İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1923 K.2023/1961

Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/1923Karar2023/1961Tarih14 Aralık 2023Okuma7 dk · 1.302 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
14 Aralık 2023
Dosya no
2021/1923
Karar no
2023/1961
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
30/06/2021
Numarası
2020/637 Esas - 2021/484 Karar
Dava
Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
14/12/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.302 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı ... Ltd.

Şti. arasındaki genel kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı şirketin kredi kullandığını, kendisine herhangi bir açıklama yapılmadan müvekkilinin de sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını ancak sözleşmede kefalet limitinin bulunduğu bölümün boş bırakılarak müvekkilinden imza alındığını, bu nedenle sözleşmenin müvekkili açısından geçerli olmadığını, buna rağmen söz konusu sözleşmeye istinaden davalı banka tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...

E. (önceki ... E., ... E., ... E.) sayılı dosyası üzerinden haksız bir şekilde başlatılan ilamsız icra takibinin kesinleştiğini ve geçersiz sözleşme nedeniyle müvekkilinin belirtilen icra takibi kapsamında davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek, davaya konu takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, dava dışı borçlu ... Ltd. Şti. ile müvekkili banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin dava dışı borçlu ... Ltd. Şti. ve şirketi temsile yetkili şirket müdürü davacı tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, davalıya ihtarname tebliğ edilerek temerrüte düşürüldüğünü ve davalının kefalete ilişkin iddiaları kabul edilemeyeceğinden kefil olarak borcun tümünden sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ: Mahkemece, ilk olarak 2017/72 E., 2018/479 K. sayılı ve 23/05/2018 tarihli karar ile bilirkişi raporuna göre 2004 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefalet limitinin 125.000-TL olarak somutlaştırıldığı ve davacının da sözleşmede kefil olarak bulunan imzasının geçerli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucunda, Dairemizin 2018/2169 E., 2020/1066 K. sayılı ve 27/10/2020 tarihli ilamıyla, davalı banka ile dava dışı ... Ltd.

Şti. arasında imzalanan 07/09/2005 tarihli genel kredi sözleşmesinin davacı tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalandığı, bu kapsamda sözleşmenin icra takip dosyasına sunulan 64. sayfasında davacının imzasının bulunduğu, yine takibe dayanak olarak sunulan limit artırım sözleşmesinde ise kredi limitinin hangi tutar olup ne kadar artırıldığı hususunda bilgi bulunmadığı, buna ilişkin satırların boş olduğunun anlaşıldığı;

sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK m.484 uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olduğu kefalet limiti olarak belirli bir miktarın gösterilmesinin gerekli olduğu; genel kredi sözleşmesinde her ne kadar kefalet limiti gösterilmese de, istikrar kazanmış Yargıtay kararlarıyla da belirlendiği üzere, genel kredi sözleşmesinde kredi limiti açıkça gösterildiğinden, bu limitin aynı zamanda kefalet limiti olduğunun kabul edilmesi gerektiği ancak limit artırım sözleşmesinde hangi sözleşmeye dayalı olarak limit artışı yapıldığı,

artırılan limitin ne kadar olduğu hususunda düzenleme bulunmadığından, davacının limit artırım sözleşmesine dayalı borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağı; menfi tespit davasında kural olarak ispat yükünün, alacaklı olduğunu iddia eden davalıda olup, somut olayda davalı tarafından dayanak 07/09/2005 tarihli genel kredi sözleşmesinin sunulmadığı, davalı tarafından sunulan ve aslı mahkeme kasasına alınan sözleşmenin ise, dava konusu olmayan asıl borçlusu ... Ltd.

Şti. olan 01/09/2004 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğu, dolayısıyla davanın çözümü için 07/09/2005 tarihli genel kredi sözleşmesinde geçerli bir kefaletin bulunup bulunmadığının tespit edilemediği; uyuşmazlığın çözümünde zorunlu olan 07/09/2005 tarihli genel kredi sözleşmesinin ibrazı hususunda HMK m.220 uyarınca davalı tarafa kesin süre verilerek, sonucuna göre işlem yapılması,

sözleşmenin sunulması halinde ise davacının kefaletinden dolayı sorumlu tutulup tutulamayacağı, davacının borçlu olup olmadığı ve borç mevcutsa miktarının tespiti yoluna gidilmesinin gerektiği gerekçesiyle, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararın kaldırılmasından sonra mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda 07/09/2005 tarihli genel kredi sözleşmesinin ibrazı hususunda HMK'nın 220. maddesi uyarınca davalı tarafa 1 aylık kesin süre verildiği, buna istinaden davalı vekilinin sunduğu 09/03/2021 tarihli dilekçeyle 2005 tarihli genel kredi sözleşmesinin 02/06/2017'de sundukları delil dilekçesinin ekinde mahkemeye verildiğini ve kasaya alındığını beyan ettiği; davalının dilekçesinde kredi sözleşme tarihlerinin açıkça betimlenmediği, mahkeme kasasına 2017 yılında alınan evrakın 2004 tarihli kredi sözleşmesi olduğu,

bunun sonucunda da kesin süre içinde 2005 tarihli kredi sözleşmesinin ibraz edilmediğinin anlaşıldığı.

HMK m.220'ye göre belgenin içeriği konusunda davacı yanın beyanının kabulünün gerektiği, 07/09/2005 tarihli genel kredi sözleşmesinde geçerli bir kefaletin bulunup bulunmadığı tetkik edilemediğinden ispat yükü altında olan davalının geçerli bir kefalete dayalı alacak istemi için delil ibraz edemediği, dolayısıyla icra takibi kapsamında davacının davalıya borcunun bulunmadığı ve davalının da takip yapmakta kötüniyeti ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davaya konu İstanbul ...

İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, dava dışı .... Ltd. Şti. ile müvekkili arasında 01/09/2004 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve kredi tahsis edildiğini, dava dışı ...Ltd. Şti.'nin yetkili müdürü olan davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığını; davacının aynı zamanda dava dışı ... Ltd.

Şti. adına ve kefaleten sözleşmeleri imzaladığını; akdedilen 50.000-TL ve 60.000-TL'lik sözleşmelerde davacının hem şirket hem de kendi adına müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğunu; buna ilişkin banka kredi komitesi kararı ile davacının EFT talimatının istinaf dilekçesi ekinde sunduklarını; bu nedenlerle davanın kabulü kararının hatalı olduğunu ve 696 s. KHK uyarınca istinaf başvurularının harçsız kabulünün gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin takip nedeniyle davacı kefilinin borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda, mahkemece Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapıldığı buna göre davaya dayanak teşkil eden icra takibine konu 07/09/2005 tarihli genel kredi sözleşmesinin ibrazı hususunda 03/03/2021 tarihli gerekli ihtaratı içeren ara kararla HMK'nın 220. maddesi uyarınca davalı tarafa 1 aylık kesin süre verildiği,

bu ara karara istinaden davalı vekili 09/03/2021 tarihli dilekçesiyle 2005 tarihli genel kredi sözleşmesinin 02/06/2017'de sundukları delil dilekçesinin ekinde mahkemeye verildiğini ve kasaya alındığını bildirdiği ancak hem Dairemizin kaldırma kararında hem de mahkemece gerekçeli kararda belirtildiği gibi mahkeme kasasına 2017 yılında alınan evrakın 2004 tarihli ve dava dışı ... Ltd.

Şti.'nin asıl borçlusu olduğu kredi sözleşmesi olduğu, dolayısıyla ispat yükü kendisinde olan davalının alacaklı olarak başlattıkları icra takibinin dayanağı olan kredi sözleşmesinin tüm sayfalarını içerecek şekilde verilen kesin süre içinde dosyaya ibraz etmediği, HMK m.220'ye göre söz konusu belgenin içeriği hususunda davacının beyanı esas alınarak ve ayrıca icra takip dosyasında bulunan 07/09/2005 tarihli sözleşmenin davacının imzasının bulunduğu 64. sayfası ile limit artırılması sözleşmesinde kredi limit tutarının ne olduğu ve ne kadar artırıldığı hususunda bilgi bulunmadığı anlaşılmıştır.

Zira müşterek borçlu ve müteselsil kefiller, asıl borçlunun borcundan kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarıyla sorumludur.

Bunun sonucu olarak da, somut olayda uygulanması gereken mülga 818 s. BK'nin 484. maddesine göre sözleşmede kefilin sorumlu olduğu kefalet limitinin gösterilmediğinden ve limit artırım sözleşmesinde de hangi sözleşmeye dayalı olarak limit artırıldığı ve artırılan limitin ne olduğu belli olmadığından davacının takip dayanağı teşkil eden limit artırım sözleşmesinden davacının sorumlu olmayacağı kabul edilmelidir.

Bu gerekçelerle, davanın kabulü yönünde verilmiş kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Öte yandan 6219 sayılı ... Anonim Ortaklığı Kanunu'na 696 sayılı KHK ile eklenen geçici 5. maddesi gereğince; sermayesindeki kamu payı %50'nin altına düşünceye kadar, kredi alacaklarının tahsili amacıyla "banka tarafından açılmış veya açılacak dava veya takiplerde" 492 sayılı Harçlar Kanununun 2., 23. ve 29. maddeleri gereğince harçtan muaftır.

İstinafa konu uyuşmazlıkta ... davalı olup, davacı sıfatı bulunmamaktadır. Buna göre banka tarafından kredi alacaklarının tahsili amacıyla açılmış veya açılacak dava veya takip bulunmadığından, davalı banka anılan kanun hükmündeki muafiyetten yararlanamayacaktır.

Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusundaki harç alınmaması hususundaki talebi kabul edilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 5.207,60-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 1.301,90-TL harcın mahsubu ile kalan 3.905,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nin 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/12/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/1923, K. 2023/1961, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1923
Karar No
2023/1961
Tarih
14 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/1924 K.2023/1039
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/1926 K.2023/1753
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1927 K.2023/1727
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/1931 K.2023/1071
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1931 K.2023/1714
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/1932 K.2023/1831

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.