İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1248 K.2024/611

Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/1248Karar2024/611Tarih25 Nisan 2024Okuma13 dk · 2.599 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Nisan 2024
Dosya no
2021/1248
Karar no
2024/611
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/02/2020
Numarası
2015/19 Esas - 2020/115 Karar
Dava
İtirazın İptali
İstinaf karar tarihi
25/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.599 kelime·13 dk okuma·7 bölüm

Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı vekili, davalıdan 15.11.2013 tarihli 1.000.000-TL, 29.11.2013 tarih 1.000.000-TL bedelli , 27.12.2013 tarihli 1.500.000-TL bedelli , 13.12.2012 tarihli 1.000.000- TL bedelli çeklere dayanılarak Tekirdağ ...

İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile toplam 5.109.012,63 -TL için takip yapıldığını, davalının itiraz sonrasında açtığı Tekirdağ İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/409 sayılı dosyasında şirketin çift imza ile temsil edilmesine rağmen tek imza ile düzenlenen borcun yenilendiğine ilişkin 03.01.2014 tarihli ödeme protokolüne itibar edilerek takibin iptal edildiğini, kararın İİK 363 md uyarınca yasal yollara kapalı olması nedeniyle temyiz taleplerinin red edildiğini, protokol gereği davalıdan alındığı belirtilen senetlerin şirket muhasebesinde olmadığını, 30.12.2014 tarihinde bir ödeme yapılmadığını,

ilgili şirket temsilcisinin görevden alınıp Kırklareli C. Savcılığı'nın 2014-1329 soruşturma sayılı dosyasında derdest soruşturma bulunduğunu, şirketin iki imza ile temsil edilebileceğini, protokolün geçerli olmadığını ileri sürerek 145.512,63 -TL si takipden evvel talep olunan işlemiş faiz olmak üzere 5.109.012,63- TL alacağın 19.3.2014 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili, taraflar arasındaki mal alışverişlerinden kaynaklanan cari hesap alacağının olduğunu, buna istinaden 11.10.2013 ve 25.10.2013 tarihli 1.000.000-bedelli çekler verildiğini davalının verdiği çekleri ödemediğini, İstanbul 14. Asliye Ticaret mahkemesi 2015-19 esas sayılı dosyada bilirkişi raporu ile cari hesap alacağının 2.104.864,94- TL tespit edildiğini , yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

ASIL DAVADACEVAP

Davalı vekili, İcra hukuk Mahkemesi kararının halen Yargıtay aşamasında olduğunu, kararın kesinleşmediğini, kabulü halinde takibin devam edeceğini, eldeki davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, 3.1.2014 tarihli protokol ile davacıya yeni bonolar ile teminat senedi verildiğini, borcun yenilenerek yeni vadeye bağlandığını, yeni bonolar ve teminat senedi ile dava konusu çeklerin bedelsiz hale geldiğini, çeklerin protokol gereği iadesi gerektiğini, yeni bonolar için alacağın muaccel olmadığını, borç miktarı 4.500.000-TL iken alacak talebinin 6.500.000- TL olduğunu , protokolü düzenleyenin imza tarihinde Genel Müdür olduğunu,

bono ve teminat senedini teslim aldığını, şirkete vermediği iddiasının kendi iç ilişkileri olup davalıya ileri sürülemeyeceğini, davacı iddiasının TBK 40 ve 504. maddelere aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafça 30.12.2014 de ödeme olmadığı beyanı ile protokolün kabul edildiğini, ancak protokolün 7.maddesi gereği "Eğer herhangi bir ekonomik sebepten dolayı ... A.Ş.

Bir senedi ödeyemezse bu senedin vadesi bir sonraki senedin vadesine kadar uzatılacaktır " şeklinde düzenleme bulunduğunu, henüz temerrüde düşülmediğini, davacının çek bedelleri dışında faiz,tazminat ve komisyon bedeli istemesinin yasal dayanağının da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVADA CEVAP

Davalı vekili; asıl davadaki cevapları ile birlikte 1 yıllık hak düşürücü süre ile 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu çeklerden dolayı borcu olmadığını, 3.1.2014 tarihli protokol ile çeklerin yenilendiğini,muaccel bir borcun bulunmadığını, davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile protokole konu toplamda 6.500.000- TL tutarlı çeklerin iade kaydı yapılarak davacı defterlerine işlendiğini, ancak çekleri iade etmeyip takibe koyduklarını,çeklere dayalı takip yapılamayacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece ; davalı tarafça Protokol gereği yeni bonolar alınıp, eski kambiyo senetlerinin iadesinin kararlaştırıldığı, borcun yenilendiği, ödenmesinin yeni vadeye ve şekle bağlandığı iddia edilerek iş bu alacak davasına dayanak çekler nedeniyle borcun bulunmadığı iddia edilmiş ise de.

TBKnın 133 maddesi ve davacı şirketin protokol imza tarihinde çift imza ile temsil edilmesi gerekmesine rağmen yetkililerden sadece birinin(genel müdürün) imzası bulunduğu, protokolün davacıyı bağlamayacağı, yetkisiz temsile rağmen yapılan işlemin bağlayıcı olması için yetkisiz temsil ile yapılan işlemin kabulü gerektiği,protokolün davacı tarafça kabul edilmediği, protokoldeki yükümlülüklerin (edimlerin) ifa edilmediği, protokole konu çeklerin iadesinin davacı defterlerine işlendiği, ancak bunun protokol tarihinden çok önce düşülmüş olup fiilen çeklerin davacı elinde olması nedeniyle protokol yükümlülüğün yerine getirilmediğinin açık olduğu,

davalı tarafça protokol gereği 6.500.000 -TL' bedelli üç adet bono ve yine 6.500.000- TL bedelli teminat bonosu verildiğini iddia edilmiş ise de; bunun davalı defterlerinde dahi kayıtlı olmadığı, bu nedenle davacının iyiniyete aykırı davrandığı iddiasının yerinde olmadığı gibi kayden ve protokol tarihinden önce kayıt edilmesi,birleşen dosyanın ilişkili olduğu icra dosyasının kayıp olmasının dikkat çekici olması karşısında davacı tarafça icra takibindeki kalemlere göre neticei talep miktarı belirlendiğinden , keşideci davalının süresinde ibraz edilen çekler nedeniyle % 10 çek tazminatı, %03 çek komisyonu ödemesi gerektiği,

asıl davaya konu çeklerin banka ibraz tarihlerine göre ibraz tarihi ile takip tarihi arasındaki avans faizi üzerinden işlemiş faiz miktarının 144.102,74-TL olarak hesaplandığı(talebin 145.512,63 -TL olduğu) ,Birleşen dava açısından da asıl davaya ilişkin olarak asıl ilişkide borcun bulunduğu tartışmasız olup borcun yenilenmesi veya yeni bir vadeye bağlanması söz konusu olmayıp, protokolün davacıyı bağlamadığı,

takibe konulan çek bedeli kadar davalının davacıya borçlu olduğunun kabulü ile Asıl Davanın kısmen kabulüyle,-1.000.000-TL'nin( 13.12.2013 tarihli çek) asıl alacak ve 100.000 TL çek tazminatı ,3.000 TL çek komisyonu,-1.000.000-TL'nin( 29.12.2013 tarihli çek) 100.000-TL çek tazminatı, 3.000-TL çek komisyonu,-1.000.000-TL'nin (20.11.2013 tarihli çek) 100.000-TL çek tazminatı, 3.000-TL çek komisyonu,-1.500.000-TL'nin (27.12.2013 tarihli çek) 150.000-TL çek tazminatı, 4.500-TL çek komisyonu,144.102,74-TL işlemiş faizin,

4.500.000-TL asıl alacak açısından 19/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazla istemin reddine, Birleşen Davada. Davanın kısmen kabulüne. Davalının İstanbul ....

İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında yaptığı 2.000.000-TL asıl alacağa, işleyecek faiz oranına itirazlarının iptaline,işlemiş faiz bakımından itirazın iptali talebinin reddine,%20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; her davanın açıldığı gündeki koşullara göre karara bağlanması gerektiğini, asıl davanın açıldığı tarihte iptal edilmiş icra takibi bulunmadığını, davacının takibe devam edebilecekken alacak davası açmasında hukuki yararı olmadığını, Tekirdağ 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/409 esas sayılı dosyası ile takibin iptal edildiği, davacının bu kararı temyiz ettiği aşamada Yargıtay’da temyiz incelemesi sonuçlanmadan huzurdaki davayı açtığını,icra mahkemesinin sınırlı inceleme yetkileri kapsamındaki takip dayanağı belgelere yönelik yaptıkları nitelemelerin genel nitelikteki mahkemeyi bağlayacağını,davacının asıl ve birleşen davada, ...

Bankası Tekirdağ şubesine ait 6 tane çek sebebiyle alacaklı olduğunu iddia ettiğini, çeklerin kambiyo senedi niteliğinde olmadığının, kesinleşmiş icra mahkemesi kararı ile belirlendiğini, mahkemece çeklere dayalı alacak kararı verilemeyeceğini, davacı iddiasını aşar biçimde defter incelemesi yaparak da karar verilemeyeceğini, icra mahkemesi kararlarının genel yetkili mahkemede açılacak bir alacak davasında maddi anlamda kesin hüküm kuvvetleri yoksa da.

İcra Mahkemesince takip dayanağı çekin kambiyo vasfında olmadığı tespit edilip takip iptal edildiğinden kambiyo vasfından doğan hakların başka mahkemede ileri sürülemeyeceğini,alacaklı olduğu iddiası ile, 4 tane çek nedeniyle alacaklı olunduğu iddiasının birbirinden farklı olduğunu,

borcu kabul anlamına gelmemek üzere icra mahkemesince kambiyo senedi vasfı taşımadığı kesin kararla tespit edilen çeklere dayalı çek tazminatı ve komisyon alacağına hükmedilemeyeceğini 03.01.2014 tarihli protokol gereği düzenlenip davacının yetkili genel müdürünce teslim alınan bonolar ile bedelsiz/hükümsüz kaldıkları hem icra mahkemesi kararı hem de bizzat davacının defterlerindeki iade kaydı ile sabit olan çeklere dayalı biçimde davacı lehine alacağa hükmedilemeyeceğini, dava konusu çeklerin müvekkil şirket’e iade ve teslim edilmemiş olması, protokol’ün tek imza içermesi,

bonoların deftere işlenmemiş olması gibi davacının yapması gerekirken yapmadığı kendi hukuka aykırı davranışlarından yine kendi lehine sonuçlar doğurur şekilde yorum yapılarak hüküm verilemeyeceği, borcun bonolar ile ödendiği, bu çekler sebebiyle borç kalmadığı şeklinde yorumlanması gerektiğini, birleşen davaya konu çeklerin de, 03.01.2014 tarihli Protokol kapsamında olan çekler olup asıl davaya konu tüm cevap ve itirazlar birleşen dava için de geçerli olduğunu, davacının birleşen davada itirazın iptali davası açmak için gerekli bir yıllık hak düşürücü süreyi geçirdiğini, çeklerin zamanaşımına uğradığını,

birleşen davadaki kabule göre dahi müvekkil şirket lehine yargılama giderleri ile vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, birleşen davada işlemiş faiz istemi reddedilmesine karşın, asıl davada çek keşide tarihlerinden itibaren işlemiş faize hükmedilmesi nedeniyle kararın çelişkili hükümler içerdiğini, birleşen davada davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine ve % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Asıl dava, çeklerden kaynaklı alacağın tahsili; birleşen dava iki adet ibraz edilmeyen çek bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazı iptali talebine ilişkindir.Taraflar arasında ki ticari ilişki nedeniyle davalı tarafından davacıya asıl ve birleşen davaya konu 6.5 milyon TL bedelli çeklerin verildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf yoktur.Bu çeklerden 4.500.000-TL bedelli çekler gününde ibraz edilerek karşılıksız çıktığından kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile Tekirdağ İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takibe konulmuştur.Davalı borçlu tarafından davacı alacaklı ile davalı arasında düzenlenen 3.1.2014 tarihli

Protokol sureti ibraz edilerek davacı ile borcun yapılandırıldığına ilişkin protokol yapıldığı ,takibe konu çekler yerine 3 adet bono verilmesi nedeniyle borç kalmadığı ileri sürülerek Tekirdağ İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/ 409 esas sayılı dosyasında borca itiraz edilmiştir.

Davacı tarafça protokolün tek imza ile düzenlendiği, ticari sicilden görüleceği üzere şirketi temsil ve ilzam için yetkili 2 kişinin birlikte imza atmaları gerektiği, tek imzanın şirketi bağlamayacağı, verildiği ileri sürülen senetlerin mevcut bulunmadığı gibi takibe konu çeklerin de borçluya iade edilmediği icra hukuk mahkemesinde savunulmuştur.Tekirdağ İcra Hukuk Mahkemesi tarafından;

protokolün şirket yetkilileri tarafından imzalanması nedeniyle teminat senedinin kabulü sonrasında protokolün geçerli olmadığını ileri sürmesinin MK nın 2. Maddesine aykırı olup, çekler ve protokol nedeniyle mükerrer tahsilata yol açacağı gerekçesi ile takibin iptaline, İİKnın 363 maddesi uyarınca yasal yollar kapalı olarak karar verilmiş, davalının temyiz talebinin reddi kararını temyizi sonrası 30.12.2014 tarihinde temyizden feragat ederek 8.1.2015 tarihinde eldeki asıl davada , icra takibine konu edilen miktar kadar alacak davası açılmıştır.

Birleşen davada daha önce takibe konulmayan aynı protokol içeriğinde bulunan ancak ibraz edilmeyen 11.10.2013 tarihli 1.000.000-TL ve 25.10.2013 tarihli 1.000.000-TL bedelli çeklerle ilgili yetki itirazı sonrası İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığı, davalının aynı gerekçe ile itiraz ettiği ve elde ki itirazın iptali davasına konu edildiği anlaşılmaktadır.

Taraflar arasında davaya konu çeklerin varlığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık verilen 6 adet çekin Protokol ile verildiği ileri sürülen bonolar ile yenilenip yenilenmediği,çek borçlarının sona erip ermediğine ilişkindir.Her iki tarafın ticari defterlerinde iptal edildiği ileri sürülen 6 adet çekin kayıtlı olduğu, protokol gereği verildiği ileri sürülen senetlerin davacı defterlerinde 3.1.2014 tarihinde Protokol'den önce kaydının yapıldığı, teminat senedi kaydının hiç olmadığı, kaydı yapılan senetlerle teminat senedinin şirket muhasebesinde bulunmadığı,

davalı defterlerinde senetlerle ilgili kaydın olmadığı gibi Protokol gereği iadesine karar verilen çeklerin iadesine ilişkin kayıtda bulunmadığı bilirkişi incelemesi ile belirlenmiştir.Protoklde iade edileceği kararlaştırılan çek asılları da davacı şirketin elinde bulunmaktadır.Ticari Sicil kayıtlarından protokolü düzenleyerek senetleri aldığı ileri sürülen genel müdür ...' un 17.5.2013 tarihi ve sonrasında 1. Derecede imzaya yetkili olduğu , şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerden en az birinin 1. Derece imzaya yetkili olmak kaydıyla şirket kaşesi üzerine atacakları imza ile şirketi müştereken temsil edeceklerinin belirlendiği,

10.3.2014 tarihinde ... 'un usulsüz işlemler nedeniyle görevinden alındığı,protokolün adıgeçenin tek imzası ile düzenlendiği gibi,aslıda bulunamamaktadır.

Davalının ,ticari ilişki nedeniyle davacı şirketin iki imza ile temsil edildiğini bilmediğini ileri sürmesi, aslı ibraz edilemeyen protokol ile kısa vade aralıklı çekler yerine aynı miktar üzerinden 3 yılda bir ödeme yapılması ve birinin süresinde ödenmemesi halinde sonraki vadeye ertelenmesi ve yasal faiz uygulanması şeklinde davacının tümüyle aleyhine olacak şekilde temsil yetkisi aşılarak düzenlenen protokol ticari hayatın gereklerine uymadığı gibi.

İlgili genel müdür hakkında açılan savcılık soruşturmasında hukuki mahiyette denilmek suretiyle takipsizlik kararı verilmiştir.Davacı şirketçe genel müdürün görevine son verildiği, şikayete konu edildiği anlaşılmaktadır.Davacı şirketin yetkili temsilcileri tarafından imzalanmayan protokol davacıyı bağlayıcı nitelikde değildir.İcra Hukuk Mahkemesince ,anılan kıymetli evrak vasfı taşıyan karşılıksız çeklerin anılan protokole bağlı olarak borcun yenilenerek yeniden senetler alındığı gerekçesiyle kambiyo takibini iptal etmesi sonucunda açılan alacak davasında mahkemenin genel hükümlere göre yaptığı yargılamada protokolün geçerli olup olmadığını

incelemesi mümkündür.İcra Hukuk Mahkemesi kararları takip hukuku bakımından etkili ise de kesin hüküm gücü bulunmamaktadır.Borcuna karşılık ,karşılıksız çekleri verdiğine karşı çıkmayan davalının ,çek keşide tarihlerinden 1 yıl süre geçmeden eldeki asıl davaya konu edildiği anlaşılmakla çek bedellerinden ,çek komisyonu ve karşılıksız çek tazminatından sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamıştır.

Kambiyo takibi iptal edilen ,elinde kıymetli evrak vasfında çekleri olan davacının başvurabileceği başka bir hukuki yol da bulunmamaktadır. Davacının eldeki davayı açmasında hukuki yararı mevcuttur.Davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmamaktadır.

Asıl dava ;alacak davası niteliğinde açıldığı, iptaline karar verilen kambiyo takibine konu edilen çeklerin davaya konu edildiği, ibraz tarihinden takip tarihine kadar davacının işlemiş faiz talep hakkı doğduğu ,bu nedenle aynı nitelikde olmayan birleşen davada ibraz edilmeyen çekler nedeniyle işlemiş faiz isteminin reddine karar verildiği, asıl ve birleşen davada verilen kararlar arasında çelişki bulunduğuna yönelik istinaf nedeni de yerinde değildir.Birleşen itirazın iptali davasına konu edilen çeklerin ibraz edilmediği,

ilamsız takibe konu edilmeleri nedeniyle takip tarihi öncesi için işlemiş faiz istenemeyeceğinden bu kısımdaki davacı talebi red edilmiştir.Kabul edilen kısma ilişkin borcuna karşılık önce çek ,sonra senet verdiğini ileri süren davalının borcu olmadığına yönelik bir itirazı olmadığı gözetildiğinde ,itirazın asıl alacak bakımından iptaline ,alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına mahkum edilmesinde isabetsizlik yoktur.Ancak birleşen davada 104.684,94 -TL işlemiş faiz talebinin reddi nedeniyle bu miktar üzerinden davalı tarafa vekalet ücreti takdir edilmesi ve kabul red oranına göre yargılama giderlerine karar verilmesi gerekirken

davalı yararına red edilen kısım bakımından vekalet ücreti takdir edilmemesi ,davacı yargı giderinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hatanın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına yer olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden karar verilerek asıl davanın kısmen kabulüne ,birleşen davanın kısmen kabulüne, birleşen davada işlemiş faiz isteminin reddine ,davanın red ve kabul oranına göre yargı giderinin hesaplanmak suretiyle davacıdan tahsiline karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/19 Esas - 2020/115 Karar sayılı 06/02/2020 tarihli kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA.

"1-Asıl Dava açısından; davanın kısmen kabulüyle, 1.000.000-TL'nin asıl alacak ve 100.000-TL çek tazminatı, 3.000- TL çek komisyonu, 1.000.000-TL'nin 100.000-TL çek tazminatı 3.000-TL çek komisyonu, 1.000.000-TL'nin 100.000-TL çek tazminatı 3.000-TL çek komisyonu, 1.500.000-TL'nin 150.000-TL çek tazminatı, 4.500-TL çek komisyonu olmak üzere (toplam 4.500.000-TL asıl alacak,450.000-TL çek tazminatı,13.500-TL çek komisyonu olmak üzere toplam 4.963.500-TL nin)Takip tarihine kadar işleyen 144.102,74-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.107.602,74-TL alacağın ,

4.500.000-TL asıl alacağa 19/03/2014 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine,işlemiş faize ilişkin fazla istemin reddine,"2-Birleşen davada;Davanın kısmen kabulüne;davalının İstanbul ...

İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında yaptığı 2.000.000-TL asıl alacağa, işleyecek faiz oranına itirazlarının iptaline, takibin ödeme emrindeki diğer koşullarla devamına ,Davacının 104.684,94 TL işlemiş faize ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, Alacağın %20'si oranda hesaplanan 400.000-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,"Reddedilen kısım için davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine,İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Asıl davada.

Alınması gereken 348.900-TL nispi karar harcından mahkeme veznesine yatırılan 61.705-TL ile icra veznesine yatırılan 25.545-TL olmak üzere toplam 87.250-TL harcın mahsubu ile kalan 261.650-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 87.275,20-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafından yapılan 6.151,40-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 6.150,17-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 123.425-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 1.409,89-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Birleşen davada.

Alınması gereken 136.620-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 25.390,36-TL ile icra veznesine yatırılan 10.523,40-TL olmak üzere toplam 35.913,76-TL harcın mahsubu ile kalan 100.706,24-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 35.949,66-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 200-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 190-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 98.425-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," Asıl davada alınması gereken 348.900-TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan toplam 111.003,75-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 237.896,25-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yatırılan peşin harç istinaf karar harcına mahsup edildiğinden iadesine yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan 145,10-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 140-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafça yapılan 34,30-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranı dikkate alınarak takdiren üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/04/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/1248, K. 2024/611, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asıl Dava
  4. Birleşen Dava
  5. Asıl Davadacevap
  6. Birleşen Davada Cevap
  7. İlk Derece Mahkeme Kararı
  8. İstinaf Sebepleri
  9. Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1248
Karar No
2024/611
Tarih
25 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1251 K.2024/642
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1253 K.2024/643
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1255 K.2024/713
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2021/1257 K.2024/399
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1264 K.2024/652
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1290 K.2024/650

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.