KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Birleşen 2020/358 Esas Sayılı Dosya
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2024
- Dosya no
- 2021/1617
- Karar no
- 2024/543
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/01/2021
- Numarası
- 2020/298 Esas - 2021/81 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.629 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Asıl ve birleşen davaların reddine ilişkin kararın asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili banka ile dava dışı ...
AŞ arasında ticari ürün ve hizmet paket sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 19. maddesinde keşide edilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle hesabın borçlu bakiyeye dönüşmesi halinde tarafına gayrı nakdi kredi açılmış sayılacağının kabulü ile tüm borçların herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın derhal ödeneceğinin, temerrüt halinde bankaca uygulanan en yüksek ticari kredi faiz oranının %50 fazlası üzerinden temerrüt faizi uygulanacağının belirtildiğini, keşidecisinin borçlu şirket olduğu ... seri no'lu 50.000-TL bedelli çekin 27.05.2019 tarihinde karşılıksız işlemi gördüğünü ve banka sorumluluk tutarı olan 2.030-TL'nin hamile ödendiğini,
keşide edilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu,sunulan sözleşme ve hesap dökümünün alacağın varlığını ispatladığını belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin davacı ile ... Turizm arasında düzenlenen sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalamadığından sözleşme nezdinde doğan borçtan sorumluluğunun bulunmadığını, borcun ... Turizm'e ait olduğunu, müvekkilinin kefil sıfatının bulunduğu kabul edilse dahi eş rızası bulunmadığından kefaletin geçerli olmadığını, ayrıca icra takibinden sonra müvekkilince dava konusu borca ilişkin olarak davacıya çeşitli tarihlerde ödeme yapıldığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN 2020/358 ESAS SAYILI DAVA: Davacı vekili; asıl davadaki dayandığı maddi vakıalara ve hukuki sebeplere dayanarak keşidecisi borçlu şirket olan ... seri no'lu 41.000-TL bedelli çekin 02.05.2019 tarihinde karşılıksız işlemi gördüğünü ve banka sorumluluk tutarı olan 2.030-TL'nin hamile ödendiğini, ödeme yapılmaması üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğinden takibin durdurulduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin davacı ile ... Turizm arasında düzenlenen sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalamamış olması sebebiyle sözleşme nezdinde doğan borçtan sorumluluğunun bulunmadığını, borcun ... Turizm'e ait olduğunu, müvekkilinin kefil sıfatının bulunduğu kabul edilse dahi eş rızası bulunmadığından kefaletin geçerli olmadığını, ayrıca icra takibinden sonra müvekkilince dava konusu borca ilişkin olarak davacıya çeşitli tarihlerde ödeme yapıldığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN 2020/363 ESAS SAYILI DAVA: Davacı vekili; asıl davadaki maddi vakıaları tekrar ederek keşidecisi borçlu şirket olan ... seri no'lu 67.633-TL bedelli çekin 02.04.2019 tarihinde karşılıksız işlemi gördüğünü ve banka sorumluluk tutarı olan 2.030-TL'nin hamile ödendiğini, keşide edilen ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu,sunulan sözleşme ve hesap dökümünün alacağın varlığını ispatladığını belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı banka ile dava dışı ... Turizm arasında ticari ürün ve hizmet paket sözleşmesi imzalandığı, şirketin münferit yetkilisinin davalı ... olduğu, çek taahhütnamesinin de şirket adına imzalandığı, davalının kefil sıfatıyla imzasının yer almadığı, davacının, genel kredi sözleşmesinin kefil başlıklı maddesine göre işbu kefaletin tüm sözleşme hükümleri hakkında geçerli olacağını ileri sürdüğü, ancak çek taahhütnamesinin ...
Turizm adına imzalandığı, bu nedenle çek taahhütnamesinden dava dışı şirketin sorumlu olduğu, davalının bireysel olarak imza ettiği kefalet sözleşmesi ve sözleşme hükmünün, bireysel olarak imzaladığı cari ürün ve paket hizmet sözleşmesi, çek taahhütnamesi ve kredi genel sözleşmeleri yönünden hüküm ve sonuç doğuracağı,davalının imza ettiği genel kredi sözleşmesinde kefil olarak yer almasının, kefalet hükmünün bulunması sebebiyle tüm hukuki işlemlerde ve şirket adına yaptığı sözleşmelerde de davalının kefil olarak sorumlu olduğunu kabule elverişli olmadığı,
davalının dava dışı şirket lehine,şirketin borcunu teminat altına alan bir kefalet sözleşmesi imzalamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili; müvekkili banka ile dava dışı ...
Turizm AŞ arasında imzalanan sözleşmenin 19. maddesinde keşide edilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle hesabın borçlu bakiyeye dönüşmesi halinde tarafına gayrı nakdi kredi açılmış sayılacağının kabulü ile tüm borçların ihtara gerek kalmadan derhal ödeneceği, temerrüt halinde bankaca uygulanan en yüksek ticari kredi faiz oranının %50 fazlası üzerinden temerrüt faizi uygulanacağının belirtildiğini,şirkete verilen ... seri no'lu 50.000-TL bedelli çekin 27.05.2019 tarihinde,
... seri no'lu 67.633-TL bedelli çekin 02.04.2019 tarihinde ve ... seri no'lu 41.000-TL bedelli çekin 02.05.2019 tarihinde ibraz edilerek karşılıksız işlemi gördüğünü ve her bir çek için 2.030-TL sorumluluk tutarının ödendiğini,davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takiplerin durduğunu, davalı ile müvekkili arasında ticari ürün ve hizmet paket sözleşmesi,
çek taahhütnamesi ve genel kredi sözleşmesi imzalandığını, genel kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil olarak imzaladığını, kefalet sözleşmesini imzalamakla tüm sözleşme hükümlerinin geçerli olacağını kabul ettiğini, sözleşmenin 41. maddesinde, genel kredi sözleşmesinin daha önce akdedilen tüm sözleşme ve taahhütnamelerin ayrılmaz bir parçası olduğunun belirtildiğini,davalının ödeme belgesi sunmadığını, alacağın varlığını ispatladığını belirterek, kararın kaldırılarak davaların kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen davalar, davacı bankaca ödenmiş olan karşılıksız çek sorumluluk bedellerinden kaynaklanan nakit alacağın tahsili için başlatılan icra takiplerine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı banka ile dava dışı ... Tur ..
AŞ arasında 20.04.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi ile tarihsiz ticari ürün ve hizmet paket sözleşmesi imzalandığı, genel kredi sözleşmesini davalının da müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefaletin şekil şartları yerine getirildiği,şirket yetkilisi olan davalının kefaleti için eş rızası gerekmediği, genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı banka tarafından şirkete çek kredisi kullandırılarak çek karnesi verildiği,
keşideci asıl borçlu şirketin ... seri no'lu 50.000-TL bedelli çekin 27.05.2019 , ... seri no'lu 67.633-TL bedelli çekin ... seri no'lu 41.000-TL bedelli çekin 02.05.2019 tarihinde çek hamillerince bankaya ibrazında karşılıksız işlemi gördüğü, davacı banka tarafından her bir çek için 2.030-TL sorumluluk tutarının çek hamillerine ödendiği, çek yasal sorumluluk bedellerinden kaynaklanan nakit alacağın ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirket ile davalı kefil aleyhine ilamsız icra takipleri başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Davalının geçerli kefaletinin bulunduğu genel kredi sözleşmesinin 41. maddesinde, işbu genel kredi sözleşmesinin daha önce akdedilen tüm sözleşme ve taahhütnamelerin eki ve ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilmiştir.
Davacı ile asıl borçlu şirket arasında imzalanan ticari ürün ve hizmet paket sözleşmesinin 2. maddesinde sözleşmenin kapsamı; açılmış ve açılacak olan her türlü hesap,havale ve EFT işlemleri, ödemeler, kiralık kasa işlemleri, alternatif dağıtım kanalları işlemleri, bankanın bu sözleşme kapsamında vereceği hizmetler nedeniyle talep edeceği masraf, komisyon ve ücretler olarak belirtilmiş olup, sözleşme kapsamında çek kredisi kullandırılmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Dolayısıyla borçlu şirkete çek kredisi açılması ve çek karnesi verilmesi, davalının da müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında gerçekleşmiştir.
Bu durumda çek yasal sorumluluk bedellerinin ödenmesi sonucu oluşan nakit kredi alacağından davalı müteselsil kefilin sorumlu tutulması gerekmekte olup, mahkemenin, davalının kefaletinin şirket lehine verilen bir kefalet olmayıp davalının bireysel iş, işlem ve kredilerine yönelik verdiği bir kefalet olduğu ve bu nedenle söz konusu borçtan davalının sorumlu tutulamayacağı yönündeki kabulü doğru olmamıştır.Bankanın alacağı sunulan çek suretleri ile çek sorumluluk bedellerine ilişkin ödeme kayıtları ile kanıtlanmış olup, davalının ödeme yaptığına ilişkin delil sunulmamıştır.
Bu nedenle mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulü gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.Ayrıca her üç takip konusu alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan likit alacak niteliğinde ve davalı da takiplere itirazında haksız olduğundan, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen davaların kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile asıl ve birleşen davalarda verilen kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek "asıl ve birleşen davaların kabulüne" karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/1617, K. 2024/543, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama