karar verildiğine yönelik davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, istinaf kanun yolu aşamasında vefat eden davalı ...'ın mirasçıları davaya katılarak kefalet verilen eş rızası beyan tarihinin ne olduğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/1226, K. 2024/378, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama