KÜNYE
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/1835
- Karar no
- 2024/642
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 04/07/2019
- Numarası
- 2017/467 Esas - 2019/686 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- İstinaf karar tarihi
- 02/05/2024
Karar Metni
1.191 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin 15.04.2015 tarihli sözleşmeye istinaden davalıya taşıma hizmeti verdiğini, müvekkili tarafından ifa edilen her işin ardından fatura kesilmesine karşılık davalı tarafından düzenli ve tam ödeme yapılmadığını, müvekkiline ait banka hesap ekstresinde görüleceği üzere davalı şirketin 30/06/2015 tarihindeki fatura döneminden sonra yaptığı tüm ödemelerin kısmi olduğunu, yapılan tüm ödemelerin müvekkili şirketin banka hesabına yapıldığını,ödemeler toplamının 59.500-TL olduğunu davalıya kesilen faturaların toplamının ise 78.007,38-TL olduğunu,
eksik ödemelerin tamamlanması için davalı hakkında Beykoz İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile 17.500-TL alacak ve Beykoz İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile 1.007,38-TL tutarında alacak için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının takibe vaki itirazının iptali ile davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı şirketin yaptığı taşıma ücretleri ödendiğinden davacının müvekkilinden alacağının bulunmadığını, davacının alacak iddiasını ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasında 15/04/2015 tarihli sözleşme ile nakliye işine ilişkin ticari ilişkinin başladığı,sözleşme süresinin 1 yıl olup 15/04/2016 tarihinde sona erdiği, davacının iddiasına göre sözleşmenin sona ermesinden sonra da taraflar arasında nakliye işinin devam ettiği, davacının nakliye edimini yerine getirmesine rağmen davalının borcunun bir kısmını ödemediği, bilirkişi marifetiyle davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde, davacının 2015-2016-2017 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, birbirini teyit etmediği,
davacının 2016 yılı defter kayıtlarına göre 54.331,92-TL alacaklı gözüktüğü, 2016 yılı ticari defterlerinin 31/12/2016 tarihi itibariyle yevmiye kapanış maddesinin olmadığı, 2017 yılı ticari defter yevmiye açılış maddesinde ve yevmiye kapanış maddesinde alacak kaydı görülmediği, şüpheli alacaklılar hesabında da kayıt bulunmadığı, davacının alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; müvekkilince ifa edilen her işin ardından fatura kesildiğini,bilirkişi raporundaki tespitlerin hatalı olduğunu, zira müvekkili şirketin ticari defterlerinin her yıl için kapanış maddelerinin bir sonraki yılın açılışına kaydedildiğini, yani 2015 yılının kapanışı 2016 yılının açılışına kaydedilmek suretiyle alacaklar ve borçların gösterildiğini, kaldı ki raporda müvekkilinin 2016 yılı yevmiye açılış maddesinde alıcılar hesabında davalıdan 54.331,92-TL alacağın tespit edildiğini, dolayısı ile 2015 yılında kapanış maddesi bulunmamasının sonuca etkili olmadığını,
müvekkil şirkete ait ticari defterleri tutan serbest muhasebecinin 31.12.2016 tarih ve 89 no'lu yevmiye kaydında borçlu bulunan davalının 78.007,06-TL olan borç bakiyesini 89 no'lu yevmiye kaydı ile ödeme belgesi olmadan sehven kapattığını, bu hususun muhasebeci tarafından yazılan bilgilendirme yazısı ile de tespit edildiğini,fatura ve banka dekontlarının dikkate alınması gerektiğini,2015-2016 yılları cari hesap dökümlerini dosyaya sunduklarını, bilirkişi raporuna itirazların celse arasında değerlendirilmesine ara karar oluşturulmasına karar verilmesine rağmen, sonraki celsede karara bağlandığını belirterek,
kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma hizmet bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafça davalıya verilen taşıma hizmetine ilişkin olarak davalı tarafça kısmi ödemeler yapıldığı, bu nedenle bakiye alacak bulunduğu iddia edilmiş olup, davalı tarafça hizmetin verilmediğine yönelik bir iddia ileri sürülmemekle birlikte, borcun ödendiği ileri sürülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ise, alacağın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan ihtara rağmen davalı tarafça ticari defterleri inceleme için sunulmamış olup, davacının ticari defterlerinin incelenmesinde ise; davacının 2015, 2016, 2017 yıllarına ait ticari defterlerin noter açılış ve kapanışlarının süresinde yapıldığı ancak defterlerin birbirlerini teyit etmediği, 2015 ve 2016 yılları yevmiye defterlerinin yevmiye kapanış maddelerinin bulunmadığı, davacının 2015 yılı ticari defterlerinde 31.12.2015 itibariyle yevmiye kapanış maddesi bulunmadığı, davacının 2016 yılı yevmiye açılış maddesinde davalıdan 54.331,92-TL alacaklı olduğu,
davacı tarafın 2016 yılı defterinin 31.12.2016 itibariyle yine yevmiye kapanış maddesinin bulunmadığı, davacının kebir defterinden alınan hesap dökümüne göre davalıdan alacak bakiyesinin 78.007,06-TL, borç bakiyesinin ise 35.480,10-TL olduğu, 2017 yılı ticari defterinde davalıdan herhangi bir alacak görülmediği, şüpheli alacaklar hesabında da kayıt bulunamadığı belirtilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 15.04.2015 tarihli sözleşmeye istinaden davacı tarafça davalıya taşıma hizmeti verildiği, verilen hizmet nedeniyle davalıya hitaben toplam 78.007,38-TL tutarlı nakliye hizmet bedeli açıklamalı 25 adet fatura düzenlendiği, faturaların davalıya teslim veya tebliğine dair herhangi bir delil sunulmadığı, ancak davalı tarafça hizmetin verilmediğine yönelik herhangi bir iddia ileri sürülmediği,
davacı tarafça sunulan banka hesap özetine göre, davalı tarafından hizmetin alındığı araç plakası da belirtilmek suretiyle, dönem içerisinde 15.07.2015 tarihinden başlayarak sonuncusu 06.05.2016 tarihinde olmak üzere 2015 yılında 12 adet ve 2016 yılında 10 adet havale ile toplam 59.500-TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı sabit olmakla birlikte, sunulan cari hesap dökümü ile bilirkişi tarafından incelenen kebir defterinden alınan hesap dökümünde, davacı tarafça dosyaya sunulan toplam 78.007,06-TL tutarlı faturaların kayıtlı olduğu görülmektedir.
Davacının fatura tarihleri ile davalının banka yoluyla yaptığı ödemelerin karşılaştırılması sonucunda; davacının 25 adet taşıma faturasına karşılık davalı tarafça aynı dönem içerisinde toplam 22 adet banka havalesi ile ödeme yapıldığı, davacının her ay düzenlediği ortalama iki adet faturaya karşılık davalı tarafından da genellikle o ay veya izleyen ay içerisinde 1-2 kez ödeme yapıldığı, davacının son faturasından sonra da davalı tarafça üç ayrı havale ile ödeme yapıldığı, ancak davalının ödeme tüm tutarlarının fatura miktarlarının altında olduğu görülmektedir.
Bu şekilde gerçekleşen ilişkide davalının sürekli kısmi ödemeler yapması ve hizmetin verilmediğine dair bir iddia da ileri sürülmemesi karşısında, davacının faturalar konusu taşıma hizmetlerini verdiğinin kabulü gerekir. Davacının fatura toplamı 78.007,06-TL olup, yine davacı tarafça sunulan banka hesap özetine göre davalının ödeme tutarı toplamı olan 59.500-TL'nin bu tutardan mahsubu sonucunda davacının bakiye alacağı 18.507,06-TL olarak hesaplanmaktadır.
Davalı tarafça ödeme iddiasına ilişkin olarak davacının sunduğu banka hesap özeti dışında başkaca herhangi bir delil de ibraz edilmediğinden, davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Ayrıca alacak likit davalı da itirazında haksız olduğundan, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın kabulüne" davacı yararına icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/1835, K. 2024/642, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama