KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2021
- Dosya no
- 2021/1413
- Karar no
- 2021/1396
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/04/2021
- Numarası
- 2019/365 Esas 2021/331 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 30/09/2021
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı ... AŞ vekili,müvekkili banka ile dava dışı ... Ltd.Şti arasında genel kredi Sözleşmeleri imzalandığını ve kredi kullandırıldığını, davalıların bu sözleşmelere konu borçlara müteselsil kefil olduklarını, borçların ödenmemesi üzerine 31.12.2018 tarihli ihtar keşide edilerek borcun ödenmesinin istenildiğini, ihtar tebliğine rağmen ödeme yapılmadığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu,itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili; bankadan POS cihazı alınması amacıyla imza atıldığını, şirket ortaklığı bitince bankaya beyan edilerek durum bildirildiğini, ortaklık süresinde bir TL dahi kredi kullanılmadığını, şirket ortaklığının bittiğinin bankaya bildirildiğini, ortaklık resmi olarak bittikten sonra ve bittiği tarih ile borç vs olmamakla daha sonra bu imza kötüye kullanılarak ve imza atana hiçbir beyanda bulunmadan başka başka kişilerin imzası ilave yapılarak tarafının borçlandırılmasının hakkın kötüye kullanılması olup yasal olmadığını, hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir. Diğer Davalı ...'a usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. 6100 sayılı HMK m. 128 kapsamında davacı tarafından iddia olunan vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle davanın reddine; davacının takip 08.01.2019 tarihi itibariyle müteselsil kefil ...'dan kefalet limiti ile sınırlı olarak toplam 9.290,10.-TL alacağını talep edebileceği, hüküm kurmaya elverişli nitelikte bilirkişi raporu doğrultusunda davanın; davalı ... tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin 8.767,53-TL asıl alacak, 458,10 -TL kat öncesi işlemiş faiz, 22,91.-TL BSMV, 39,59.-TL işlemiş gecikme faizi, 1,97.-TL temerrüt faizi gider vergisi olmak üzere toplam 9.290,10-TL üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla devamına, asıl alacağa işleyecek %49,50 temerrüt faizi ve faizin %5 oranında BSMV uygulanacak şekilde takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili; TBK m. 587/ 3 gereğince sorumlu olmadıklarını, diğer müşterek müteselsil kefil hakkında davadan feragat edilmekle bunun kendilerine sirayet edeceğini ve kendilerinin de borçtan kurtulmuş sayılacağını, hisselerini 14.08.2018 tarihinde devretmesinden dolayı asıl borçlu şirketin borçlarından sorumlu tutulmaması gerektiğini,ortaklık sürecinde hiç kredi kullanılmadığını, eski sözleşmelere imza attırılarak sorumluluk oluşturulduğunu,hesap kat ihtarının yapılmadığını bu nedenle muacceliyet şartının gerçekleşmediğini ileri sürerek ilk derece Mahkemesinin kararını istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Kefalet sözleşmesi, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabilir. Ancak, gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de hüküm ifade etmek üzere kefalet sözleşmesi kurulabilir. Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini el yazısıyla belirtmesi şarttır. Sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kefil, borçlunun sadece kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlardan sorumludur.
Kefaletnamelerde yazıldığı üzere davalı ...' ın 27.06.2016 tarihinde asıl borçlu şirketin 27.06.2016 tarihli ... sayılı genel kredi sözleşmesine 100.000-TL limitle , diğer davalı kefil ...' nun 10.03.2013 tarihinde dava dışı şirketin 10.10.2013 tarihli ... sayılı genel kredi sözleşmesine 50.000- TL limitle müteselsil kefil olduğu anlaşılmaktadır.TBK nun 587.madde kapsamında birlikte kefaletleri sözkonusu değildir.
Davacı vekilinin davalı ... yönünden feragatinin'' kefil olunan dayanak asıl sözleşmelerin farklılığı '' karşısında davalı ...' a sirayet etmeyeceğinden bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Davalı ...' ın dava dışı asıl borçlu şirketteki hisselerini dava dışı ...'a devretmesi nedeniyle borçtan sorumlu olmayacağını ileri sürdüğü, ancak müteselsil kefalet sözleşmesi tek başına bağımsız olarak geçerli olup şirkete ortak olma ile alakalı hak ve yükümlülüklerin sonucunda imzalanmış değildir.Yine ortaklıktan çıkma kefalet sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğu sona erdiren nedenlerden değildir.
Davalı ... vekili tarafından hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/1413, K. 2021/1396, 30 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama